Milliyetçilik, kendi Milletini ve Kültürünü yaşatmak hatta yüceltmek için yapılan çabalar ve bu minvalde belirlenen ilkeler çevresinde yürütülen bir akımdır. Bizde bu akımın temsilcileriyiz.

Cumhuriyetin kurulması ile birlikte Türkiye sınırlarında yeni bir ulus yaratmak için kullanıldığında Milliyetçiliği Türkiye ile sınırlayan anlayış ortaya çıkmış, insanlar Türk Milletini Türkiye ile sınırlandığına sevk etmiştir. Bu yanlış algının değişmesi ve Millet kavramının Millet evladının yurt edindiği yerler başta olmak üzere, Türk Milletinin yaşadığı her yerde Milliyetçilik yaşatılmalıdır.

Aynı süreç diğer Türk Devletlerinde de yaşatılmakta, siyasi sınırlar Türk Milletinin birlikte hareket etme hasletini durdurmaktadır.

Türk Milliyetçiliğinde TEKBAYRAK; Dünyada her yerdeki Türk Milleti evladı ile birlikte hareket edebilme, Türk Milletini ve Kültürümüzü yaşatma ve yüceltme çabasına doğru evirmek gayesindedir. Uyumaktansa dirilmekten yanadır. Dolayısı ile Ulusal Milliyetçilik anlayışı ile dayatılan algı değiştirilmeli, siyasi ideolojisi ne olursa olsun kendi Milletinin terakkisini sağlayacak, siyasilerin bahsettiği 2023, 2053 ve 2071 diye haykırdığı ama bunun için ellerinde güç olmasına rağmen altını dolduramadıkları kof hedeflerinin içinin doldurulmasını sağlamak için yapılan çalışmalarda Türk Milletinin gelişmesine katkı sağlamak için var olacaktır.

Türkiye’nin Kurucu Lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün 1933 teki öngörüsünü bu gün anlayamamış yöneticilerimiz var. Ne demişti Mustafa kemal Atatürk; “Bu gün Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yakında ne olacağını kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bu gün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri sağlam tutarak. Dil bir köprüdür; tarih bir köprüdür, inanç bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimiz içinde bütünleşmeliyiz.  Onların bize yaklaşmasını ekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gerekir.” (29 Ekim 1933)

Şimdi bize dayatılan Milliyetçilik ne? Türkiye Milliyetçiliği, yani coğrafi Milliyetçlik. 1933 te Kurucu liderin gördüğünü bu gün göremeyenler var. Mustafa Kemal Atatürkçü olanlar var ama bu hedefi görmezden gelenler var.

TEKBAYRAK Türk Milliyetçiliği ise bunları ret eden, Türk Milleti ile hareket edebilme hasletini savunur. Milliyetçiliğini sınırlara hapsetmez. Türk Milletini ve Kültürümüzü yaşatmak ve yükseltmek, medeniyetimizi tekrar diğer medeniyetlerin üzerine çıkarmak mefkuresini omuzlarında taşır.

Bu mefkure bizim Türk Milletine boyun borcumuzdur. Bu gün makam ve mevki tutanların aksine, içi doldurulacak çalışmaların yapılması için bir hareket tarzıdır. Türk Milletinin medeniyetinin yeni şahikalara ulaşması için makamsız çabalardır.

TEKBAYRAK ta Milliyetçilik öyle kolay bir yol değil zor bir yoldur. İsimsiz ve makamsızların Türk Milletine omuz verme fedakarlığıdır. Yolumuz uzun, davamız çetin, enegellerimiz bol olacaktır. Bizi engelleyenler, önümüze engel çıkaranlar olacaktır. Biz her ne olursa olsun Türk Milletinin bize verdiği şerefli tarihe ve medeniyetimize ahde vefa gösterecek ve medeniyetimizin gelişmesi için omuz vereceğiz.

Allah (cc) Türk Milletini ebed müddet var etsin.