Beceriksizlikle ihanet arasında kıldan ince bir çizgi vardır. Beceremediği halde makam mevki işgal etmek en büyük ihanettir.

İnsanlar; yoksulluğa, açlığa, susuzluğa tahammül ederler. Fakat adaletsizliğe, hor görülmeye, aşağılanmaya asla müsaade, müsamaha etmezler.

Laubali, gevşek, disiplinsiz, metotsuz kimselerle dâvamız yürümez. Her şeyde örnek olmak lâzımdır.

Türk töresinin bir diğer şartı da haddini bilmektir. Haddim bilmek. Ne kendinizi dev aynasında göreceksiniz. Herkese yukarıdan bakacaksınız, ne de kendinizi aşağıdan göreceksiniz, aşağıdan bakacaksınız.

Zafer, asla mahvolduklarını zannedenler tarafından kazanılamaz. Diyen büyüğümüzü herkes bilir ve saygı duyarak onun fikirlerini yaşatmak için çalışır. Davada kişisel çıkar umanlardan nefret eder ve istediği olmayınca arkadaşlarını yarı yolda bırakanları davayı bıraktığı an ayıran bir liderdir. Davayı ve arkadaşlarını satanı kabul etmeyen liderdir, çünkü davasını bir kere satan, her defasında satar düşüncesindedir.

Bu gün Rahmeti rahmana kavuşmasının seneyi devriyesidir ve onun ilkeleri ile yol yürümek Türk Milliyetçileri olarak bizlerin mecburi istikametidir.

Kişisel hırsı için davasını satan beyefendiler, siz hem dava adamı olup hem de ilk kişisel derdinizde davanızı sattıysanız, Türk Milliyetçiliğinin mefkûrelerini anlamamış, bu ateşle kavrulmamışsınızdır. Yolunuz açık olsun. Giderken tüm bencilliğinizi de alıp gidiniz.

Serdar Şahin

4 Nisan 2018