Paranoya
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 

Herkesin paranoyası kendine... Ama bütün bir toplum paranoyak olduysa, herkese...

Paranoya: Kısaca herkesten ve her şeyden kuşkulanma duygusu. Güven duygusunun kayboldugu toplumlarda, dogal olarak kuşku başlar. Herkes arkasında duydugu ayak sesiyle ve tedirginlikle adımlarını hızlandırırken, arkadan gelende bu hızlanmanın nedenini algılayamadıgı için korkup, tedbirli davranmak zorunda hisseder kendini. Kimse kimseye bir şey yapmayacak oysa ki... Belki de?

Sabah okula gitmek için evden çıkan çocugumuz, eve dönünceye kadar yaşamımız kilitlenmiş ve üretimimiz bitmiştir aslında. Gelecek, hatta bugün korkusu, hiçbir şeyi görmemiz gereken yerden göstermemektedir artık bize. Cesaret ölümle burun buruna bir anlam ifade ediyorsa dogal korku başlamış, kafa karışmış demektir. Aksi halde şuursuzluk vardır artık.

Bu tür kafa karışıklıkları hayatı karşılayacak ve anlayacak donanımlarımız yoksa dogaüstü güçlere ve metafizige yönlendirir aklımızı. İşte tam burada iyi okumak gerekir hayatı. Artık akıl saglıgınız tehlkededir çünkü. Bütün ögretileri bir yana bırakıp tarafsız bakabilmek bile, bazen iyi özümsenmiş bir sagduyuyla, yüzleştirebilir insanı. Bize çözüm gibi sunulan geçici çareler ve küçücük çıkarlarla buldugumuzu sanmaksa, aldanmaktır ve aldatmaktır kendimizi. Yaşadıgı çaga tanıklık etmek çok entelektüel bir söylem gibi algılansa da sadece yaşadıklarını fark etmekten ibaret bir cümleyi içerir. Benim hayatımın en degerli oldugu noktada, bizim hayatımız önemini yitiriyorsa, insanın varlıgı tartışılabilir bir konuma gelir. Sosyal insan olgusu, emegi dışlayan toplantılar ve çılgın partilere kaldıgında, Darwin'e çarşaf giydirip Galileo'ya çember çevirtebilirsiniz bilim kurullarınızda. Metafizik düşüncenin kendini bilime egemen saydıgı cehaletinin algısızlıgıyla hayatın sorunlarını, hayatın sonuna ertelerken, ıskaladıgınız ve başkalarına dar ettiginiz ta kendisidir hayatın.

Birey onuruyla çalışıp, ayakta durmayı başarabilen ve yaşama katkı saglayabilen insan olarak algılanırken, egoist (bencil) olmak da birey olmanın karşılıgı olarak yerini aldı hayatta. Çıkarına düşkün insan tipleri yaşamın vazgeçilmezleri haline gelirken, hayatın içinden kayıp gidenleri fark etmez, fark ettiklerini de konumunu korumak için görmezden gelir. Hep daha fazla kazanıp daha fazla tüketimi körüklemeyi sınıf atlama olarak anlayıp, tek amaç haline getirmiştir artık. Bu bireyselleşmeyi topluma yaydıgımızda toplumsal çöküşün, dayanışma duygusunun, insan sevgisinin onarılmaz yaralarla hayatın dışına atılması yepyeni, temelsiz ve uyduruk bir kapitalizmin saldırgan sarmalında bogmaya başlar yaşamları. Toplumsal kurtuluş programlarının yerini, ucuz bireysel yırtma projeleri aldıgı için, kimse kimsenin derdiyle ugraşacak gücü kendinde bulamamaya başlar. Her şeyin metalaştıgı bu dönemlerde, insan eti de özellikle çürütülür, alınıp satılan bir mala dönüşür ki, ısıtılmış kurbaga kıvamı bir nevi uyuşturucu etkisiyle, duygusuz ve duyarsız insanları maymun eder Darwin tartışmalarına inat.

Şuursuz 'büyük'ler
Yakın tarihi bile unutacak şuursuzluga eriştirilen toplum, ulusal bir kurtuluş mücadelesi sırasında yaşananlarla dalga geçip eleştiren şuursuz 'büyük'leri, halka elleri patlayıncaya kadar alkışlatır meydanlarda.

Bir ülke düşünün, bir ulusal kurtuluş mücadelesi vermiş, dünya savaşının yaralarını sarmaya çabalarken İkinci Dünya Savaşı patlamış ve eli silah tutan herkes, seferberlik ilan edildigi için teyakkuz halinde. Ülkenin tarımsal üretimini ayakta tutacak güçlerinin birçogu olası bir saldırıya karşı ülkenin dört bir yanında nöbette. Dolayısıyla üretim düşmüş, bugday stokları kısıtlı ve ekmek karneye baglanmış. Neredeyse bir asırdan söz ediyoruz yani.

Babamın babası Halil İbrahim Hoca (bildiginiz cami hocası) şöyle anlatırdı o dönemi çocuklugumuzda bizlere: '' Atlar bizim her şeyimizdi. Kendi bogazımızdan kısardık ama atların karnını doyurmak için kısıtlı da olsa, arpalarını, yulaflarını temin ederdik. Sonra dışkılarından topladıgımız arpa ve yulafları yıkayıp, biz karnımızı doyururduk.'' Çocukken utanırdık dedemle yürümeye. Yolda buldugu her şeyi toplardı. Agaç parçası, teneke, ip, kablo, ekmek... Şimdi gururla anlatıyorum tabii dedemi. Ekmegin karneyle dagıtıldıgı dönemlerden söz ederken biraz gerçekçi, biraz da insaflı olmak gerekir kanımca. Ya da, ''Ben aslında hilafetin kaldırılmasını, eski yazıdan yeni alfabeye geçilmesini içime sindiremedim. Onun için Kurtuluş Savaşı'na da karşıyım. Bir sürü 'aydın'ın dedigi gibi keşke düşman işgalinde kalıp manda olsaydık'' türünden saçmalıkları kabulleniyorum gibi bir itiraf gerekebilir.

Yüksek koltuklardan aşagı bakarken, her şeyin boyutu mesafeye göre küçülür gözlerinizde. Aşagı inmek istememek bu yüzdendir. Aşagıda cisimler doga ve insanlar büyüdükçe korku kaplar yükseklerin geçici sahiplerini. Korkunun cele faydasının olmadıgı bu dönemde, ensenizde hissetiginiz rüzgar bile ruh saglıgınızı bozabilir. Gün gelir padişah da çıplak kalır.

Çünkü her insan bir gün ölür. Ve bilge Diyojen ile alakası yoktur Romen Diyojen'in. Ayrıca Kazazedeler de ''kaza'zade'' yani kazagillerin çocugu degildir.

Gün gelir padişah da çıplak kalır...

 SERHAT ÖZCAN

Yorumlar

Göster/Gizle (Yorum Yazma) Lütfen YORUM Yazmak İçin Giriş Yapın. Üye değilseniz ücretsiz üye olabilirsiniz.
 

Online Borsa

Hürriyet Haber

Warning: tempnam(): SAFE MODE Restriction in effect. The script whose uid is 1064 is not allowed to access /tmp owned by uid 0 in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 18 Warning: fopen(): Filename cannot be empty in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 19 Warning: fwrite(): supplied argument is not a valid stream resource in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 20 Warning: fclose(): supplied argument is not a valid stream resource in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 21 Warning: include_once(): Filename cannot be empty in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 22 Warning: include_once(): Failed opening '' for inclusion (include_path='.:/usr/lib/php:/usr/local/lib/php') in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 22 Warning: unlink(): Unable to access in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 23

Milliyet

Warning: tempnam(): SAFE MODE Restriction in effect. The script whose uid is 1064 is not allowed to access /tmp owned by uid 0 in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 18 Warning: fopen(): Filename cannot be empty in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 19 Warning: fwrite(): supplied argument is not a valid stream resource in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 20 Warning: fclose(): supplied argument is not a valid stream resource in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 21 Warning: include_once(): Filename cannot be empty in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 22 Warning: include_once(): Failed opening '' for inclusion (include_path='.:/usr/lib/php:/usr/local/lib/php') in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 22 Warning: unlink(): Unable to access in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 23