| Derinliği Yönetmek ve Şimdiki Siyaset |
|
Derinliği Yönetmek ve Şimdiki Siyaset Yönetilenler olarak bizlerin yönetim kavramını iyi anlayabilmemiz ve güncel tespitlerde bulunarak konuyu iyice irdelememizi gerekli olduğunu düşünüyorum. Akademik olarak ülke yönetimi kavramını geniş olarak şöyle tanımlayabiliriz: yönetim, ülkenin çıkarları için planlama, örgütlenme, yönetme ve denetim süreçleri yoluyla tüm kaynakların eşgüdümleşmesidir. Bu açıdan alınınca yönetimin yalnızca siyasal örgütler ya da kamu örgütleri içinde değil, belli amaçlara varmak için küme çabası gösterilen her yerde varolduğu söylenebilir. Başka bir deyişle yönetim ulusal bir çaba olmalıdır. O halde ülke yönetimi tek bir kanat'ın varlığı ile gerçekleşmesi mümkün görünmemektedir. Kuvvetler ayrılığının var olduğu sistemde, siyasal erk tek başına yönetimi (tüm süreçleri ile) elinde tutmak isterse büyük bir hata yaptığını bilmelidir. Kaldı ki, Türkiyenin içerisinde var olan yapıları es geçmek ve yok saymak çok büyük bir gaf olacaktır. Çünkü her örgütün ve her topluluğun dikkate alınarak uygun ve genel kabul görmüş yönetim sürecini yürütmesi makbuldür. Derin Devlet kavramından korkan zihniyet, derin devlet dendiğinde öcü gibi görürken, kimileri tarafından kullanılarak menfaat sağlanan bir kavram haline gelmiştir. Biraz mantıkla düşünüldüğünde her örgütün bir derinliğinin oluştuğu görülür. Örgütler toplandığı amaç uğrunda kanun dışı bir mücadeleye girişmişler ise, bu derinliği temsil etmeyerek, kanunsuzluğu temsil ettiğini görmemek, kolaycılığa kaçmak olarak yorumlanmalıdır. Bu gün kanun içinde hareket eden örgütlü yapıların içerisinde kanunsuzluğu tercih eden insanların çıkmayacağını söylemek, insanın hırs dolu tabiatına aykırı ütopik bir şeyi savunmaktan bir adım öteye gidemez. Hele hele Derin Devlet deyip kavram karmaşası yaratarak, sistemi kendi menfaatleri doğrultusunda yönetmek isteyenler, en hafif deyimi ile basit düşüncelerin, sığ fikirlerin adamlarıdır. Daha doğrusu bu kişiler fikir adamları olamamışlardır. Derin Devlet bir anlatımda; "Derin devlet, devletin üst kademesinin; MGK, TSK Komuta kademesi, MİT gibi devletin milli siyaset belgesini hazırlayan ve bunun uygulanması için gerekli tedbirlerin almasını sağlayan kurumların oluşturduğu; yasalarda yeri olmayan ancak teamül denilen alışagelinmiş kurallar çerçevesinde Devletin bekaası, milli birlik ve beraberliğin bütünlüğü için çalışmaların tümünün organize edilmesi tüm bu kurumların mutabakatı ve anayasanın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif bile edilemez kuralları dahilinde yapılır ki yapıcı şema bütününe literatürdeki adıdır" olarak tanımlanmıştır. Ama türkiyede oluşan derinlik biraz deha genişlemiş siyasi örgütler ve bürokrasinin diğer örgütlerinin dışında, Sivil Toplum Kuruluşlarınında etkin olduğu derinliğe ulaşmıştır. Kısacası a Sivil toplum örgütünün bir üyeside derinliğin içerisinde olmayı ahlaken bir görev sayarken , devletin en ücra köşesindeki bir memuruda geçmişimizden gelen Devlet yönetim tecrübesi ile derinliğin içerisinde olmayı vazife bilir. Derin Devlet anlayışı, statükonun devamından yanadır ve yeniliğe devlet geleneğine zarar vermeden izin verebilir. Statüko derinliğin genel değişmez ilkelerinin korunduğu alan olarak görülmeli, bu alanda yavaş evrimler ile ilerlenmelidir. Aksi halde hızla ve derinliğe rağmen kabul görülen statüko ilkelerini değiştirmeye çalışmak, derinlikten gelen güçlü bir tepki ile karşılaşma ihtimali ile karşı karşıyadır. Değişimler genel kabul görmüş statükocu ilkelerin dışında hızla yapılabilir. İşte bu noktada ülke yönetim anlayışının, tüm Türkiyeyi kucaklayacak bir anlayışla sürdürülmesi gerekmektedir. Kanun içerisindeki tüm faaliyetleri derinlikte değil, devlet geleneğinin bir parçası olduğunu kabullenerek, her örgütün çalışmalarını sürdürmesi faydalı olacaktır. Yoksa Ülkede Yönetim adı ile Derin Devlet diyerek insanları içeri atmaya başlarsa, devlet geleneğine bağlı en ücra köşedeki memurdan tutuklamaya başlamalı, STK'lardaki yöneticileri ve üyelerini, hatta TSK, MİT, Polis Kuvvetlerini, Tüm Bakanlıkların personellerini, Kamu görevlilerini tutuklamalıdır. Planını Türkiyenin gerçeklerine göre yapan, örgütlerini bu yöntemle çalışmalarına destek veren ve yönetim metodolojisini bu yolla sağlayan, denetim mekanizmasına karşı durmayan bir yönetim anlayışı Türkiye de daha kolay yol alabilir. Önemli olan toplumu rahatsız etmeden evirmektir. Şimdiki sürece baktığımızda, toplumu evirmeden, sistemi hızla değiştirmeye çalışan bir yönetim anlayışına tanık oluyoruz. Derin Devlet diye bir öcü çıkartarak, bunlar yan yana gelmez denilen toplumun her kesimine baskıda bulunuluyor. Dolayısı ile derinliğin tepkisini iliklerine kadar hissedip, her cenahla kavga halinde yönetiim anlayışı sergiliyorlar. Bildikleri ama umursmadıkları şey çok ilginç; hem kendileri rahatsızlar, hem rakipleri gergin, tansiyonu düşürüp asıl konulara odaklanılmadığı içinde Türkiyenin tüm kesimleri bundan zarar görüyor. Bu yanlış yönetim anlayışından yakın yandaşları hariç faydalandık diyenler varsa yorumlarını beklerim. Serdar Şahin |

Yorumlar