Haber
Hocalı Soykırımı Halkalı'da Anılacak

Hocaliafis

Ermenilerin 1992 yılının Şubat ayından Hocalı'da gerçekleştirdiği insanlık dışı cinayetlerini anmak için her yıl bu soykırımın yıldönümü olan 26 Şubat'ta anma merasimleri gerçekleştiriliyor.

26 Şubat Hocalı Soykımı, 18. yıldönümünde de başta Azerbaycan ve Türkiye olmak üzere dünyanın dört bir yanında anılacak. Bu anma törenleri içerisinde en büyük açık hava toplantısının İstanbul Halkalı'da gerçekleşmesi bekleniyor.

26 Şubat Cuma günü 13.30'da Halkalı Meydanı'nda gerçekleşecek törene başta Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz olmak üzere sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin, siyasi teşkilatların, Azerbaycan'dan milletvekillerinin katılımı bekleniyor.

Ermenilerin, Hocalı’da yaptığı soykırımı anlatan sayısız fotoğraf, görüntü ve yüzlerce canlı şahit var. Soykırımın yaşandığı gün Hocalı Kaymakamlığı yapan olayın canlı şahitlerinden Azerbaycan milletvekili de Halkalı'daki törenin konukları arasında.

Soykırımın 18. yıldönümünde Ermeni yalanlarına kucak açan, gerçeklere kulaklarını tıkayan Batı'ya sesimizi duyurabilmek için, kardeşlerimizin acısını paylaşmak ve yanlarında olduğumuzu göstermek için sizleri 26 Şubat'ta Halkalı Meydanı'na bekliyoruz.


Yorumları Oku (0) ...
 
TBMM Dedikodu İle Çalkalanıyor

TBMM

Çok muhterem Bakan Beşir Atalay ile ilgili gensoru tartışmalarında, meclis dedikodu kazanı ile karıştı. Meclis kürsüsünden ve mahalle ağzı ile yapılan konuşmaları burada yayınlamayarak kınıyoruz.

TBMM'nin ciddi bir kurum olarak görüyor ve vekilleri gerekli ciddiyete davet ediyoruz.

 

 

 


Yorumları Oku (0) ...
 
2009 SABİT İNCE EDEBİYAT ÖDÜLLERİNİ ALANLAR AÇIKLANDI
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 
2009 SABİT İNCE 6. EDEBİYAT ÖDÜLLERİNİ ALANLARIN Listesi. ŞİİR Dalında: şiir dalında Birincilik ödülüne layık eser bulunamamıştır. ikincilik ödülüne Lalezarda deli var Yavuz Nufel kitabı layık görülmüştür. üçüncülük ödülüne Mustafa Ayvalı Karlı dağların mor menevşesi eseri layık görülmüş, Sakarya Valiliğinin Güldeste 2007 adlı şiir kitabı Birinci mansiyon ödülüne layık görülmüş, Emine Sevinç Öksüzoğlu Düşler sokağı adlı şiir kitabı ikinci Mansiyon ödülüne layık görülmüş, Gürsel Göveloğlu’nun Solma Gençliğim adlı eseri üçüncü mansiyon ödülüne layık görülmüştür. Güllük Şiir Güldestesi 2006 şiir kitabı, Fahri Tuna’nın Sakarya Şairleri, Galip Kurdoğlu''nun Gece Gül Kokuyordu, Ahmet Şafak Deniz’in Saklı Göl, Muharrem Kubat’ın Yaşamın İçinden Şiirler, Ahmet Canbaba’nın Yaratanla sohbet, Bekir Oğuz Başaran’nın Manzum Portreler, Rabia Barış’ın Gurbet Akşamları, Anılarımın arka bahçelerinde Hülya Sönmez, Birliğin Türküsü Cemil Gören, Neredesin Sen Nermin Terzi, Kırık Kalemler Şiir antolojisi, Mürekkep Ulviye Savtur, Mehmet Cem Eryiğit, Mehmet Fatin Baki Seksen İki adlı eserler de Jüri özel ödülüne layık görülmüştür. ROMAN Dalında: birincilik Aynı güneşin Çocukları Ebru Gökçen Emre’ye, ikincilik Son Baharda gelen adam Cihan Nur Dökümcü üçüncülük Yarınlar Daha aydınlık Attila Duman 1. Mansiyon: Yarım adamın aşkları Tahir Musa Ceylan ANI Dalında: ikincilik ödülüne Bir Sevdadır Balkanlar Muhsin Durucan DENEME Dalında: deneme dalında birinciliğe layık eser bulunamadığından ödül verilmemiştir ikincilik ödülü Bir cevapsız Çağrı Alper Kutay Erke al beni yalan olmayan Yüreğine götür, Murat İnce’ye, Hayata Hislerle Tutunmak Funda Durmuş’a, Kırmızı Takunya Sema Fiğen Akdoğan’a, Yönetmek yada iktidar Tutkusu Muharrem Yılmaz’a Jüri özel ödülleri İNCELEME Dalında: inceleme dalında birinciliğe layık eser bulunamadığından ödül verilmemiştir ikincilik ödülü Ey Fethiye Fethiye Ünal Şöhret Dirlik adlı eserine, üçüncülük Çanakkale içinde aynalı Çarşı adlı eserle Abdülkadir Güler’e Jüri Özel ödülü Mediasyon Deniz Kite’nin eserine. HİKAYE Dalında: hikaye dalında birinciliğe layık eser bulunamadığından ödül verilmemiştir ikincilik ödülü Ağaçlarda ağlar Turgut Çakır’a üçüncülük ödülü Herkesin bir öyküsü var Aysel Kızıltaş İhanetin Resmi Hasan Ulusay Bir öğretmen Kalemince Ayşenur Ökten İzgin, Hepsi Düş Nergiz Şimşek eserleri Jüri özel ödülüne RÖPORTAJ Dalında: Birinciliğe layık eser bulunamamıştır. İkincilik ödülüne Çelebi Öztürk Üçüncülük ödülüne SENARYO Dalında: Birinciliğe layık eser bulunamamıştır. İkincilik ödülü Toprağa Aşk düştü Ebru Gökçen Emre röportaj dalında dereceye layık eser bulunamadığından ödül verilmemiştir. ayrıca Türk Edebiyatına katkılarından dolayı; Kapadokya Kültür Derneğine ve Başkanı Mümin Uluç’a, Ortanca Dergisine, Güncel Sanat Dergisine, Alkış dergisi, Havuz dergisi, Kitaplık dergisi, Virgül Dergisi, düşle dergisi, Kümbet dergisi, Sendeyaz.biz internet sitelerine Onur Ödülü verilmesi uygun görülmüştür. ödül Töreni: 23 ocak 2010 tarihinde 7. Antalya Şairler Şöleninde AKTİF FELSEFE DERNEĞİ-Balbey Mah. 439. Sok. No:3-(Doğu Garajı Petrol Ofisi Karşısı) -0242 248 47 20 Antalya da yapılacaktır. Katılamayanların ödül belgeleri ve hediye kitap paketleri kargo ile adreslerine gönderileceğinden katılımcıların son adres ve ulaşım bilgilerini 0536 7971050- 05053926707 ve 0352 2233346 nolu telefonlara bildirmeleri rica olunur. Kamuoyuna Saygı İle Duyurulur. Sabit İnce edebiyat Ödülleri Genel Yazmanı Nazende Demirel. 2010 SABİT İNCE 7. EDEBİYAT ÖDÜLLERİ KATILIM ŞARTLARI: 2010 Yılında 7. Düzenlenecek Ödül Katılım Şartları Ve Açıklamalar sabit İnce edebiyat Ödülü’ne aday eserlerde Sabit İnce'nin edebiyat anlayışı göz önüne alınarak, çağdaş bir dünya görüşü ve türkçe dil bilinci temel ölçüt olacak. Ödül, tek bir esere (kitap ya da kitap bütünlüğü taşıyan şiir, roman, anı, deneme, inceleme, hikaye, Senaryo, röportaj ve Türk Dünyasına hizmet edenler dallarında) verilecek. 1 Ocak 1993 - 15 Haziran 2010 tarihleri arasında yayımlanan bütün kitaplar ve kitap bütünlüğündeki eserler yarışmaya katılabilecektir. Daha önceki yıllarda yarışmaya katılmış ancak ödül ALMAMIŞ eserlerde yarışmaya yeniden katılabilecektir. Ayrıca, Ödül Yazmanlığı, bu kitaplar arasından çeşitli nedenlerle katılamayan kimi yapıtları da ödüle aday gösterebilecektir. Kitap halinde basılmamış, ancak kitap bütünlüğü taşıyan eserlerle de ödüle aday olunabilecektir. ödül kazanan yapıtlar, Sabit İnce'nin Doğum yıldönümü olan 27 Ağustos 2010 tarihinde açıklanacak. Ödüle son katılma ve aday gösterilme tarihi ise 15 Temmuz 2010. ödülün parasal değerinin 2010 yılı için birinci olan eserlere 300 TL, ikinci ve üçüncü eserlere de ödül belgesi ve kitap hediye paketleri olarak belirlendiği kaydedildi. ödüle maddi katkıda bulunmak ve sponsor olmak isteyen kişi ve kuruluşların da aşağıdaki banka hesaplarına ve posta çeki hesabına katkı ve bağışlarını yatırabileceklerdir. 2008 yılı üç dalda birincilik ödülüne 300'er Ytl katkıda bulunup sponsor olan Kaplan Tekstil Yusuf Kaplan'a ve 2003 yılından bu yana masraflara katkı yapan ANASAN YAYINLARINA, ödül dağıtımına katkıda bulunan Radyo Güllük Mustafa Ceylan ve Ekibine Teşekkür Ediyoruz. katkıda bulunan ve Sponsor olan kişi ve kuruluşlar ayrıca ilan edilecek ve plaket verilecektir. ödüle aday olacak eserlerde, yazarın adı, açık adresi ve kısa hayat hikayesi ile 1 adet fotografla birlikte 5 adet kitap ya da 5 kopya dosyayla Postayla gönderecekler P.k. 10 Gar/kayseri’ adresine, kargo ile gönderecekler de Bozantı Cad. 160/32 Kayseri adresine Aras kargo ile, Aras kargo yoksa diğer kargo şirketleri ile gönderilmesi gerekiyor. Katılacak kişi ve kuruluşların posta, haberleşme ve diğer giderler için herbir eser için 25 lira katılım paylarını da Ptt ile 254991 nolu posta çeki hesabına ücretsiz olarak veya T.iş Bankası Düvenönü şubesi Kayseri 5302 0274190 nolu banka hesabına yatırmaları gerekmektedir. bir başka uyarı da yapıtların sahiplerine iade edilmeyeceği ve ilk beş arasına giren eserlerin basımı konusunda telif hakkı sahipleriyle görüşmeler yapılarak eserlerin basılmasına yardımcı olunacağı belirtilmektedir. ÖNEMLİ NOT: Kitapları hazır olan ve basılmış olanların son katılım tarihini beklememeleri şimdiden katılmaları özellikle rica edilmektedir. Çünkü jüri son aylarda inceleme de sıkışmakta ve ödül ilan süresi uzamaktadır. başvuru Adresi ve detaylı bilgi: P.K. 10 Gar/kayseri NAZENDE DEMİREL şair-mühendis Ödül Yazmanı Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız , Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız tel: 05053926707-0536 797 1050
Yorumları Oku (0) ...
 
DTP'lileri Kuzey Irakta Azarladılar

 

Kapatılan DTP'nin eski vekilleri Erbil'e gitti, azar yedi! Apo'suz, PKK'sız barış olmaz deyince bakın nasıl bir tepkiyle karşılaşıldı.

Kapatılan Demokratik Toplum Partisi'nin 3 milletvekili, Kuzey Irak temasları kapsamında bugün Erbil'deydi. Milletvekilleri, bir düşünce kuruluşundaki panelde, Erbilli Kürtlerin sert eleştirilerine maruz kaldı. Akademisyen Hemin Mirani, eski DTP'lilere "Neden hep Apo şöyle, Apo böyle dedi diyorsunuz? Biraz kendi iradenizle hareket etmeniz gerekmiyor mu?" diye sordu.

Eski DTP'lilere eleştiriler bununla da kalmadı.

Yazar Hasan Mustafa, "Türkiye'deki Kürtlerin İran, Suriye ve Türkiye'ye karşı savaştıklarını ve kendilerinin bu cepheye dahil olmak istemediklerini" belirtti.

Mustafa ile Mirani'nin sert eleştirileri eski DTP'li milletvekillerini şaşırttı.

Van Milletvekili Özdal Üçer, eleştirilere, "PKK'sız ve Öcalan'sız Kürtlerin sorunlarının çözülemeyeceği" iddiasıyla cevap verdi.

Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici ise, "AK Parti'liler buraya gelip sizi kandırıyor, inanmayın" diye konuştu. Sert eleştiriler üzerine, heyet, parlamento temaslarını gerekçe göstererek, salondan ayrıldı.

Heyet, bölgesel Kürt parlamentosunda, Meclis Başkanı Kemal Kerküki ile görüştü.

Bu, eski DTP'lilerin Irak'ta yapacağı en üst düzey temas olacak. Heyet Mesud Barzani ve Bölgesel Yönetim Başbakanı Berham Salih ile görüşmeyecek.

Dün Mahmur Kampı'na giden eski DTP'liler, yarın da daha küçük kampları ziyaret edecek.

 


Yorumları Oku (0) ...
 
Pkk Çökerken Sözde Yöneticileri Ötüyor

ocalan-tehdit

Ortaya terör örgütü olarak çıkan, siyasete demokratik toplum adıyla adapte olan, masaya toprak istemezük(!) diye oturan, ama sonuçta bu amaçla bize toprak verin diye bıyık altı konuşan teröristler yeni bir tehdidi ortaya atarak, müzakere sürecinde yeni tavizler daha aşmayı planlıyorlar.

Bizimde sözde üst düzey terörist yönetici ve teröristbaşına söyleyecek sözümüz var.Şimdilik kolluk kuvvetleri işini yaparken izliyoruz. İç savaş çıktığında, Türklerin armut toplamasını bekleyeceğini ummasınlar. Biz, böyle bir durumda,Terörist başının bir şekilde dünyasının değiştirileceğini bilemeliler.

Bir kurgudur devam eden ve pkk açılımı olarak değişik adlarla anılan "Demokratik Açılım" projesi; tabiiki, yeni bir oyun ile devam ediyor. Pkk tarafından ortaya şimdide İç Savaş tehdidi ortaya çıktı.

Terör örgütü PKK’nın sözde üst düzey yöneticilerinden Duran Kalkan tehdit (!) etti.

Terör örgütü PKK’nın sözde üst düzey yöneticilerinden Duran Kalkan, sokak eylemlerini “ayaklanma provası” olarak algılandı. Kalkan, Kürt sorununun çözümlenmemesi halinde, “ayaklanmalar ve sokak çatışmalarının ortaya çıkacağı” mesajını verdi ve “Çözümsüzlük süreci daha fazla uzatılırsa Türkiye’nin gideceği yer daha yaygın ve derin bir iç savaştır. Bunu hiç kimse önleyemez” dedi.

Kalkan yaptığı açıklamada, Türkiye’deki sokak eylemlerini değerlendirdi ve üstü örtülü tehditte bulundu. Tokat’ta 7 erin şehit edildiği olayın talimatını verdiği için Öcalan'ın “Kalkan ne yapmak istiyor” diye eleştirdiği Duran Kalkan, bir süre önce Türkiye’de yaşanan sokak gösterilerinin daha fazla derinleşmesini Öcalan’ın önlediğini belirtti (vay bee calan ne kadar masum (!).). Kalkan, Öcalan’ın mevcut sokak gösterileri ve gerginliğin tırmanmasının Türkiye’yi tehlikeli bir sürece, çatışma ve kopuşa götüreceğini gördüğü için buna müdahale ettiğini bildirdi.Kalkan, “Mevcut çatışmaların, gerginliklerin daha büyük bir iç savaşa, ayaklanmaya dönüşmemesi için Apo büyük bir çaba harcıyor. Daha fazla acıların yaşanmasına fırsat verilmeden sorunların barışçıl-siyasî yöntemlerle çözümünün gerçekleştirilmesini istiyor, bunun önünü açıyor. Yani son dönemlerdeki bu gerginliğin, sokak çatışmalarının daha yaygın bir iç savaşa dönüşmesi Apo’nun müdahalesiyle şimdilik engellenmiş oluyor. Ama bu, Kürt sorununun demokratik siyasî çözümünün gerçekleştirilmesi içindir. Türkiye’nin demokratikleşmesinin sağlanması içindir. Böyle bir sonuca giderse anlamlı olur, iç savaş tehdidi ve tehlikesi ortadan kalkar. Fakat böyle yapılmaz da, mevcut yönetim ‘günü bir kez daha bu biçimde kurtardık’ diye değerlendirirse, o zaman iç savaş tehdidini, tehlikesini her zaman potansiyel olarak gündemde tutuyor demektir. Bugün bu durum engellense ve ertelense bile, yarın ve yakın gelecekte her zaman böyle bir tehdit ve tehlike Türkiye için var olur” dedi.

-“ÖCALAN GERGİNLİĞİN DAHA FAZLA DERİNLEŞMESİNİ İSTEMEDİ”-

Abdullah Öcalan’ın durumu daha fazla germeyi uygun bulmadığını ifade eden Kalkan, “Öcalan, Kürt Özgürlük Hareketi, Kürt halkı gerçekten de sorunlara demokratik siyasî yöntemlerle çözüm bulunmasından yana olduklarını, çözümü mümkünse meclis içinden gerçekleştirmek istediklerini, Kürt sorununa barışçıl ve siyasî çözümde kararlı ve tutarlı olduklarını, bu konuda en küçük bir imkân görürlerse bunu değerlendirme ısrarlılığı içinde olduklarını netçe gösterdiler. Özellikle Apo ortaya çıkan gerginliğin daha fazla derinleşmesini istemedi. Yaşanmakta olan kopuşun daha da derinleşmesini doğru bulmadı. Demokratik siyasetin önünün açılmasını ve demokratik siyasete bir kez daha şans tanınmasını gerekli gördü. Milletvekillerinin yeniden meclis çatışı altında mücadeleye dönüşleri de böyle bir yaklaşım ve tutum temelinde gerçekleşti. Bunu herkesin görmesi, doğru okuması, anlaması gerekiyor” görüşünü savundu.

-“AYAKLANMALAR GÜNDEME GELEBİLİR”-

Kalkan, gelinen noktada demokratik siyasî yöntemlerle sorunun çözülmesinin istendiğini savunarak şöyle konuştu:“Türkiye demokratikleşmedikçe ve Kürt sorununun demokratik siyasî çözümü gerçekleşmedikçe Türkiye’deki iç savaş durumu ortadan kalkmaz. Hatta bu sorunlar devam ettikçe iç savaşın daha da derinleşip yayılma tehlikesi her zaman var demektir. Bu bakımdan şimdi bu risk ve tehlike elbette vardır. Her an daha büyük patlamalar olabilir. Hatta ayaklanmalar bile gündeme gelebilir. Sokak çatışmaları ortaya çıkabilir. Çözümsüzlük süreci daha fazla uzatılırsa Türkiye’nin gideceği yer daha yaygın ve derin bir iç savaştır. Bunu hiç kimse önleyemez. Onun için de demokratik siyasî çözüme samimiyetle, ısrarla yaklaşmak ve mutlaka ilerletmek gerekiyor. Her türlü gerginlik her an büyük patlamalara yol açabilir. Bu tehlikeli bir durumdur. Bu tehlikeli duruma son verebilmek gerekiyor.

 


Yorumları Oku (0) ...
 

Online Borsa