| Sizce Zorunlu Askerlik Kalkmalı mı? |
|
Ahim 2011 Aralık ayına kadar vicdani ret şansı verilmeli ve zorunlu askerlik kalkmalı, yoksa yaptırım uygulanacağını bildirmiş. Asker olmak istemeyenleri, çeşitli bahaneler üreterek askerlik yapmaktan kaçtığını zaten görüyoruz. Bizi işin bu tarafı ilgilendirmiyor. Bu yazıda askerliğin önemini basit bir tespit ile yazmaya çalışacağım ve bunun kırılmasının kime faydası olacağını anlamamıza neden olacağını umuyorum: Teknolojinin çok geliştiği günümüzde, savunma sistemi içerisinde insan faktörünün etkisi azalmakla beraber, yerel etkisini önemsemeliyiz. Savaşların gidişatı, teknolojik üstünlükle belirlenirken, işgalin gerçekleşmesi için piyade gücü hala önemli. Bunun için son dönem dünyadaki post modern işgallere bakarsak daha net görürüz. Her ne kadar güçlü bombalar atarlarsa atsınlar, piyade ile alan kaplamaya çalışan güçler yerel güçlerin verdiği zayiatı umursamak durumundadır. Asıl kayıpların da tamda burada verildiğini gördük. Şehirlerin zayıf piyade güçleri ile düştüğünü gördük. Öldürme kolaylığını eline alan işgal ordularının bu zayıflık karşısında ne kadar acımasızca ve küstahça insan öldürdüğünü de gördük. Hatta işgal edilen bölgedeki insanların kendilerine tehdit oluşturmaması sebebiyle, kolayca kadınlara tecavüz ettiğini de gördük. Direnişin zayıflaması ile yer altı yer üstü ve insan kaynağının ne kadar hoyratça kullanıldığını da gördük. Peki, işgal edilen ülkelerin insanları askeri disiplini tam almış olsalardı, hepsi işgal güçlerine karşı tehdit unsuru olsalardı, yukarıda tespitlerimden hangilerini kolayca yapabileceklerdi ki? Her Türk asker doğar sloganı bu gibi durumlarda Türk Milletinin hazır olacağını ve bu durumlara psikolojik olarak ta hazır olduğunu veriyor. Bireysel olarak askerlik yapmanın toplumsal yaşamımıza olumsuz etkilerini görmüyoruz. Hatta faydalarını söyleyebiliriz. Ama toplumsal olarak bir birliği ve herhangi bir tehdide karşı hazır olmayı sağlıyor. Kaynaşmayı, doğusuyla batısıyla meç olmayı sağlıyor. Kardeş olmayı sağlıyor. Bu vatana fedakarlık yapmanın onurunu sağlıyor. Olumlu yönlerini daha da çoğaltabiliriz. Askerliği diğer nedenlerle zorunlu olasını istemeyenler var. Hayatın bir bölümünün kısmen kesintiye uğramasına neden oluyor ve vatani görev bitmeden gerçek hayata dönüşte zorlanılıyor. Tabii bunun içinde çeşitli yöntemler uygulanarak ihtiyaçların giderildiği görülüyor. Ama askerliğini yapmış insanların ve ailelerin askerliğini yapanın hayatının kesintiye uğramasına rağmen, teskere aldıktan sonraki vatana ve millete hizmetten dolayı onur ve gururunu yaşamadım diyene daha rastlayamadım. 28 gün bedelli askerlik yapanların bile heyecanla anılarını anlattığı yaşıyoruz. Tabii ki askerlik herkese eşit süre ile görev olması gereğini, eşitlik ilkesini savunarak hatırlatmak istiyorum. Yukarıda yazılanlar ışığında; piyade gücünün yerel kuvvetler olarak hala önemli olduğunu, askeri disiplin görmüş bireylerin Türkiye’nin her yerinde olması gerektiğini savunuyor, profesyonel ordunun kurulmasının bu ihtiyacı gidermeyeceği kanaatimle, zorunlu askerliğin, işgaldeki en önemli gücün piyade gücü olduğu sürece devam etmesi gerektiğini savunuyorum. Ülkemizin piyade gücünü kırmak isteyen güçlerin, gelecek planlarını nasıl yapacağını da düşünmek istemeden soruyorum. Basit tespitler ışığında; Sizce zorunlu askerlik kalkmalı mı? Serdar Şahin 4 Ekim 2011 |


Yorumlar