Sanat Haberleri
Al Beyazım - Şarkı Sözü
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

Biz ki kartal misali göklerde uçmalıyız
Merhamet bekleyene yürekler açmalıyız

Al beyazım beyazım
Türküm elinde sazım
Sen göklerde dalgalan
Çıksın benim avazım

Kaldır başını kaldır dik gözünü güneşe
Gölgesinden korkanlar tutuşamaz güreşe

Hak haklının değil ki hak kuvvetli olanın
Öyle bir yarıştayız şansı yok yorulanın

Mustafa Yıldızdoğan


Yorumları Oku (0) ...
 
KAPADOKYA ŞİİR YARIŞMASI ALMANYA VE KAPLICA ÖDÜLLÜ
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfMükemmel 
ŞAİR SABİT İNCE’NİN 40. SANAT YILI KUTLAMASI KAPADOKYA ŞİİR ŞÖLENİ ŞİİR YARIŞMA BAŞVURULARI BAŞLADI YARIŞMAYA KATILIM KOŞULLARI (ŞARTNAME) 1. Yarışmada konu serbest olup, Nevşehir Kapadokya ve Türkiye içerikli aşk, sevgi, özlem, vatan, millet konulu şiirler tercih edilebilir. Yasalara, milli ve manevi değerlere aykırı olmayan, Siyasi bir düşünce, ideolojik veya kişilere övgü türündeki şiirler kabul edilmemektedir. 2. Yarışmaya kendinize ait ve en fazla 2 (iki) adet şiirle katılabilirsiniz. 3. Yarışmaya bir başka birine ait şiirle katılım olması, herhangi bir yarışmaya daha önce katılmış ve bir yerde yayınlanmış olması durumun belirlenmesi halinde; bu fiili işleyen yarışmacı derhal yarışma dışı bırakılacak ve ödül kazanmış olsa bile hakkı iptal edilecektir. 4. Yarışmaya katılacak şiirin bir başka yarışmada yarışmış ve ödül almamış olması gerekmektedir. 5. Yarışma tek bölümde yapılacak, şairler ve şiir yazanlar yarışmaya katılacaklardır. Yarışmaya Türkiye ve tüm ülkelerden katılabilinecektir. 6. Yarışmaya katıldığınız şiir(ler)i yazdığınız doküman(lar)ın altına sadece Rumuzunuzu yazınız. Adınızı soyadınızı yazmayınız. Başka bir dökümana ise; en başta rumuzunuz olacak şekilde adınızı soyadınızı, yarışmaya katıldığınız şiir(ler)in adı (başlıkları), açık adresiniz (şehrinizi ve bölgenizi ve katıldığınız ülkeyi belirtmeyi unutmayınız) ve en az bir adet sizinle irtibat kurabileceğimiz telefon (GSM olabilir) numaranızı belirtmeniz gerekmektedir. 7. Şiirlerinizi kapalı zarf içerisinde posta veya kargo ile P.K. 10 gar/kayseri Türkiye adresine veya Kapadokya Kültür Derneği e.V. Schloss Str. 17 45468 Mülheim Almanya adresine gönderebilirsiniz. 8. Posta gönderilerindeki aksaklıklardan dolayı, yarışma tertip kurulumuz sorumlu değildir. 9. İnteraktif katılımlar mümkün olmayıp, gönderilen Elektronik Posta (E-Mail) iletileri dikkate alınmayacak ve gönderilse bile yarışmaya dâhil edilmeyecektir. 10 posta veya kargo yolu ile katılımlarda; yarışmacının katıldığı her şiirinin aslı haricinde 6 (adet) adet fotokopisi veya suretinin de katılım belgelerinin içerisine eklemesi gerekmektedir. 11. Yarışmaya başvurular; yarışma tertip kurulunca duyurulan katılım başlangıç tarihinden, son başvuru tarihi mesai saati bitimine kadar yapılacaktır. Son katılım tarihi mesai saati bitiminden sonra yapılacak başvurular kabul edilmeyecektir. 12. Yarışmada; ilk 3 (Üç) dereceye giren, birinci, ikinci, üçüncülük ödülü alanlara, ayrıca 3 (Üç) adet mansiyon ödülünü hak eden toplamda 6 (altı) katılımcıya ödül verilecek olup, ödüle layık görülen eser sahiplerinin ödülleri “Ödül Takdim Gecesi’nde” takdim edilecektir. Ödül takdim gecesinde hazır bulunamayan yarışmacıların ödülleri başka bir zamanda hak sahibine verilecektir. Yarışmada ödül alan birinciye Almanya dışından katılmış ise Almanya’ya davet edilerek tüm masrafları derneğimizce (Pasaport ve vize işlemleri gibi özel masraflar hariç) karşılanacaktır. Almanya içinden biri birincilik ödülünü almışsa 2.cilik ödülünü alan aynı haklara sahip olacaktır. Birinci, ikinci, üçüncü gelenler Kozteb (Kozaklı Termal Otelleri Birliği) üyesi otellerde Dünyaca ünlü Nevşehir Kozaklı ilçesindeki kaplıcalarda eşleri ile birlikte 5 gün 5 yıldızlı bir termal otelde tatil ödülü ile, 3 adet mansiyon alanlarda yine Nevşehir Kozaklı da 3 gün 5 yıldızlı bir termal otelde tatil ödülü ile ödüllendirilecek, ayrıca ödül alanlara plaket de verilecektir. 13. Yarışmaya gönderilen şiirlerden ödül alanlar ve seçilmiş şiirler Sabit İnce’nin 40. sanat yılı anısına basılacak Kapadokya şiir kitabında toplanacağından, başvuruda bulunan tüm yarışmacılar bu durumu kabul etmiş sayılacaklar ve herhangi bir telif ücreti talebinde bulunmadıklarını kabul etmiş olacaklardır.
Yorumları Oku (0) ...
Devamını oku...
 
DOĞRU MÜZİK İNSANI ALLAH'A GÖTÜRÜR
Doğru müzik insanı Allah'a götürür Son albümü Yağmur Damlaları'nda yağmurun 24 saatini notaya döken Anjelika Akbar, Doğru müzik insanı Tanrı'ya götür' diyor. 2009-02-16 Anjelika Akbar, rüzgar uğultusu, korna sesi, köpek havlaması, musluktan damlayan su, çocuk ağlaması, uçak gürültüsü kısacası aklınıza gelebilecek her sesi nota olarak algılıyor. Ve o an beste yapabiliyor. Anjelika Akbar, müzisyenlerde çok ender görülen "absolute" (mutlak) kulak özelliğine sahip. Dolayısıyla hep müziğin içinde. Yaşamı beste denebilir. Akbar'ın bu özelliği 4 yaşındayken müzisyen olan babası tarafından fark edilmiş. Anjelika Akbar'ın yaşamında su ve yağmur sesinin ayrı bir önemi var. Su sesinin insanın duygularını olumlu yönde etkilediğini; suyun sağaltıcı bir etkisi olduğunu düşünüyor. Besteci kimliğinden çok, piyanist kimliği ile tanıdığımız Akbar'ın, Su (1999), Vivaldi'in Dört Mevsimi'nin Piyano Uyarlaması, Bach A l'oriantale (2002) ve Bir Yudum Su (2005) adlı 4 albüm çalışması daha var. Yağmur Damlaları çalışması, yağmurun 24 saatini anlatıyor. Akbar, yağmura ait düşüncelerimizin duygularımızla çok ilgili olduğunu söylüyor: "Eğer mutluysak yağmuru çok iyi algılıyoruz, tersiyse yağmur bize kasvet verir. Aşıksanız, en kötü yağmurlu hava bile size iyi gelir. Çiftçiyseniz, yağmur size tanrının gönderdiği bir armağandır. Her şey bizim duygularımızla bilinç altımız ile bağlantılı" diyor. Ona göre, "Yağmur Damlaları" albümünde genel olarak sükûnet duygusu hâkim. Ama insanın içinde eğer bir takım açıklayamadığı hüzünler varsa, albümü dinlerken o hüzün de ortaya çıkıyor. Yağmurun evrensel yolculuğu denebilecek çalışmada kanun ve arp ile ney ve flüt gibi Batı-Doğu sazları ve etnik enstrümanlar harmanlanarak kullanılmış. Söz onda çok önemli Akjelika Akbar'ın besteleri her zaman sözle destekleniyor. Nota kadar sözcükler de önemli onun yaşamında. Bunda hem felsefeci, hem de orkestra şefi olan babasının etkisi büyük. Edebiyat, felsefe ve müzik evlerinde hep bir arada olmuş. Akbar için sözle ifade her zaman çok önemli. 4 yaşında okumaya başlamış. 15-16 yaşında Rusya'da şiirleri yayınlanmış. Bu albümdeki şarkıların sözleri de Akbar'a ait. Albüme ismini veren Yağmur Damlaları parçasında Akbar'a sesiyle Haluk Bilginer eşlik ediyor. Hürriyet Gazetesi Yazarı Mehmet Y. Yılmaz da Nature&Dance adlı parçada Akbar'la birlikte piyanonun başına oturmuş. Parçadaki "do" sesleri Yılmaz'a ait! Akbar, albümünü alıp dinleyenlerin yoğun hayat tempolarından bir an olsun başlarını kaldırıp, "ben ne yapıyorum" diye durup düşünmesini; biraz yavaşlamalarını istiyor. "Yaşamlarımızın sükûnete ihtiyacı var" diyor. Ancak üretken bir isim olan Akbar'ın bugüne dek yaptığı 400'den fazla bestesi var ve bu bestelerini belli kalıplar içinde nitelemek çok zor. Zaten ona göre de müziği sınırsız; kültürler ve türler iç içe. Çocuk kitapları yazıyor Anjelika Akbar beste ve şiirin yanı sıra çocuk kitapları da yazıyor. Yıllar önce Hindistan'da yaşarken ve ilk çocuğuna hamileyken ilk hikaye kitabı "Uzaylı Köpek Baaşa'nın 12 öyküsünü" 12 günde yazmış. Kitap önce Rusya'da yayınlanmış. Geçen yıl da Türkçe'ye çevrilmiş. Aslında kitap hem çocukların hem yetişkinlerin okuyabileceği basit bir felsefe kitabı. "Etik değerler zorda. Eski çağlarda etik denilen fil dört ayak üzerinde duruyordu, sonraları üç, iki derken şimdi tek ayak üzerinde durmaya çalışıyor" diyen Akbar, geçen yıl "bilinçlianne.com" isimli bir internet sitesi kurmuş. Ardından da ikinci bebek gelmiş. 18 yıl aradan sonra tekrar anne olmak, Anjelik Akbar'a yeni bir heyecan vermiş. Hamileliği sırasında yine Hindistan'a gidip Himalayalar'da yağmur altında dolaşmış. Bazı bestelerini de o sırada yapmış. Akbar, bir Hint filozoftan alıntı yaparak "Doğru müzik insanı Tanrı'ya götürür" diyor. Ben"Raindrops by Anjelika" albümünü yağmurun neredeyse 24 saat hiç ara vermeksizin yağdığı günlerde dinledim. Eğer kendinizle baş başa kalmak istiyorsanız, sizi tükettiğini düşündüğünüz temponuzdan yorgun düştüğünüzü hissediyorsanız Yağmur Damlalarını dinleyin size de iyi gelecek... Albüm 'talent management' yöntemiyle hazırlandı Yağmur Damlaları albümünün çalışmaları, "Talent management" denilen dünyada da yeni oluşmakta olan bir yöntemle yürütülmüş. Sanatçının yeteneğini beklentilere göre yönlendirerek, belirlenen bir konsept doğrultusunda çalışması; yeteneğini doğru bir şekilde kullanması için bir takım bilimsel pazarlama faaliyetlerinin entegre bir biçimde yapılması "Talent management" olarak tanımlanıyor. Universal Müzik, Akbar'ın dünya tanıtımı için altyapı çalışması olarak özellikle Anjelika Akbar CD'sinde böyle bir çalışma yapmak istemiş. Hedef kitle kim, bu kitlenin müzik tarzı, alışık olduğu notalar ne gibi stratejik bir çalışma yapılmış. Kullanılan enstrümanlar bile bu araştırmadan yola çıkılarak belirlenmiş. Sanatçıya bir takım bilgiler verilmiş ve o da yaratımını ona göre düşünüp oluşturmuş. Bu projenin başında Yelda İpekli var. Anjelik Akbar, "Ben müzik tasarlıyorum, Yelda İpekli de beni tasarlıyor" diyor. Referans
Yorumları Oku (0) ...
 
DOĞRU MÜZİK İNSANI ALLAH'A GÖTÜRÜR
Doğru müzik insanı Allah'a götürür Son albümü Yağmur Damlaları'nda yağmurun 24 saatini notaya döken Anjelika Akbar, Doğru müzik insanı Tanrı'ya götür' diyor. 2009-02-16 Anjelika Akbar, rüzgar uğultusu, korna sesi, köpek havlaması, musluktan damlayan su, çocuk ağlaması, uçak gürültüsü kısacası aklınıza gelebilecek her sesi nota olarak algılıyor. Ve o an beste yapabiliyor. Anjelika Akbar, müzisyenlerde çok ender görülen "absolute" (mutlak) kulak özelliğine sahip. Dolayısıyla hep müziğin içinde. Yaşamı beste denebilir. Akbar'ın bu özelliği 4 yaşındayken müzisyen olan babası tarafından fark edilmiş. Anjelika Akbar'ın yaşamında su ve yağmur sesinin ayrı bir önemi var. Su sesinin insanın duygularını olumlu yönde etkilediğini; suyun sağaltıcı bir etkisi olduğunu düşünüyor. Besteci kimliğinden çok, piyanist kimliği ile tanıdığımız Akbar'ın, Su (1999), Vivaldi'in Dört Mevsimi'nin Piyano Uyarlaması, Bach A l'oriantale (2002) ve Bir Yudum Su (2005) adlı 4 albüm çalışması daha var. Yağmur Damlaları çalışması, yağmurun 24 saatini anlatıyor. Akbar, yağmura ait düşüncelerimizin duygularımızla çok ilgili olduğunu söylüyor: "Eğer mutluysak yağmuru çok iyi algılıyoruz, tersiyse yağmur bize kasvet verir. Aşıksanız, en kötü yağmurlu hava bile size iyi gelir. Çiftçiyseniz, yağmur size tanrının gönderdiği bir armağandır. Her şey bizim duygularımızla bilinç altımız ile bağlantılı" diyor. Ona göre, "Yağmur Damlaları" albümünde genel olarak sükûnet duygusu hâkim. Ama insanın içinde eğer bir takım açıklayamadığı hüzünler varsa, albümü dinlerken o hüzün de ortaya çıkıyor. Yağmurun evrensel yolculuğu denebilecek çalışmada kanun ve arp ile ney ve flüt gibi Batı-Doğu sazları ve etnik enstrümanlar harmanlanarak kullanılmış. Söz onda çok önemli Akjelika Akbar'ın besteleri her zaman sözle destekleniyor. Nota kadar sözcükler de önemli onun yaşamında. Bunda hem felsefeci, hem de orkestra şefi olan babasının etkisi büyük. Edebiyat, felsefe ve müzik evlerinde hep bir arada olmuş. Akbar için sözle ifade her zaman çok önemli. 4 yaşında okumaya başlamış. 15-16 yaşında Rusya'da şiirleri yayınlanmış. Bu albümdeki şarkıların sözleri de Akbar'a ait. Albüme ismini veren Yağmur Damlaları parçasında Akbar'a sesiyle Haluk Bilginer eşlik ediyor. Hürriyet Gazetesi Yazarı Mehmet Y. Yılmaz da Nature&Dance adlı parçada Akbar'la birlikte piyanonun başına oturmuş. Parçadaki "do" sesleri Yılmaz'a ait! Akbar, albümünü alıp dinleyenlerin yoğun hayat tempolarından bir an olsun başlarını kaldırıp, "ben ne yapıyorum" diye durup düşünmesini; biraz yavaşlamalarını istiyor. "Yaşamlarımızın sükûnete ihtiyacı var" diyor. Ancak üretken bir isim olan Akbar'ın bugüne dek yaptığı 400'den fazla bestesi var ve bu bestelerini belli kalıplar içinde nitelemek çok zor. Zaten ona göre de müziği sınırsız; kültürler ve türler iç içe. Çocuk kitapları yazıyor Anjelika Akbar beste ve şiirin yanı sıra çocuk kitapları da yazıyor. Yıllar önce Hindistan'da yaşarken ve ilk çocuğuna hamileyken ilk hikaye kitabı "Uzaylı Köpek Baaşa'nın 12 öyküsünü" 12 günde yazmış. Kitap önce Rusya'da yayınlanmış. Geçen yıl da Türkçe'ye çevrilmiş. Aslında kitap hem çocukların hem yetişkinlerin okuyabileceği basit bir felsefe kitabı. "Etik değerler zorda. Eski çağlarda etik denilen fil dört ayak üzerinde duruyordu, sonraları üç, iki derken şimdi tek ayak üzerinde durmaya çalışıyor" diyen Akbar, geçen yıl "bilinçlianne.com" isimli bir internet sitesi kurmuş. Ardından da ikinci bebek gelmiş. 18 yıl aradan sonra tekrar anne olmak, Anjelik Akbar'a yeni bir heyecan vermiş. Hamileliği sırasında yine Hindistan'a gidip Himalayalar'da yağmur altında dolaşmış. Bazı bestelerini de o sırada yapmış. Akbar, bir Hint filozoftan alıntı yaparak "Doğru müzik insanı Tanrı'ya götürür" diyor. Ben"Raindrops by Anjelika" albümünü yağmurun neredeyse 24 saat hiç ara vermeksizin yağdığı günlerde dinledim. Eğer kendinizle baş başa kalmak istiyorsanız, sizi tükettiğini düşündüğünüz temponuzdan yorgun düştüğünüzü hissediyorsanız Yağmur Damlalarını dinleyin size de iyi gelecek... Albüm 'talent management' yöntemiyle hazırlandı Yağmur Damlaları albümünün çalışmaları, "Talent management" denilen dünyada da yeni oluşmakta olan bir yöntemle yürütülmüş. Sanatçının yeteneğini beklentilere göre yönlendirerek, belirlenen bir konsept doğrultusunda çalışması; yeteneğini doğru bir şekilde kullanması için bir takım bilimsel pazarlama faaliyetlerinin entegre bir biçimde yapılması "Talent management" olarak tanımlanıyor. Universal Müzik, Akbar'ın dünya tanıtımı için altyapı çalışması olarak özellikle Anjelika Akbar CD'sinde böyle bir çalışma yapmak istemiş. Hedef kitle kim, bu kitlenin müzik tarzı, alışık olduğu notalar ne gibi stratejik bir çalışma yapılmış. Kullanılan enstrümanlar bile bu araştırmadan yola çıkılarak belirlenmiş. Sanatçıya bir takım bilgiler verilmiş ve o da yaratımını ona göre düşünüp oluşturmuş. Bu projenin başında Yelda İpekli var. Anjelik Akbar, "Ben müzik tasarlıyorum, Yelda İpekli de beni tasarlıyor" diyor. Referans
Yorumları Oku (0) ...
 
MERAKLISINA KOLBASTI OYUNU
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfMükemmel 
Bu oyun küçük bir sokak olan Faroz'dan (şimdi mahalledir tabii) çıkmıştır. 1980'lerden sonra Trabzon geneline yayılmıştır. İlçelerde de bilinmeyen komik bir oyundur. Birçok figürü vardır.Şuanki konumuna asılında 1985’lerden sonra gelmiştir. Gençler mahalle aralarında darbuka ile oynarlar.

Oyunda bir çok figür vardır: Ağ atma/çekme, Olta atma, balık çekme, tokatlama, kalp masajı yapma, vazgeçilmez Türk figürü kılıç-kalkan, kürek çekme v.s. ,  Avrupa’daki gençler, berak, rep, figurlerini de bu oyuna eklemeye başlamış.


İlginçtir, Trabzon'lu gençlerin %40-50'si bu oyunu ve horonu iyi biliyor olmasına rağmen, gurbetçi gençlerimizin %80 biliyordur, kolbastıyı, horonu, hopteki..

Normalde gençler yere çömelerek bir halka oluşturacak şekilde oturur. Ve 2 şer kişi karşılıklı olarak oynar. Her 2'li grup bir figürü oynayıp, yerine geçerken yerine yenileri kalkar

Yorumları Oku (0) ...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 İleri > Son >>

Sayfa 1 - 2

Online Borsa