TÜRK KÜLTÜRÜNDE KARTAL FİGÜRÜ
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfMükemmel 

TÜRK KÜLTÜRÜNDE KARTAL FİGÜRÜ

Türk kültürü,bilindiği üzere köklü bir geçmişe sahiptir.Bu uzun tarih ve kültür geçmişi çoğrafi,sosyal ve ekonomik değişimlere uğrayan Türklerin yüzyıllar boyunca kaybolmayan bazı kültür unsurları arasında kartalın özel bir yeri vardır.

Orta-Asya Türk yaşantısında ortaya konulan sanat eseri niteliğindeki ürünlerde kartal motifi Türk tarihinin başlangıcından günümüze kadar birçok evreden geçmiştir.Çeşitli medeniyetlerle tanışan Orta-Asya'lı sanatçıların vazgeçilmez konusu olmuştur.Orta-Asya'da yaşayan çeşitli kavimlerin ana teması olan kartal motifi Türkler tarafından Anadoluya'da taşınmıştır. Burada bir devamlılık sözkonusudur.Türk mitolojisinde de yerini koruyan kartal unsuru herhalde kaynağını birazda Orta-Asyalı göçebe toplulukların uğraştığı ve geçimlerini sağladıkları hayvancılıktan da alır.Orta Asya'da kendini kumaşlarda, eyer örtülerinde ve keçelerde gösteren kartal motifi, Anadolu'da özellikle Selçukluların mimari süslemelerinde birçok yerde karşımıza çıkar.

 

 

Anadolu Selçuklu sanatında kartal figürünün görüldüğü yerlerden bazıları şunlardır :

 

a-Diyarbakır kalesi XXX.burçniş tepesinde (1088)

b-Diyarbakır kalesi XL. burçniş tepesinde (1089-90)

c-Diyarbakır Urfa kapısında boğa başının tepesinde

d-Divriğ Ulu Camii batı portalinde( 1228-1229)

e-Tercan Mama Hatun Türbesinde Kartal (13.yy.)

f-Niğde Hüdavent Hatun Türbesinde(1312)

g-Niğde Sungur Bey Camisinde çift başlı kartal (1335)

h-Sivas Gök Medrese (1271)

ı-Kayseri Döner Kümbette (1279)

j-Erzurum Çifte Minareli Medrese (1260)

k-Erzurum Yakutiye Medresesinde (1310)

1-Diyarbakır kalesi yedi kardeş burcunda (1335)

m-Konya Kalesinde (1221)

n- Konya Alaeddin Köşkü alçı kabartmalarmda( 1257-67)

o-Kubadabad sarayı çinilerinde( 1226-1237)

 

Yakut Türklerinde'de bir "Gök Direği" inancı vardır. Buna göre ; uzun bir ağaç sırık ve sırığın ucunda yine ağaçtan yontulmuş bir kuş figürü bulunurdu. Genel olarak "Gök Kuşu" adını verdikleri bu kuş çift başlı kartal şeklinde yapılırdı.İnanışa göre sırık göğe kadar uzanıyor ve gökte tanrının kuvvet ve kudretini temsil eden büyük kartala kadar ulaşıyordu.

 

Orta Asya inanışlarında ve şamanist eski Türklerde "Kartaldan türeme" inancı oldukça yaygın görülmektedir. Bu inanış efsanelerde de kendini gösterir ; Yakut Türklerinde rastladığımız bu efsane şamanın kartaldan türediğine dairdir.Diğer bir inanış-efsane de her iki Göktürk devleti zamanında Bar-Köl bölgesinde oturan Şa-to Türklerinin hükümdarı Li-Ko-yung'un kartal yuvasında doğduğuna dair olanıdır. Bu tip inanışların sadece efsanelerde seçkin şahsiyetlere atfedilmekle kalmayıp, inanışın halk arasında itibar gördüğü anlaşılır,nitekim Abdulkadir İnan, eski Türklerde kısır kadınların çocuk vermesi için kartala başvurup yalvardığını, bundan sonra dünyaya gelen çocuğa da "hotoy törütteh"yani kartaldan türemiş dendiğini aktarır.Efsanelerin dışında kartal , yine Yakut Türklerinde en çok sayılan kuştur. Yakutlara göre Kartal, mevsimleri tayin eder. İlkbahar ve güz mevsimleri kartalın temsil ettiği ruhun iradesine bağlıdır. Kartal bir defa kanatlarını sallarsa buzlar erimeğe başlar , ikinci defa sallarsa ilkbahar gelir.

 

Oğuz destanlarına göre, her boyun bir kuş sembolü vardı. Bu kuşlar da genel olarak yırtıcı kuşlardan seçilmiştir.Amblem olarak seçilen bu yırtıcı kuşlardan çekinildiği ve o boy tarafından avlanamadığı ,etinin yenilemediğini belirterek kutsaliyetinin üzerinde durulur.Bu boylardan Salur,Kınık ve Dodurganın amblemi kartal'dır.

 

Türklerde kartal ve diğer bazı kuşların , erkek çocuklarına yiğitlik , kahramanlık , güçlülük ve hakimiyet sembolize etmesi için ad olarak verildiği

bilinmektedir.Türklerin efsanelerinde, eski inanç sistemlerindeanlamını bulduğu "kartal", gayet doğal olarak kültürüne yerleşmiş ve bunu sanatlarına da yansıtmışlardır. Türklerin kartal figürlü eserlerinin ilk örneklerini Birinci Pazınk kurganından çıkartılmış bir eyer örtüsü üzerinde kartal-sığın mücadelesinde görürüz. Aynı tema Noin-Ula buluntularında da kendini gösterir. 1958'de Orhun vadisinde yapılan kazıda Kültigin'in mezar

anıtından kalan kısımlar ve heykeller çıkartılmıştır .Kültigin heykelinde tacın ön

tarafında rölyef halinde kanatlarını açmış bir kartal figürü bulunmaktadır.Buradaki kartalın hukuki bir sembol ve arma olarak kullanıldığı yolundaki düşüncelerin doğruluk payı yüksek görülmektedir.(1)

 

Kartalın Türk tarihinde önemli bir yeri vardır ve Türklük sembolleri unutulmamalıdır.Günümüzde birçok sembolümüz unutulmuş veya hiç bilinmemektedir.Kaybolmaya yüz tutmuş sembollerimize sahip çıkalım.

 

    1.  

       

    2. Tolga UZUN (Pamukkale Üniversitesi) - TÜRK SANATINDAKİ KARTALLARIN

      İKONOGRAFİSİ VE DEVAMLILIĞI makalesi.

 

 

 

Samed KOCADEMİR

Yorumlar

Göster/Gizle (Yorum Yazma) Lütfen YORUM Yazmak İçin Giriş Yapın. Üye değilseniz ücretsiz üye olabilirsiniz.
 

Online Borsa