| TDBB'nin Doğu Türkistan İle İlgili Kaliteli Ama Organizasyonsuz Toplantısı |
|
Konu: Doğu Türkistan Bölgesi’nin Türkiye İçin Önemi ve Yerel Yönetim Sistemlerin Gelişme Süreci Dün TÜRK DÜNYASI BELEDİYELER BİRLİĞİ'nin (TDBB) bir kültür merkezinde 500 kişilik salonda gerçekleşen toplantısına katıldım. Doğu Türkistan ile ilgili idi. İki akademisyen ve Doğu Türkistan davasının bayrak şahsiyetlerinden İsa Yusuf Alptekin Beyin oğlu çok saygı duyduğum, Arslan Alptekin bey konuşmacı olarak karşımızdalardı. Konuşmacıların akademik bilgiler ışığında anlattıkları konuları ve gösterdikleri performansı çok beğendim. Ana konuya bağlı kalarak kendi alanlarında çok iyi hazırlanmış çalışmalarını bize sundular. Benden ve katılımcılardan tam not alarak toplantıyı başlatıp bitirdiler. Katılımcılardan Yard.Doç.Dr. Ömer KUL Beyin kendini doğu Türkistan’a adanmışlığı hasleti ile bizleri tekrar konunun içerisinde yer almamızı ve adeta tarihi yeniden yaşatarak, bizi doğu Türkistan tarihinde gezdirdi. Yakinen tanıdığım Ömer Kul Beyin bu performansı beni doğu Türkistan davasının içerisine tekrardan bir daha sokmuştu. Diğer akademisyen olan Dr. Abdülhamit AVŞAR Beyi tanımamakla ve çalışmalarını bilmemekle beraber, geç tanıdığıma üzüntü duymama vesile oldu. Hazırladığı slayt gösterisi ile bizi Doğu Türkistan da, şehirlerin ve sistemin içerisine sokarak tanıtırken, kendilerinin hazırladığı belgesel ile Kurtuluş savaşında, Doğu Türkistanlıların Özellikle Güney illerin de ki kahramanlıkları ve fedakarlıkları ile aynı vatan toprağında olmasa bile Millet olmanın, kardeş olmanın ne demek olduğunu aklımıza yazdı ve kalbimize Millet evladının kardeşlerine sadakatini hatta bunu canını ortaya koyarak gerçekleştirmesini içimize işletircesine yaşattı. TRT tarafından hazırlanan sayın üstadın hazırladığı projenin tekrar ve daha büyük kitlelere izletilmesinin haylini bana tattırdı. Çok saygıyla bir büyük ve ağabey olarak gönlümde koyduğum, alçakgönüllülüğü ile tanıdığım Arslan Alptekin Bey, bilgi ve tecrübesi ile İsa Yusuf Alptekin Beyden aldığı şuur ile doğu Türkistan’ı bize fevkalade hazır ve bilgilendirici bir konuşma ile anlattı. Toplantının çok verimli geçtiğini ikinci paragrafta belirtmiştim. Lakin ben toplantıdan hüzün ile ayrıldım. Hüzünlendiğim mesele Doğu Türkistan’ın tarihi gerçekleri ve yaşananlar değildi. Hüzünlendiğim mesele TDBB’nin (Türk Dünyası Belediyeler Birliğinin) hazırladığı ve belediyeleri ilgilendiren ve çok iyi hazırlanmış çalışmaların, Belediyeciler tarafından dinlenilmemiş olması idi, salonun boş hatta bomboş olması idi. Yine yazık olmuştu, TDBB bir faaliyet yapmıştı, akademisyenler hazırlanmış hatta şehir dışından gelerek, hatta fedakârlık yaparak, Arslan Alptekin Bey’inse rahatsız olmasına rağmen katılmıştı ama TDBB’ne üye olan Belediye Başkanlarımız katılmamış ve hatta bunun için herhangi bir görevli bile tayin ederek katılmasını sağlamamışlardı. Ne acı, ne yazık oldu. Aslında o toplantıdan alacakları çok şey vardı. Bari konuyu ehillere bıraksalardı, uygun tarih ve zamanda, ehiller Doğu Türkistan’a yaraşır bir kalabalığı toplayıverseydi. Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Ilgar Alptekin Bey ve yönetimi, Avrasya Türk dernekleri Federasyonu başkanı Dr. Fethi Ahmet Yüksel, Doğu Türkistan Maarif Derneği Genel Sekreteri Hidayetullah Oğuzhan ve yönetimi, Doğu Türkistan Gençlik Derneği Başkan Yardımcısı Abdusselim Ötüken ile yönetimden arkadaşları ile birlikte toplantıyı zayıf bir kalabalık izledi. TDBB bu çalışmada bu şahsiyetlerle birlikte planlayıp faaliyeti başlatsalardı, uygun tarih ve zamanda salonun dolması hatta taşması gerçekleşir ve toplantıya yazık olmazdı. Bizlerde naçizane desteğimizi vererek kadim vatanımız Doğu Türkistan’a vefa borcumuzu bir nebzede olsa ödemiş olurduk. Doğu Türkistan Davasının değerli liderlerinin hoşgörüsüne sığınarak kaleme aldığım bu yazımın, olumlu bir eleştiri olarak alınmasını, yapılacak faaliyetlerin ciddiyet içerisinde gerekli ehemmiyeti vererek yürütülmesini dilerim. Ben kalbimdeki avazı tekrar dillendirerek yazıma son vermek istiyor, tüm Türk Dünyasına kendini adamış, az veya çok fayda sağlamış şahsiyetleri, bir nefer olarak saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyor. “yaşasın tam bağımsız Doğu Türkistan” diyorum. Serdar Şahin 24 Şubat 2011 |


Yorumlar