Doğu Türkistan
TDBB'nin Doğu Türkistan İle İlgili Kaliteli Ama Organizasyonsuz Toplantısı
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfMükemmel 

turkbayragidenizde

Konu: Doğu Türkistan Bölgesi’nin Türkiye İçin Önemi ve Yerel Yönetim Sistemlerin Gelişme Süreci

Düzenleyen Kuruluş: TDBB

Dün TÜRK DÜNYASI BELEDİYELER BİRLİĞİ'nin (TDBB) bir kültür merkezinde 500 kişilik salonda gerçekleşen toplantısına katıldım. Doğu Türkistan ile ilgili idi. İki akademisyen ve Doğu Türkistan davasının bayrak şahsiyetlerinden İsa Yusuf Alptekin Beyin oğlu çok saygı duyduğum, Arslan Alptekin bey konuşmacı olarak karşımızdalardı.

Konuşmacıların akademik bilgiler ışığında anlattıkları konuları ve gösterdikleri performansı çok beğendim. Ana konuya bağlı kalarak kendi alanlarında çok iyi hazırlanmış çalışmalarını bize sundular. Benden ve katılımcılardan tam not alarak toplantıyı başlatıp bitirdiler.

Katılımcılardan Yard.Doç.Dr. Ömer KUL Beyin kendini doğu Türkistan’a adanmışlığı hasleti ile bizleri tekrar konunun içerisinde yer almamızı ve adeta tarihi yeniden yaşatarak, bizi doğu Türkistan tarihinde gezdirdi. Yakinen tanıdığım Ömer Kul Beyin bu performansı beni doğu Türkistan davasının içerisine tekrardan bir daha sokmuştu.

Diğer akademisyen olan Dr. Abdülhamit AVŞAR Beyi tanımamakla ve çalışmalarını bilmemekle beraber, geç tanıdığıma üzüntü duymama vesile oldu. Hazırladığı slayt gösterisi ile bizi Doğu Türkistan da, şehirlerin ve sistemin içerisine sokarak tanıtırken, kendilerinin hazırladığı belgesel ile Kurtuluş savaşında, Doğu Türkistanlıların Özellikle Güney illerin de ki kahramanlıkları ve fedakarlıkları ile aynı vatan toprağında olmasa bile Millet olmanın, kardeş olmanın ne demek olduğunu aklımıza yazdı ve kalbimize Millet evladının kardeşlerine sadakatini hatta bunu canını ortaya koyarak gerçekleştirmesini içimize işletircesine yaşattı.

TRT tarafından hazırlanan sayın üstadın hazırladığı projenin tekrar ve daha büyük kitlelere izletilmesinin haylini bana tattırdı.

Çok saygıyla bir büyük ve ağabey olarak gönlümde koyduğum, alçakgönüllülüğü ile tanıdığım Arslan Alptekin Bey, bilgi ve tecrübesi ile İsa Yusuf Alptekin Beyden aldığı şuur ile doğu Türkistan’ı bize fevkalade hazır ve bilgilendirici bir konuşma ile anlattı.

Toplantının çok verimli geçtiğini ikinci paragrafta belirtmiştim. Lakin ben toplantıdan hüzün ile ayrıldım. Hüzünlendiğim mesele Doğu Türkistan’ın tarihi gerçekleri ve yaşananlar değildi. Hüzünlendiğim mesele TDBB’nin (Türk Dünyası Belediyeler Birliğinin) hazırladığı ve belediyeleri ilgilendiren ve çok iyi hazırlanmış çalışmaların, Belediyeciler tarafından dinlenilmemiş olması idi, salonun boş hatta bomboş olması idi.

Yine yazık olmuştu, TDBB bir faaliyet yapmıştı, akademisyenler hazırlanmış hatta şehir dışından gelerek, hatta fedakârlık yaparak, Arslan Alptekin Bey’inse rahatsız olmasına rağmen katılmıştı ama TDBB’ne üye olan Belediye Başkanlarımız katılmamış ve hatta bunun için herhangi bir görevli bile tayin ederek katılmasını sağlamamışlardı. Ne acı, ne yazık oldu. Aslında o toplantıdan alacakları çok şey vardı.

Bari konuyu ehillere bıraksalardı, uygun tarih ve zamanda, ehiller Doğu Türkistan’a yaraşır bir kalabalığı toplayıverseydi.

Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Ilgar Alptekin Bey ve yönetimi, Avrasya Türk dernekleri Federasyonu başkanı Dr. Fethi Ahmet Yüksel, Doğu Türkistan Maarif Derneği Genel Sekreteri Hidayetullah Oğuzhan ve yönetimi, Doğu Türkistan Gençlik Derneği Başkan Yardımcısı Abdusselim Ötüken ile yönetimden arkadaşları ile birlikte toplantıyı zayıf bir kalabalık izledi. TDBB bu çalışmada bu şahsiyetlerle birlikte planlayıp faaliyeti başlatsalardı, uygun tarih ve zamanda salonun dolması hatta taşması gerçekleşir ve toplantıya yazık olmazdı. Bizlerde naçizane desteğimizi vererek kadim vatanımız Doğu Türkistan’a vefa borcumuzu bir nebzede olsa ödemiş olurduk.

Doğu Türkistan Davasının değerli liderlerinin hoşgörüsüne sığınarak kaleme aldığım bu yazımın, olumlu bir eleştiri olarak alınmasını, yapılacak faaliyetlerin ciddiyet içerisinde gerekli ehemmiyeti vererek yürütülmesini dilerim.

Ben kalbimdeki avazı tekrar dillendirerek yazıma son vermek istiyor, tüm Türk Dünyasına kendini adamış, az veya çok fayda sağlamış şahsiyetleri, bir nefer olarak saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyor. “yaşasın tam bağımsız Doğu Türkistan” diyorum.

Serdar Şahin

24 Şubat 2011


Yorumları Oku (0) ...
 
Doğu Türkistan Hükümet Sözcüsünün Çağlayan Mitingi Konuşması
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

kurtuba75_turkistan

SÜRGÜNDEKİ DOĞU TÜRKİSTAN HÜKÜMETİ SÖZCÜSÜ

İsmail Cengiz’in Çağlayan Mitingi’ndeki Konuşma Metni

 

Allah’ın selamı üzerinize olsun değerli kardeşlerim,

 

Sizlere, İslam dünyasının uzak doğudaki karakolu, Türklerin anayurdu Doğu Türkistan halkının selamlarını ve iyi dileklerini getirmem gerekirken; maalesef kan ve gözyaşı getirdim. 60 yıldır Çin işgalinde, esaret altında inim inim inleyen soydaşlarınızdan imdat mesajları getirdim. Ezan sesi susmasın diye “Allahuekber” diyerek komünizme direnen dindaşlarınızdan feryatlar getirdim.

 

Gerçekten de esaret altındaki 30 milyon kardeşiniz 1949 yılından bu yana yeryüzünde adeta cehennem hayatı yaşamaktadır.

 

Her türlü insan hak ve hürriyetlerinin hiçe sayıldığı komünist, ateist, sadist ve dikta rejimin keyfi tahakkümü altında bulunan Doğu Türkistan’daki kardeşlerimiz soykırım tehdidi altında, yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

 

Yer altı ve yerüstü değerli kaynaklarıyla Çin’i besleyen Doğu Türkistan’da yaşanan dramı, katliamı, işkenceyi kelimelerle telaffuz etmekten bir insan olarak zorlanıyorum.

 

Şuna inanmanızı istiyorum ki, Abdulkerim Saltık Buğra Han’ın, Kaşgarlı Mahmut’un yurdu olan bu vatan parçasında, yapılan yer altı ve yerüstü atom denemelerinde, insanlarımız canlı kobay olarak kullanılmaktadır.

 

Bebeklerimiz “doğum yasağı” bahanesiyle zorunlu ve kolektif kürtajlara tabi tutularak, ana karnında iken veya doğumdan hemen sonra katledilmektedirler.

 

Kotayı aşan hamile analarımızın bebekleri gayri sıhhi şartlar altında tavuk kesercesine öldürüldükleri gibi kotayı aştıkları için de rızaları alınmadan kısırlaştırma ameliyatları yapılmaktadır.

 

Ana karnında İki aylık, üç aylık ceninler yüksek paralarla en lezzetli yiyecek olarak zengin sofralarına satılmaktadır.

 

İnfazı gerçekleştirilen mahkûmlarımızın organları, kişinin rızası alınmadan ve ailelerden habersiz olarak alınmakta ve organ ticareti yapılmaktadır. Yetmiyormuş gibi, enselerine kurşun sıkılarak yargısız ve keyfi idam edilen kardeşlerimizin ailelerinden dalga geçer gibi “kurşun vergisi” dahi alınmaktadır.

 

Gençlerimiz Kur’an okudukları ve öğrettikleri için, put yerine Allah’a taptıkları için yıllardır “beyin yıkama kampları”nda mecburi eğitime tabii tutuluyor. Sırf düşüncelerinden dolayı, inançlarından dolayı, insan insani hak ve taleplerini yüksek sesle dillendirdiklerinden dolayı potansiyel suçlu olarak görülen gençlerimiz terörist(!) suçuyla zincirlenerek zindanlara atılıyorlar. Güya şu medeni çağda hala kendi vatanımızda özgürce dolaşamıyor, özgürce konuşamıyoruz.

 

Kendi ülkemdeki zenginliklerden faydalanamıyorum... Merkezi Çin’de uyuşturucu kullanan, satan bir Çinli idam edilirken, benim vatanımda Uygurlara uyuşturucu satanlara göz yumulduğu gibi, uyuşturucu kullananlara karşı hiçbir cezai önlem alınmayarak adeta teşviki yapılıyor... Yasalardan eşit ve adil yararlanma hakkım kısıtlanmış durumda... Özerklik Bölge Kanunları ve Azınlık Yasalarında tanınan hak ve hukuklar pratikte uygulanmıyor...

 

Kendi vatanımızda 60 yıldır horlanıyoruz, aşağılanıyoruz, hakaret görüyoruz. Zoo-Park’lardaki hayvanlardan çok fazla bir yaşantımızın olmadığını vurgulamak istiyorum. Sözün özü bizleri yok etmek için Çinlileştirme siyaseti uyguluyorlar, Çinlileşmemizi istiyorlar.

 

Halbuki bizler kendi dilimizde konuşmak istiyoruz. Pekin “hayır” diyor, Çince konuşun diyor.

 

Bizler Allah’ın kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim’i öğrenmek ve öğretmek istiyoruz. Onlar “hayır” diyor, Konfüçyus’un felsefesini okuyun diyor.

 

Bizler Allah’a inanıyor ve Allah’a ibadet ediyoruz. Onlar “hayır” diyor, “din afyondur” diyor, “çok zorlanırsanız bizim putlarımıza tapın” diyorlar.

 

Biz helal gıda istiyoruz, onlar domuz yememizi istiyorlar.

 

Biz Ankara’ya bakıyoruz, İstanbul’a bakıyoruz. Biz Medine’ye bakıyoruz, Mekke’ye bakıyoruz. Onlar “hayır” diyorlar Pekin’e bakın diyorlar.

 

Gençlerimizin Çinlilerle evlenmelerini istiyorlar. Velhasıl Çinli gibi yaşamamızı istiyorlar. Çinliye benzememizi istiyorlar.

 

Şimdi size soruyorum: Bütün bu haksızlıklar, eşitsizlikler karşısında, dünyanın gözü önünde cereyan eden insan hakları ihlalleri karşısında yasaklı genelgelerle, ticari vaatlerle susmamız isteniyor... Susacak mısınız?.. Yoksa hak aramaya devam edecek miyiz?...

 

Oradaki kardeşlerimiz 60 yıldır susmadıkları gibi şimdi de susmadılar, haklarını aramaya devam ettiler. Ne var ki, Allah’ın Türk ve Müslüman yaratmasının bedelini canlarıyla ödediler....

 

Ama geride kalanlar, anaları ellerinden alınanlar, çocukları boğazlananlar şükrettiler, sabrettiler, Allah’ın adaletinden asla şüphe etmediler... Yılmadılar... “Elbette bir gün bizim de güller koklanır”, “Elbette bir gün bizim küller de korlanır”, “Elbette bizim için de birileri mum yakar” diyerek ayakta durmayı başardılar...

 

Onlar başka kültürler içinde eriyip yok olmayı kabul etmediler...

 

Onlar ana dilleri ile konuşma hakkının ellerinden alınmasına izin vermediler...

 

Onlar mübarek kitabımız Kuran-ı Kerim’i canı pahasına koruyup çiğnetmediler...

 

Onlar kızlarını peşkeş çekmediler...

 

Onlar üç kuruş uğruna davalarını satmadılar... Ve Onlar kan ve gözyaşı içindeyken bile Allah’ın ipine sarılmaktan bir an olsun vazgeçmediler...

 

Ve onlar işte bu sebeplerle katlediliyorlar, haritadan silinmek isteniyorlar.

 

Çünkü onların kalplerinde iman ateşi, yüreklerinde özgürlük arzusu hiç ama hiç tükenmemişti.

 

Çünkü onlar odun ateşi ile değil gönül ateşi ile davalarına sımsıkı sarılmış ve ümitlerini asla kaybetmemişlerdi...

 

Milyonlarca Müslüman Türk, asırlar boyu vahşice soykırıma tabi tutuldu.

 

Yanan her kandil söndürüldü,

 

Yükselen her ses susturuldu,

 

İletilen her talep hasıraltı edildi,

 

Ve açan her çiçek kurutuldu.

 

 

 

Ne var ki bir hayvan kesildiğinde ayağa kalkan milletler, “Türk ve Müslüman” kesilince sustular!..

 

Yeryüzünde cehennem hayatı yaşayan 30 milyon soydaşımız, dindaşımız imdat diyor. İmdadımıza kulak verin kardeşlerim, Zehirli Çin mallarını almayın boykot edin, satanları, ithal edenleri de boykot edin.

 

Aziz kardeşlerim

 

İsyan, kolay kolay söndürülemez bir ateştir. Hele bu ateş, ata topraklarında yanıyorsa, söndürmeye imkân yoktur. Bu ateş, yüzyıllar önce Nevruz günü yakılan bağımsızlık ve özgürlük ateşidir. İşte Sürgündeki Doğu Türkistan Hükümeti de bunun neticesinde kurulmuş, bağımsızlık ve özgürlük talep eden teşkilatımızdır. Çin Seddi’nin bile durdurmaya gücü yetmediği, bugün 30 milyon insanın yüreğinde yanmaya devam eden bu “ateş”, yakın gelecekte Çin Komünist rejimini de içinde yakacaktır.

 

60 yıldır komünizmin yıkamadığı Türklük ve Müslümanlık ayakta kaldığı müddetçe, minarelerimizden Allah-u Ekber nidaları devam ettikçe, istiklale ve hürriyete giden yolda tüm engeller aşılacaktır.

 

Bekle Çin Seddi, Amerikancılara, Soroscular’a fırsat kalmadan iman ateşiyle seni yıkmaya geliyoruz.

 

Allaha emanet olun aziz kardeşlerim.


Yorumları Oku (0) ...
 
Çinden Soykırım Yapmadık Safsatası

doguturkistan

Çin yönetimi Doğu Türkistandaki olaylarda "soykırım yapıldığı" iddialarını reddetti.

Çin her On yılda bir liderr olacak kadroları öldürerek, hapse atarak veya ülkeden göndererek zaten Doğu Türkistanda yeni bir lider çıkartmasını engelleyerek gücünü koruyor BU BİR SOYKIRIM DEĞİLMİ?

Çİnliler Doğu Türkistanlı Bacılarımızı Çin'in diğer bölgelerine çalışmaya diye gönderip Çinlilerle evlenmelerini sağlayarak nüfusu asimile etmeye çalışıyor. BU DOĞU TÜRKİSTANLILAR İÇİN SOYKIRIM DEĞİLMİ?

Kürtajın Doğu Türkistanda yapılması için çeşitli uygulamalara girişiyor (hatta kürtajla alınmış ceninleri lüks lokantalarda pahalı bir fiyatla satıyor, BU BİR SOYKIRIM DEĞİLMİ?

İnsdanların yaşamları ile ilgili yapılan yanlışları toplu itiraz hakkını isyan diye gösterip, tek kurşunla ölümlerin gerçekleşmesine engel olmuyor BU BİR SOYKIRIM DEĞİLMİ?

Kuran'ın Çine sokulmasını engelliyor, Uygur Türkleri kardeşlerimize Türk denmesini istemiyor, Diğer ülkelere kaçan Uygur Türklerini para ile hayvan gibi alıp idam ettiriyor, BU SOYKIRIM DEĞİLMİ?

Çin askerlerinin duvar dibine dizerek hukukun kurallarını uygulamadan Uygur Trürklerini infaz ettiği resimler var, BU SOYKIRIM DEĞİLMİ?

Bağımsızlığını defalarca ilan eden Doğu Türkistanın her on yılda bir basit bir hak arayışını isyan gibi gösterip, eğitimli Uygur Türklerini katlederek beyin takımı oluşmasını engellemek SOYKIRIM DEĞİLMİ?

Bakın bu gerçekleri bilmediğimizi zanneden Çin Dışişleri Bakanı ne safsatalardana bahsetmiş;

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Çin Gang, "olaylarda ölenlerin çoğunluğunun Han milliyetinden olduğunu" öne sürerek, bu iddianın mantıklı olmadığını söyledi.

Uygur nüfusunun son 60 yılda arttığını iddia eden sözcü, "Bu hangi ülkede soykırım olarak nitelenebilir" ifadesini kullandı.
Sözcü, Pekin'deki olağan basın toplantısında, yabancı ülkelerin, 5 Temmuzda Urumçi'de meydana gelen "sabotaj ve şiddet olaylarının" iç yüzünü anlayarak, Çin hükümetinin devletin birliği, toprak bütünlüğü, milli dayanışma ve toplumsal istikrarı korumak amacıyla harcadığı çabaları anlayışla desteklemesini beklediklerini belirtti.

Çinli yetkili, "çok sayıda gerçeğin, yurt içindeki ve dışındaki 'üç gücün' son yıllarda Çin'in devlet güvenliğini zedeleyen faaliyetlerde bulunduğunu ve bazı ülkelerin bu güçlere himaye, destek ve finansman sağladığını kanıtladığını" ileri sürerek, Çin'in bu ülkelerin "üç güce" finansman ve destek sağlamayı durdurmasını şiddetle istediğini ifade etti. Çin makamları, terörizm, ayrılıkçılık ve aşırı güçleri "iç güç" olarak niteliyor.


Yorumları Oku (0) ...
 
Doğu Türkistandaki Vahşeti Kınamak İçin Bakırköydeydik
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

Fotoraf-0013

11 Temmuz 2009 Cumartesi günü saat 17:00 da Bakırköy özgürlük meydanında toplandık.

Bakırköy Özgürlük meydanında demokratik hakkımız kullanarak kardeşlerimize destek verdik. Doğu Türkistan'da Çinli'lerin demokratik haklara gösterdikleri tepkileri anlamak mümkün değil.

Çinin vahşi katliamını protesto ettiğimiz toplantıda Özgürlük Meydanından geçen vatandaşlarında desteği ile süren toplantımız, toplandığımız vakurlukla bitirilerek destek veren tüm vatandaşlara teşekkür edildi.

Tekbayrak adına katılan ve Uygur Türklerine destek veren tüm kardeşlerimize teşekkür ederiz.


Yorumları Oku (0) ...
 
Doğu Türkistan Bizim Gözümüzde Bağımsızdır.

gokbayrak

Sitemizde bağımsız Türk devletlerini ayrı bir katagoride değerlendiriyorduk. Bir katagori açarak bağımsız Türk ülkeleri hakkında haber yapıyorduk.

Dğu Türkistanın bağımsızlığına kavuşması umudu ile yazılar yazıyor ve faaliyetlede bulunuyorduk. Ama artık biz doğu Türkistanı Çin'e bağımlı değil, bağımsız bir ülke olarak görüyoruz ve buna göre söylem geliştireceğiz.

Önceden umut olarak söylediğimiz "YAŞASIN, TAM BAĞIMSIZ DOĞU TÜRKİSTAN." sloganını artık tüm yüreğimizle ve gerçekleşmesi yönünde söyleyecek ve gereğinin yapılması yolunda çalışmalar yapacağız.

Tüm duyarlı Türk gençlerinden "TAM BAĞIMSIZ DOĞU TÜRKİSTAN" için gereğinin yapılmasını istiyoruz. Bu fikre katılan ve "TAM BAĞIMSIZ DOĞU TÜRKİSTAN"fikrinin gereğini yapmak isteyen Türk evlatlarından kardeşlerine omuz vermelerini bekliyorum.

DAVA BİR KİŞİYE MUHTAÇSA,
DAVA YOKTUR KİŞİ VARDIR.
FİKİRLER
KALABALIKLARLA YAŞAYACAKTIR

Kalabalık olalım kardeşlerim, bir yola çıkalım, Türklerin önünde durulamayacağını görecekler, sizin bu tahayyülünüz yoksa sizde farkına varacaksınız.

"TAM BAĞIMSIZ DOĞU TÜRKİSTAN" için gönül birliğine varmısınız. Varsanız yorumlarınızı yazınız. Varsanız du davaya omuz veriniz.


Yorumları Oku (0) ...
 


Online Borsa

Hürriyet Haber

Warning: tempnam(): SAFE MODE Restriction in effect. The script whose uid is 1064 is not allowed to access /tmp owned by uid 0 in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 18 Warning: fopen(): Filename cannot be empty in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 19 Warning: fwrite(): supplied argument is not a valid stream resource in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 20 Warning: fclose(): supplied argument is not a valid stream resource in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 21 Warning: include_once(): Filename cannot be empty in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 22 Warning: include_once(): Failed opening '' for inclusion (include_path='.:/usr/lib/php:/usr/local/lib/php') in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 22 Warning: unlink(): Unable to access in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 23

Milliyet

Warning: tempnam(): SAFE MODE Restriction in effect. The script whose uid is 1064 is not allowed to access /tmp owned by uid 0 in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 18 Warning: fopen(): Filename cannot be empty in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 19 Warning: fwrite(): supplied argument is not a valid stream resource in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 20 Warning: fclose(): supplied argument is not a valid stream resource in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 21 Warning: include_once(): Filename cannot be empty in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 22 Warning: include_once(): Failed opening '' for inclusion (include_path='.:/usr/lib/php:/usr/local/lib/php') in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 22 Warning: unlink(): Unable to access in /home/tekbayra/public_html/modules/mod_customcode/mod_customcode.php on line 23