KAZAKİSTAN ÜLKE PROFİLİ
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 


     I.Giriş
     1989 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından 16 Aralık 1991 yılında bağımsızlığını ilan eden Kazakistan’ı ilk tanıyan ülke Türkiye olmuştur. 1992 yılında kurulan diplomatik ilişkilerin ardından, aynı yılın Nisan ayında Büyükelçiliğimiz faaliyete geçmiştir.
     Başkenti Astana olan ülkede 14 tane idari bölge yer almaktadır. Yüz ölçümü açısından Türkiye’nin 3,5 katı olan ülkenin nüfusu 15 milyondur. 1999 sayımına göre nüfusun % 53,4’ü Kazaklardan, % 30’u Ruslardan, % 3,7’si Ukraynalılardan, % 2,5’i Özbeklerden, % 2,4’ü de Almanlardan oluşmaktadır.1


     Kazakistan son yıllarda Bağımsız Devletler Topluluğu içinde sadece en yüksek ekonomik performansı sergilemesinin yanı sıra aynı zamanda da Orta Asya içinde en liberal ticaret sistemine sahip ülkelerden biri olarak bilinmektedir. Bölgede siyasi açıdan da en istikrarlı ülkeler arasında yer alan ülkeyi bağımsızlığından bu yana yönetmekte olan Nursultan Nazarbayev, 2005 yılında yapılan seçimlerde tekrar devlet başkanı seçilmiştir.  Ticari ilişkilerinde önceliği bölgesel oluşumlara veren ülke yönetimi, eski Sovyet Cumhuriyetleri arası işbirliğini savunarak çevre ülkelerle çeşitli bölgesel entegrasyon çalışmalarına öncülük etmektedir.2
     II. Genel Ekonomik Gelişmeler
     Geniş petrol yataklarının yanı sıra çeşitli maden ve metal kaynaklarına sahip olan ülke, tarım ve hayvancılıkta da büyük bir potansiyele sahiptir. Kazakistan’da 1.225 çeşit mineral ihtiva eden 493 yatak bulunmaktadır. Ülke uranyum, krom, kurşun ve çinko yataklarının zenginliği itibarıyla dünya ikincisi; mangan itibarıyla dünya üçüncüsü, bakır itibarıyla da dünya beşincisidir. Kömür, demir ve altın rezervleri itibarıyla Kazakistan dünya sıralamasında ilk on ülke arasında yer almakta; doğalgaz, petrol ve alüminyum rezervleri itibarıyla da, sırası ile dünyada on ikinci, on üçüncü ve on yedinci sırada yer almaktadır. Kazakistan'da 1996 yılında dünyanın en büyük üçüncü altın madeni bulunmuştur. Kazakistan toprakları altında keşfedilmiş maddi zenginliğin 2 trilyon ABD dolarından fazla olduğu belirtilmektedir.
     1991 yılındaki bağımsızlık öncesinde Kazakistan’ın Sovyetler Birliği çatısı altındaki rolü, gerek bulunduğu coğrafya gerekse yeraltı kaynakları nedeniyle buğday üretimi, metalürji ve mineral çıkarımı olarak saptanmıştır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla geleneksel ağır sanayi ürünlerine olan talebin büyük ölçüde daralması, ülkeyi ekonomik krize sokmuştur. 1990 – 1995 döneminde GSYİH’si her yıl üst üste ortalama % 7 küçülerek toplamda % 36’lık bir küçülme yaşamıştır.3 Diğer taraftan, 1993 yılında ulusal para birimi olan tengenin tedavüle sürülmesi ile başlayan ekonomi politikalarının 1996 yılı itibariyle meyveleri toplanmaya başlanmıştır. 1991 yılından itibaren ilk defa büyümeye geçen Kazak ekonomisi, aynı yıl içinde enflasyonu kontrol altına almayı da başarmıştır. Ancak, ilerleyen yıllarda ihraç ürünlerinin dünya fiyatlarındaki düşüş ve özellikle de 1998 yılında yaşanan Asya ve Rusya krizleri, Kazak ekonomisinin hala kırılgan olduğunu ortaya koymuştur. Kriz sonrasında ekonomiyi güçlendirme amacıyla günümüzde de devam etmekte olan birtakım önlemlere başvuran Kazakistan’ın amacı, ülkedeki enerji sektörleri dışındaki sektörleri de geliştirerek, ekonomide çeşitlilik sağlamak, petrole ve dünya petrol fiyatlarına olan aşırı bağımlılığı kırmaktır. Bu amaçla, 2003 yılında, 2003-2013 dönemini kapsayacak olan “Endüstriyel Yenilenme ve Kalkınma Programı” uygulamaya konmuştur.4
      2000-2005 dönemi ise Kazakistan için yeniden doğuş dönemine denk gelmektedir. Kazakistan’ın büyük petrol kaynaklarına yatırım yapan yabancı şirketler sayesinde ekonomik anlamda şaha kalkan ülkenin GSYİH’si, yukarıda yer alan tablodan da görülebileceği üzere yıllık ortalama % 9 gibi bir büyüme rakamına ulaşmıştır. Özellikle son yıllarda meydana gelen enerji fiyatlarındaki rekor artışlara rağmen 2005 yılı büyüme oranının % 9,4’te kalmasının altında petrol sektöründeki kapasite kısıtlamaları ile devlet müdahalesinin artan olumsuz etkisinin yattığına inanılmaktadır. 2006 yılında %10,6 büyüyen ülke ekonomisinin, 2007 yılında da %9,5 oranında büyüyeceği tahmin edilmektedir.
      2005 yılında ekonomik büyüme güçlü bir iç taleple desteklenmiştir. Özellikle petrol ve petrol ürünlerinde artan yatırımlar sonrasında işsizliğin giderek azalması, (1999’da % 13,5 olan işsizlik oranı 2005 yılı itibariyle % 8,1’e düşmüştür.5) maaşların ve banka kredilerinin artması sonucunda iç talepte de bir artış yaşanmaktadır. Petrol sanayindeki yatırımlar GSYİH’nin % 15-20’sine tekabül ederken, diğer üretim sektörlerindeki yatırımlar ise beklentilerin çok altında kalarak GSYİH’nin % 3’ü olarak gerçekleşmiştir. Bu tablo özellikle petrole olan bağımlılığı kırma çabaları ve petrol dışı büyümenin sürdürülebilirliği çalışmalarına tezat oluşturmaktadır. 6
      Diğer taraftan, sanayi sektöründe son dört yıldır devam eden ortalama % 11’lik büyüme 2005 yılında % 4,6’ya düşmüştür. Bunun altında yatan önemli sebeplerden birisi de coğrafi açıdan hiç denize kıyısı olmayan (landlock) ve taşımacılık alanında sıkıntıları olan ülkenin, 2005 yılında özellikle hidrokarbon taşımacılığında yaşadığı sorunlardır. Buna ilaveten yerel paranın –tenge- değer kazanması da üretimin düşmesinin altında yatan diğer sebeplerden birisidir.
      2005 yılı, GSYİH içindeki payı % 23’ten zamanla % 7’lere kadar düşen tarım sektörü için oldukça verimli geçmiştir. Son yıllarda ortalama % 1,6 büyüyen tarım sektörü, hava şartlarının yıl boyunca iyi gitmesi ve üç yıldır devam eden kırsal kesimin yeniden yapılandırılması çalışmaları sonucunda % 6,7’lik bir büyüme oranı yakalamıştır.
      2001 yılından beri tek haneli olan enflasyon oranı, 2005 yılında Kazakistan Merkez Bankasının tahmini olan % 5-7 oranını aşarak % 7,6 olarak gerçekleşmiştir. Şubat 2006 rakamları itibarıyla ise % 8,6’ya ulaşan enflasyon rakamlarındaki bu artışın arkasında yatan sebepler; maaşlarda meydana gelen yüksek artış, petrolle ilgili sektörlerin yüksek gelirleri ve banka kredilerindeki yüksek artıştır. Diğer taraftan, üretici fiyat endeksinin % 21 oranında artarak son beş yıldaki en yüksek seviyesine ulaşmasının altında yatan neden ise endeksin ağırlıklı olarak petrol ve mineral ürünlerinden oluşmasıdır.7 2006 yılında da yukarıda sayılan unsurların devam etmesi ve özellikle de petrol fiyatlarındaki artışın üretici fiyatlarını yukarıya çekmesi gibi nedenler yüzünden yıl sonu enflasyon rakamının hükümetin beklediği % 5-7 oranının üzerinde gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.
      Son yıllarda ekonominin istikrarlı bir şekilde büyümesi ve yabancı yatırımların artmasının halka yansımasına bakıldığında ise, adil bir dağılımın olduğunu söylemek pek mümkün olmasa da fakirlik giderek azalmaktadır. Başkentin bulunduğu ülkenin kuzeyi aynı zamanda sanayinin de yer aldığı bölge olduğu için, daha çok tarım sektöründe yoğunlaşan nüfusun yer aldığı güneye göre daha gelişmiştir. Yerel paranın son yıllarda gösterdiği istikrar nedeniyle yaşam standartları da artmaktır. Bağımsız Devletler Topluluğu içinde, ABD doları açısından en yüksek maaş Kazakistan’da verilmektedir. Öyle ki, diğer Orta Asya devletlerinden özellikle de Özbekistan’dan, birçok kaçak göçmen ülkeye çalışmak için gelmektedir. 8
     III. Petrol
     BDT ülkeleri içinde en zengin petrol yataklarına sahip olan ülkelerden biri de Kazakistan’dır. Kazakistan, petrol ve doğal gaz kaynaklarını değerlendirmek ve geliştirmek  için  kapılarını uluslararası yabancı  şirketlere  açmıştır.
     Kazakistan, petrol üretimini artırabilmek için iki önemli projeyi hayata geçirmiştir. Bunlardan birinci ve en önemlisi Hazar Denizindeki petrol arama faaliyetlerinin geliştirilmesidir. 2007 yılı sonunda anlaşmasının imzalanması planlanan ve 13 milyar varille 21. yüzyılın şu ana kadarki en büyük rezervine sahip olan “Nurstar”, Hazar’da Shell ortaklığı ile tespit edilmiştir. Diğer önemli bir proje ise, Kazak petrollerinin dünya pazarlarına taşınmasıdır. Sovyetler Birliği zamanında ülkede üretilen bütün petrol, Sovyet Boru Hattına akmıştır. Kazakistan bu yolu hala kullanıyor olsa da, bu hatta ek olarak Hazar Bölgesi petrolünü Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattına verecek bir proje geliştirilmiştir. Diğer taraftan Kazakistan Çin petrol pazarını da ele  geçirmek  için  bu  ülke  ile  ilişkilerini  devam  ettirmektedir. Kazak petrolünü ÇHC’ye taşıyacak olan proje Haziran 2006’da uygulamaya konulacak seviyeye gelmiştir.9 Kazakistan aslında Çin’in kendisine yönelik bazı faaliyetlerinden rahatsız olsa da sadece Batıya bağımlı olmamak için Çin’den de yatırım çekme çabası içine girmiştir.10
     IV. Ödemeler Dengesi ve Doğrudan Yatırımlar
     Kazakistan’ın ödemeler dengesi kalemleri incelendiğinde dış ticaretinde fazla veren ülkenin önemli miktarda carı açık verdiği ortaya çıkmaktadır. Bunun sebebi hizmetler sektöründen kaynaklanan açıktır. Özellikle petrol ve gaz alanına yapılan yatırımlar için gerekli olan inşaat, danışmanlık ve jeoloji ile ilgili çalışmalar ülke içinden karşılanamamaktadır. Ülkenin cari açık vermesinin diğer sebebi de ülkeye yatırım yapan yatırımcıların bu yatırımların meyvelerini toplamaya başlamalarıdır.
      Emtia fiyatlarındaki artış tahminine göre Kazakistan’ın 2008-2009 döneminde yıllık ortalama 19 milyar dolar dış ticaret fazlası vereceği tahmin edilmektedir.  Ancak, yüksek miktardaki dış ticaret fazlasına rağmen hizmetler sektöründeki yetersizlikler nedeniyle aynı dönem içinde cari dengenin yıllık ortalama 4,6 milyar dolar da açık vermesi beklenmektedir. Diğer taraftan, şu an plan aşamasında olan fakat önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek projelerin de yardımıyla, ülkenin, 2008 -2009 döneminde ortalama 7,5 milyar dolar yabancı sermaye yatırımı alacağı öngörülmektedir. Yüksek miktarda yabancı sermaye yatırımı alan Kazakistan, bu sayede cari açığını kapatabilmekte ve söz konusu açığın ülke ekonomisi için önemli bir risk oluşturmasının önüne geçebilmektedir. 11
     V. Dış Ticaret
     2006 yılının ilk çeyreğinde, üretimdeki miktar kısıtlamaları, elverişsiz mevsim şartları gibi nedenlerle, ekonomisinin önemli kısmı petrol ve petrol ürünlerine dayanan Kazakistan’ın petrol ihracatında miktar olarak düşme yaşanmıştır. İhracattaki düşüşün diğer bir sebebi de, yerli talebi daha iyi karşılayıp, ithalatı kısmayı amaçlayan hükümetin uyguladığı ihracat kotalarıdır.12 Nitekim petrol ve petrol ürünlerinin Kazakistan’ın hem ihracatında hem de ithalatında önemli bir yer tuttuğu görülmektedir.
           Kazakistan İstatistik Ofisinden alınan rakamlar, ihracatın miktar olarak düşmesinin dünya petrol fiyatlarında meydana gelen artış nedeniyle ihracat gelirlerinde herhangi bir azalmaya sebep olmadığını göstermektedir. Nitekim, 2006 yılının ilk dört ayında ülke, 5,7 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirirken 10,4 milyarlık da ihracat yapmıştır. Dört aylık dış ticaret fazlası da 4,7 milyar dolardır. Kazakistan’ın petrol dışında ikinci ihraç kalemi, her ne kadar tam kapasite ile işletilemese de, gazdır.
     2006 yılının ilk çeyreği gibi, 2005 yılında da miktar olarak petrol ürünleri ihracatındaki düşüşe rağmen, Kazakistan’ın ihracat gelirleri 2004 yılına göre % 50 artışla 20,5 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. İhracatının yarısından fazlasını (2005 yılında % 73) petrol ve petrol ürünleri oluşturduğu için, dünya fiyatlarındaki artış sonrası, ülkenin dış ticaret hacminde de yüksek artışlar meydana gelmiştir. Ancak, bu derece bağımlılık, fiyatlarda meydana gelebilecek muhtemel bir düşüş halinde ekonominin bundan kötü etkilenmesine yol açabilecektir. 
      İthalat kaleminde yer alan minerallerin çoğunluğunu rafine edilmiş petrol oluşturmaktadır. Sovyetler Birliği döneminde de metalürji ve mineral çıkarımında yoğunlaşan ülkenin ihracatındaki ikinci önemli kalemi metaller oluşturmaktadır. Diğer taraftan ithalatta da ithal ikameci politika nedeniyle makine ve ekipmanı önemli bir kalem olarak yer almaktadır.13
 
     Türk Cumhuriyetleri’nin ticaretlerinde ağırlığı kültürel bağlarının olduğu ve coğrafi açıdan kendilerine yakın ülkeler tutmaktadır. Ayrıca, petrol ve petrol ürünü ihracatlarını daha uzak ülkelere yapabilmektedirler. Diğer taraftan ABD, Almanya gibi gelişmiş ülkelerden makine ve ekipmanı ithal etmektedirler. Rusya Kazakistan’ın en büyük ticaret ortağı olmasının yanı sıra aynı zamanda Kazak petrollerini dünya pazarlarına ulaştırma konusunda da başlıca geçiş ülkesidir.
     VI. Dış Ticaret Yapısı ve Tarifeler
     Türk Cumhuriyetleri’nin hemen hepsi küçük ekonomiler olup ekonomik büyümelerini istikrara kavuşturabilmek için ticareti geliştirip dünya ekonomisi ile bütünleşme çabası içine girmek zorundadırlar. Ticari yapıları incelendiğinde, ticaretlerinin çok hızlı arttığı, ihracatlarında birkaç ürünün başat olduğu ve belli başlı birkaç ülke ile ticaret yapmaları gibi birçok ortak paydalarının olduğu görülmektedir. 1998 Rusya krizinden sonra hızla toparlanan Türk Cumhuriyetleri’nin ihracatlarındaki ani sıçramanın arkasında yatan sebep, ihraç mallarının dünya piyasalarındaki fiyatlarının çok hızlı artmasıdır.
     Türk Cumhuriyetleri’nin hemen hepsi ülke güvenliği, kamu sağlığı ve çevre gibi hususlar nedeniyle bazı ürünlerin ithalat ve ihracatını lisans sistemine tabi tutmaktadır. Özellikle Azerbaycan ve Kazakistan, bu uygulamaya bazı ürünleri iç piyasaya makul fiyatlarla sunabilmek için başvurmaktadır.14
      Kazakistan Türk Cumhuriyetleri içinde en liberal yapıya sahip devletlerden biri olarak bilinmektedir. Ülke, liberalizasyon yönünde adımlar atmaya 1994 yılında başlamıştır. Tüm ithalat kotaları feshedilmiş, ithalat ve ihracat tarifeleri indirilmiştir. Ortalama gümrük vergisi oranı 2005 yılı itibariyle % 7,9’dur. Ancak genel olarak gümrük vergisine tabi malların tarifeleri yaklaşık % 12-25 olup, ürün kategorisine göre değişmektedir.15 Rusya, Beyaz Rusya, Kırgızistan ve Tacikistan Kazakistan ile birlikte Bağımsız Devletler Topluluğu Gümrük Birliği Anlaşması üyesidir. BDT Gümrük Birliği üyesi ülkeler menşeli ürünlerin Kazakistan’a ithalatında gümrük vergisi uygulanmamaktadır. Buna ilave olarak Kazakistan tüm Bağımsız Devletler Topluluğu üyesi ülkeler ile (Türkmenistan haricinde) ikili tercihli ticaret anlaşmaları bulunmaktadır. Bu ülkelerden ithal edilen ürünler de gümrük vergisinden muaftır.
      Kazak Gümrük Kanunu’na göre ithalatçılar ile yerel üreticilerin yılda iki kez gümrük tarifelerinin değiştirilmesine yönelik başvuru hakları bulunmaktadır. Tarife değişiklikleri, Kazakistan ekonomisine yapacağı etki ve imzalanan uluslararası ticaret anlaşmalarına uygunluğu temel alınarak değerlendirilmektedir.16 Ancak bu hususun ülkenin vergi oranlarının çok sık ve beklenmedik ölçüde değişmesine yol açtığı belirtilmektedir.17
      VII. Karşılaştırmalı Üstünlük Yapısı
      Türk Cumhuriyetleri’nin ticaret yapıları incelendiğinde, rastlanan benzer özelliklerin karşılaştırmalı üstünlük yapılarında da devam ettiği görülmektedir. Öncelikle, bulundukları coğrafyanın getirisi olarak zengin yer altı kaynaklarına sahip olan bu ülkelerin en büyük dezavantajları dünya pazarlarına olan coğrafi uzaklıklarıdır. Bunun sonucu olarak ortaya çıkan yüksek nakliye masrafları, lojistik açısından çok da organize olamama ile birleşince, bu ülkelerin birçok ürün grubunda rekabet güçleri kırılmaktadır.
 
Tablo 5: Karşılaştırmalı Üstünlükler 18
 
Kaynak:International Trade Center
 
      Yüksek nakliye masraflarının yanı sıra uzun nakliye süreleri de bir diğer olumsuz etkendir. Örneğin Taşkent’ten Paris’e bir ürün nakliyesi yaklaşık 250 saat sürerken, Varşova’dan Paris’e sadece 25 saat sürmektedir.19 Coğrafi açıdan dünya pazarlarına uzak olmaları, nakliye masrafları nedeniyle ihraç mallarının fiyatını yükseltmekte, uzun nakliye süreleri de geleneksel ihraç ürünlerinin yanı sıra farklı ürünlerde çeşitlendirmeye gidip uzmanlaşmalarını ya da Batılı firmalarca işletilen üretim zincirlerine ham madde tedarik etmelerini zorlaştırmaktadır. Uzun nakliye sürelerinin diğer bir etkisi de ülkelerin meyve sebze gibi taze gıdalarda ihracat olanaklarını kısıtlamasıdır. Kazakistan, gıda sektöründe dünya sıralamasında epey gerilerde yer almaktadır. 
      Türk Cumhuriyetleri’nin birbirleriyle ve Rusya ile olan ticaret hacimlerinin yüksek olmasının altında yatan nedenlerin belki de en önemlisi nakliye masraflarının göreceli olarak düşük ve Sovyetler Birliği dönemindeki taşıma yollarının halen kullanılıyor olmasıdır.
      Diğer taraftan, özellikle Kazakistan ve Azerbaycan gibi kaynak zengini ülkelerdeki işgücü ücretleri de çevre ülkelere göre yüksektir. Örneğin Tacikistan’da aylık ücret 15 ABD dolaryken, Kazakistan’da aylık ücret yaklaşık 160 ABD dolarıdır. Çin’de ise 100-200 ABD doları arasında değişmektedir. Bu nedenle, Kazakistan ve Azerbaycan’ın, çevre ülkeler ve Çin ile karşılaştırıldığında emek yoğun sektörler açısından rekabet gücü azalmaktadır.20 Türk Cumhuriyetleri’nin ihracatlarında karşılaştıkları diğer önemli sorun da özellikle tarım ürünleri ihracatında gelişmiş ülkeler tarafından uygulanan yüksek koruma oranları ve sübvansiyonlar nedeniyle rekabet güçlerinin kırılmasıdır.
      Kısaca, pek çok maddede karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olan bu ülkeler, yukarıda sayılan nedenler yüzünden bu avantajlarının bir kısmını kaybetmektedirler. Bunun maliyeti de ticaret hacimlerinin yeterince gelişememesi, dünya ticaretinden pay  alamamaları ve ihracatlarının birkaç ürün dışına çıkamaması olmaktadır.
      VIII. Bölgesel ve Uluslararası Entegrasyonlar
      Türk Cumhuriyetleri’nin hepsi yukarıda bahsedilen ticaret engellerini aşabilmek için gerek uluslararası gerekse bölgesel ticari oluşumlarda yer alma çabasındadırlar. Bölgesel açıdan ilişkilere bakıldığında, Kazakistan Rusya, Kırgızistan, Beyaz Rusya ve Tacikistan ile birlikte “Avrasya Ekonomik Topluluğu”na üyedir. Topluluk “BDT Gümrük Birliği Anlaşması” ile kurulmuş olup, ticarette üye ülkeler arasında gümrük vergisi uygulanmamaktadır. Ancak gümrük birliğinin bir sonucu olan üçüncü ülkelere karşı ortak gümrük tarifesi henüz uygulanmamaktadır. Moldova, Ukrayna ve Ermenistan Topluluğa katılım sürecinde olup, şu an gözlemci ülke statüsündedirler.
      Kazakistan’ın Ukrayna, Moldova, Özbekistan ve Türkmenistan ile arasında Serbest Ticaret Anlaşması vardır.  Kazakistan aynı zamanda Türkiye’nin de üyesi olduğu “Ekonomik İşbirliği Teşkilatı”na da üyedir.
      Diğer taraftan, Kazakistan, en az gelişmiş ülkelerden 54 tanesine tarife tercihleri sağlamaktadır. Bu ülkelerden ithal edilen ürünler ülkeye gümrük vergisinden muaf olarak girmektedir. Ayrıca, gelişmekte olan 104 ülkeden yaptığı ithalatta da % 25 oranında gümrük vergisi indirimi uygulamaktadır. 21
      1996 yılında Dünya Ticaret Örgütüne (DTÖ) üyelik için başvuran Kazakistan’ın bu yöndeki görüşmeleri devam etmektedir.  DTÖ’ye üyelikle birlikte gelecek olan ticareti geliştirme ve dünya pazarlarına daha rahat giriş imkanı ile ihracatlarında karşılaştıkları yüksek tarifelerin bertaraf edilmesi gibi nedenlerle DTÖ’ye üyelik konusunda Kazakistan’ın istekli olduğu görülmektedir.
      IX. Türkiye İle Ekonomik İlişkiler
      İki ülke arasındaki ticari ilişkiler, temel olarak ticaret anlaşmalarına dayanmaktadır. 1992 yılında kurulmuş olan Türk- Kazak İş Konseyi iki ülkenin özel sektörleri arasındaki ilişkileri düzenlemektedir. 1993’te kurulan hükümetler arası Karma Ekonomik Komisyon iki ülkenin ticari ve ekonomik ilişkilerini gözden geçirmekle yükümlüdür.
      Kazakistan’ın bağımsızlığından itibaren iki ülkenin ticari ilişkileri sürekli olarak artmış, 1992’de 30 milyon dolar olan ticaret hacmi 2005 yılında bir milyar doları aşmıştır. Bunun tek istisnası 2001 yılında Türkiye’nin mineral yakıt ithalatında meydana gelen daralmadır.
      Tablo 8 ve 9’da ayrıntıları ile görüleceği üzere Kazakistan’a ihracatımızda başlıca kalemler; makine ve cihazlar, plastikten mamul eşya, elektrikli makine ve cihazlardır. İthalatımızdaki başlıca kalemler ise bakır, mineral yakıt ve demir-çelikten oluşmaktadır.
      Yabancı yatırımlar dikkate alındığında, Türkiye sermaye miktarı açısından ülkedeki en büyük dördüncü yatırımcı ülkedir. Hazine Müsteşarlığı tarafından açıklanmış verilere göre, 2004 yılı sonu itibariyle Kazakistan’a toplam 74 firma tarafından 400 milyon doların üzerinde sermaye ihracı yapılmış ve bu açıdan ülke, Türk sermayesinin en fazla gittiği ülkeler sıralamasında beşinci duruma yükselmiştir.  Bugün ülkede faaliyet göstermekte olan yaklaşık 250 Türk şirketinin % 70’inin tamamı Türk sermayelidir. Türk yatırımlarının 1/3’ü petrol alanında; geri kalanları telekomünikasyon, otel işletmeciliği, bankacılık gibi alanlarda faaliyet göstermektedir.22
      X. Sonuç
      1991 yılında bağımsızlığını ilan eden Kazakistan, Sovyet sisteminin dağılmasının getirdiği sancılı dönemi beş sene üst üste ortalama % 7 oranında küçülerek ekonomik anlamda en ağır yaşayan ülkelerden birisi olmuştur. 1993 yılında uygulanmaya başlanan ekonomi politikalarının meyveleri, 1996 yılında yaşanan ilk ekonomik büyüme ile  toplanmaya başlanmıştır. Son yıllarda emtia fiyatlarında meydana gelen artışlar, yapısal değişim, yabancı yatırımlar ve siyasi istikrar, ekonomiyi güçlendirmiş, hayat standartlarını da arttırmıştır. Ancak, önemli olan bunun sürdürülebilirliğini ve adil bir büyüme ortamını sağlamaktır. Bunun için ekonominin dış faktörlerden en az etkilenecek şekilde esnek olması ve büyümenin ana kaynakları olan petrol ve doğal gaza olan bağımlılığın kırılması gerekmektedir. Bu çerçevede, petrol dışı üretim ile, tarımdaki verimliliği arttırma ve küçük ve orta ölçekli işletmeleri geliştirme gibi alternatifler söz konusudur. Nitekim 2003 yılında uygulamaya konulan ve 2003-2013 dönemini kapsayan “Endüstriyel Yenilenme ve Kalkınma Programı”, istikrarlı büyümenin yanında enerji dışı sektörleri de geliştirme amacındadır. Hedeflere ulaşabilmek için özel sektör, enerji dışındaki alanlara da yatırım yapması için teşvik edilmelidir. Diğer taraftan, ekonomik büyümenin önünde önemli engel teşkil eden enflasyon ve ani döviz kuru artışlarının önüne geçilmelidir.
      Türkiye ile olan gerek ekonomik gerekse siyasi ilişkiler son derece gelişmiştir. Bağımsızlığının ardından Kazakistan’ı ilk tanıyan ülke Türkiye olmuştur. 1992 yılında 30 milyon dolar olan ticaret hacmi, 2005 yılı itibariyle 1 milyar doları geçmiştir.  Bulunduğu coğrafyanın siyasi ve ekonomik anlamda en istikrarlı devletlerinden birisi olan Kazakistan, Türk yatırımcıları için de önemli fırsatlar barındırmaktadır. Nitekim Türkiye ülkedeki en büyük dördüncü yatırımcı durumundadır. Kazakistan’ın gündeminde olan projeler büyük maddi kaynaklar ve ileri teknoloji gerektirdiği için, Türk firmaları genellikle Batılı firmalarla ortak yatırımlara yönelmektedir.
      Kazakistan, ithal ikameci bir ekonomi politikası izlediği için ülkeye mal satmak yerine ülke içinde yatırım yapmak daha avantajlıdır. Böylece, ithalatta uygulanan yüksek gümrük oranları bertaraf edilmiş olunmakta, ayrıca ülkenin çevre ülkelerle kurmuş olduğu gümrük birliği sayesinde diğer ülke pazarlarına da gümrüksüz giriş imkânı bulunmaktadır.
 
Kaynakça:
Almati Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği, 2006. “Kazakistan Raporu Mayıs 2006” http://www.musavirlikler.gov.tr/upload/KAZ/2005%20YILLIK%20RAPOR.doc
Asian Development Bank, 2006. “Central Asian Republics and Trade Policy” http://www.adb.org/Documents/Reports/ca-trade-policy/
Asian Development Bank, 2006. “Asian Development Outlook- Kazakhstan”,      http://www.adb.org/Documents/Books/ADO/2006/kaz.asp
Dış Ekonomik İlişkiler Kurumu (DEİK), 2005. “Kazakistan Ülke Bülteni” http://www.deik.org.tr/bultenler/2005624162315Kazakistan-Mayis2005.pdf  
Dış Ekonomik İlişkiler Kurumu (DEİK), 2006. “Türkiye-Kazakistan Ekonomik ve Ticari İlişkileri” Mart 2006, http://www.deik.org.tr/ikili/2006320165829Kazakistan-ikili-Mart2006.pdf 
Dış Ticaret Müsteşarlığı, 2007. “Kazakistan Ülke Raporu”, www.dtm.gov.tr
Economic Intelligence Unit (EIU),2006.  “Kazakhstan Country Profile”, 2006 http://www.eiu.com/report_dl.asp?issue_id=440777829&mode=pdf
Economic Intelligence Unit (EIU), 2006. “Kazakhstan Country Report”, July 2006 http://www.eiu.com/index.asp?layout=displayIssue&publication_id=520000852
Economic Intelligence Unit (EIU), 2007.  “Kazakhstan Country Report”, January 2007 http://www.eiu.com/report_dl.asp?issue_id=42894989&mode=pdf 
İGEME, 2005.  “Hedef Pazar Araştırması; Kazakistan”, Aralık 2005. http://www.igeme.gov.tr/
IMF, 2007. www.imf.org
International Trade Center, 2007. http://www.intracen.org/menus/countries.htm  
Kazakistan İstatistik Ofisi, 2007. http://www.stat.kz/stat/index.aspx?sl=news&l=en
Lücke M, Rothert Jacek, Ocak 2006. “Comparative Advantage in International Trade for Central Asia”, http://siteresources.worldbank.org/INTTRADERESEARCH/Resources/Luecke_Rothert-Comp_Adv_Central_Asia-Jan2006.pdf
Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA), Mayıs 2005.  “Kazakistan Ülke Raporu” http://www.tika.gov.tr/Dosyalar/Kazakistan.doc
UNCE, 2007. www.unce.org 
World Bank, 2007. www.worldbank.org
* Dış Ticaret Uzman Yrd., İthalat Genel Müdürlüğü
1 Almati Büyükelçiliği, Ticaret Müşavirliği, “Kazakistan Raporu Mayıs 2006”
2 Dış Ekonomik İlişkier Kurumu (DEİK), “Kazakistan Ülke Bülteni” Mayıs 2005
3 Economic Intelligence Unit (EIU), “Kazakhstan Country Report”, July 2006
4 Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA), “Kazakistan Ülke Raporu” Mayıs 2005
5 EIU,”Kazakhstan Country Report”, July 2006
6 Asian Development Bank, “Asian Development Outlook- Kazakhstan”, 2006
7   ibid
8 EIU, Kazakhstan Country Profile,2006
9 Almati Büyükelçiliği, Ticaret Müşavirliği, “Kazakistan Raporu Mayıs 2006”
10 Dış Ekonomik İlişkiler Kurumu (DEİK), “Kazakistan Ülke Bülteni” Mayıs 2005
11 EIU, Kazakhstan Country Report, January 2008
12 EIU, Kazakhstan Country Profile, 2006
13 Dış Ekonomik İlişkiler Kurumu (DEİK), “Kazakistan Ülke Bülteni” Mayıs 2005
14 Asian Development Bank, “Central Asian Republics and Trade Policy”
15 Almati Büyükelçiliği, Ticaret Müşavirliği, “Kazakistan Raporu Mayıs 2006”
16 İGEME, “Hedef Pazar Araştırması; Kazakistan” Aralık 2005
17 Asian Development Bank, “Central Asian Republics and Trade Policy”
18 Bu endeks, Balassa formülü kullanarak ülkenin ihracat bazında karşılaştırmalı üstünlüğünü göstermektedir. Hesaplama yönteminde, x ürününün ülke ihracatı içindeki payı ile toplam dünya ihracatındaki payı karşılaştırmaktadır. Bu çerçevede “1”in üstündeki değerler ilgili üründe uzmanlaşmayı göstermektedir. Dünya sıralaması sütununda ise ülkenin uzmanlaşma derecesi açısından tüm ülkeler içindeki sıralamasıdır.
19 Lücke M, Rothert Jacek, “Comparative Advantage in International Trade for Central Asia”, Ocak 2006. http://siteresources.worldbank.org/INTTRADERESEARCH/Resources/Luecke_Rothert-Comp_Adv_Central_Asia-Jan2006.pdf
20 ibid
21 İGEME, “Hedef Pazar Araştırması; Kazakistan” Aralık 2005
22 DEİK, “Türkiye-Kazakistan Ekonomik ve Ticari İlişkileri” Mart 2006

 

Yorumlar

Göster/Gizle (Yorum Yazma) Lütfen YORUM Yazmak İçin Giriş Yapın. Üye değilseniz ücretsiz üye olabilirsiniz.
 

Online Borsa