Kıbrıs
Türk Bayrağına Hakaret Ettirmeyiz
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

kktcbayraklarimiz

Küstahlaşan Rum lider, bayrağa hakaret ederek bir bölgenin kişiliksiz bir lideri olduğunu tastik etti.

Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas: "Tam karşımızda, bu hilkat garibesi bayrak duruyor. Bayrağın Beşparmaklar'dan yok olması, vatanın ve halkının yeniden birleşmesi için elimden geleni yapıyorum"

Rum radyosunun haberine göre, Beşparmaklar'daki KKTC bayrağını "hilkat garibesi" olarak niteleyen Hristofyas "Bu, işgalin sürmekte olduğunun ve halkımızın bölünmüş bir vatanda yaşamaya devam ettiğinin göstergesidir" iddiasında bulundu.

Hristofyas Noel şarkıları söylemek üzere Rum Başkanlık Köşkü'ne giden Polis, Rum milli muhafız ordusu (RMMO) ve yunan kontenjan alayı (ELDİK) filarmoni orkestralarını dinledikten sonra yaptığı açıklamada Rum iç cephesinde her kafadan bir ses çıkmakta olduğunu belirterek iç cephede birlik çağrısında da bulundu.

KKTC'deki beşparmak dağlarının Kıbrıs Rum Kesimine bakan yüzünde yer alan ve bir yamaca çizilmiş en büyük bayraklardan biri olan "Dağdaki Bayrak" yıllarca önce Türk komando askerleri tarafından taşlar dizilerek ve boyanarak meydana getirildi. Dört futbol sahası büyüklüğünde olan bayrak çok uzak mesafelerden ve yükseklerden görülebiliyor. Guinness Rekorlar Kitabına girmeye aday olan bayrak KKTC'nin gurur anıtlarından biri. Eski direniş ve mücahitlerden oluşan bir ekip her yıl bayrağın bakımını ve boyamasını yapıyor ve yaptırıyor. Üç yıl kadar önce gene bu bayrak, eski mücahitlerden iş adamı Tanju Müezzinoğlu ve arkadaşlarının başını çektiği bir kampanya ve kurduğu bir komite tarafından ışıklandırıldı. Geceleri önce Ay yıldızlı Türk bayrağı olarak yanan bayrak daha sonra KKTC bayrağına dönüşüyor. Kıbrıs Rum kesiminde yapılan araştırmalarda dağdaki bayrak Türk varlığını simgelediğinden ilk ortadan kaldırılması gereken işaretlerden biri sayılıyor.


Yorumları Oku (0) ...
 
KKTC Bağımsız Bir Devlettir, AB Haddini Bil !

Talat: Canımızı sıkan yaklaşımlar var

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, AB Komisyonu’nun dün yayımladığı, Türkiye’ye ilişkin İlerleme Raporu ve Strateji Belgesinin Kıbrıs bölümünün olumsuz olduğunu ifade ederek, Türkiye’den Kıbrıs Rum tarafıyla ilişkilerini normalleştirmesini istemenin, Kıbrıslı Türklere hakaret ve saldırı olduğunu söyledi.
Talat, “Türkiye eğer ilişkilerini ’Kıbrıs cumhuriyeti’ ile normalleştirirse biz ne yapıyoruz şimdi, görüşmeye hiç gerek yok” dedi.  Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas’la Kıbrıs müzakereleri çerçevesindeki görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanlığına dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“CANIMIZI SIKAN YAKLAŞIMLAR VAR”-

Talat, AB Komisyonu’nun dün yayımladığı İlerleme Raporu ve Strateji Belgesi ile ilgili bir soru üzerine, “Kıbrıs bakımından olaya baktığımda, bizim canımızı sıkan yaklaşımlar var, AB’den” dedi.
AB’nin, “Kıbrıslı Türklerin izole edildiği ve bunun kaldırılması” çağrısını yaptığını unutarak, Türkiye’den limanlarını Rum tarafına açması çağrısı yaptığına işaret eden Talat, bunun yanında bir de Türkiye’den “Kıbrıs cumhuriyeti” ile ilişkilerinin normalleştirilmesinin istenmesinin “Kıbrıslı Türklere kast etmek olduğunu” vurguladı.
Bunun, Kıbrıs Türklerine hakaret ve saldırı olduğunu ifade eden Talat, şöyle konuştu:
“Bugün yürüttüğümüz müzakereleri niçin yapıyoruz o zaman, bugün neyi çözmeye çalışıyoruz o zaman? Türkiye eğer ilişkilerini ’Kıbrıs cumhuriyeti’ ile normalleştirirse biz ne yapıyoruz şimdi, görüşmeye hiç gerek yok. O zaman ’Kıbrıs cumhuriyetinin’ egemenliğini yeniden tesis edelim, ki Türkiye’den istenen budur ve o bu iş bitsin. Niye bu görüşmeleri destekliyor AB...”
Bütün bunların, Güney Kıbrıs’ın tek yanlı olarak AB’ye girmesinden kaynaklandığını belirten Talat, Rum tarafı AB’de olmasaydı, AB’nin böyle karar alamayacağını söyledi.
Rum kesiminin uluslararası kurumlara katılmasına Türkiye’nin koyduğu engelin kaldırılmasının istendiğini de ifade eden Talat, bunun kabul edilebilecek bir şey olmadığını, Rum tarafının yeni uluslararası kuruluşlara üye olmak şöyle dursun, bulunduğu uluslararası kuruluşlardan dahi ihraç edilmesi gerektiğini vurguladı. Talat, “Çünkü Kıbrıs’ın bütününü temsil etmiyor. Halbuki o kuruluşlarda Kıbrıs’ın bütünü adına yer alıyor” diye konuştu.

KIBRIS MÜZAKERELERİ

Hristofyas’la görüşmesi hakkında da bilgi veren Talat, bugün “yürütme” konusunu ele almaya devam ettiklerini, “Rum tarafının ve Türk tarafının önerisini, bunların zayıf ve güçlü yanlarını tartıştıklarını” belirtti.  Talat, “Kıbrıs müzakerelerinde yürütmenin nasıl seçileceği konusunda anlaşamadıklarını, ancak bu konuda gelişme bulunduğunu, bunu tartışmayı sürdüreceklerini” söyledi.
“Rum tarafının endişelerine cevap veren düşüncelerini daha önce somutlaştırdıklarını, onların da Türk tarafında endişeye yol açan düşünce veya görüşlere yanıtlarını somutlaştırdığını” kaydeden Talat, bugün bu tartışmayı devam ettirdiklerini, konu üzerinde düşünmeye devam etme kararı aldıklarını bildirdi.
Talat, Hristofyas ile 21 Ekim Çarşamba günü öğleden sonra yapacakları toplantıda “dış ilişkiler” konusunu ele alacaklarını, bir sonraki görüşmede de “mülkiyet” konusuna geçeceklerini ifade etti.
“Yürütmenin nasıl seçileceği konusunda anlaşamadıklarını, ancak birbirlerinin endişelerine cevap veren konuları masaya koyarak, makul ve adil öneriler yapıldığı izlenimi doğduğunu, bunun da önemli bir gelişme olduğunu” kaydeden Talat, kendi önerilerinin çok daha yaşayabilir bir öneri olduğunu söyledi.
Talat, bir gazetecinin “Rum basınında ’yürütme’ konusunda anlaştığınız yönünde iddialar çıktı” sözlerine, “Doğru değil, hayır. Bir sonuca varmış değiliz, tartışıyoruz, düşünmeye ve gelecekte bu konuyu (yürütmeyi) görüşmeye devam edeceğiz” dedi.


Yorumları Oku (0) ...
 
Filistinin Hançeri Şah Damarımızın Üzerinde
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

abbas

Abbas’tan Rumlara 'Türk işgaline karşı' destek

Filistin için sokaklarda yapılan gösteriler mındar oldu. Abbas aşağıdaki haberi yalanlamayıp, Türkiye ve Türk Milletinden özür dilemezse Türkiyenin kötülüğünüzü isteyen bir Filistini desteklememek için kampanyalar başlatacağız.

Resmi bir ziyaret için Kıbrıs Rum kesiminde bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın dün yaptıkları görüşmenin ardından yaptıkları ortak basın toplantısında birbirlerine karşılıklı destek beyanında bulundu.

İki liderin verdiği sıcak mesajlar Rum basınında, "Filistin, Kıbrıs Rum yönetimini Türk işgalinin sona ermesi için destekliyor" şeklinde yorumlandı.

Görüşmeleri sonrasında iki liderin yaptığı ortak basın toplantısında Rum lider Hristofyas, Filistin Yönetimi'nin Rum halkının “mücadelesine” verdiği destekten ve Rum yönetiminin tezlerini İslam Konferansı Örgütü’nde gündeme getirmesinden dolayı Mahmud Abbas’a teşekkür etti.

AB içinde Filistinli "kardeşlerinin" davasını her zaman yapıcı şekilde desteklediğini ve desteklemeye devam edeceğini ifade eden Hristofyas, Güney Kıbrıs’ın kısa süre önce Ramallah’ta temsilcilik açma kararı aldığını, Rum tarafındaki Filistin temsilciliğinin seviyesinin de yükselmekte olduğunu kaydetti. Hristofyas, Filistin’le ekonomi, turizm ve eğitim alanlarında ikili anlaşmaların da çok yakında ilan edileceğini açıkladı.

Rum Yönetimi’nin Ramallah’ta temsilcilik açma kararının kendilerini memnun ettiğini belirten Mahmud Abbas da, "Bu girişim aramızdaki ilişkileri daha da pekiştirme gücü verdi ve haklarımız için verdiğimiz mücadelenin siyasi çıtasını yükseltti” dedi.

Abbas, Rum Yönetimi lideri Hristofyas’ı, en kısa zamanda Filistin’e de beklediğini söyledi.

Abbas'ın ziyaretine geniş yer ayıran Rum basını, iki liderin birbirlerine verdikleri sıcak mesajları “Rum Yönetimi Türklerin, Filistinse İsrail’in işgaline son verilmesi için birbirini karşılıklı destekliyor” sözleriyle değerlendirdi. Rum Fileleftheros gazetesi de haberinde, “Endişe ve tedirginlikler ortak. Kıbrıs ve Filistin, bütün alanlarda karşılıklı destek konusunda anlaştı” ifadelerini kullandı.Filistin Davos’a damga vurmuştu Başbakan Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu’nda İsrail Cumhurbaşkanı Peres’e Gazze’deki katliam nedeniyle çatmış ve sözünün kesilmesi üzerine “Daha da gelmem Davos’a” diyerek zirveyi terk etmişti.


Yorumları Oku (1) ...
 
Biz Kimin Ne Demek İstediğini Biliyoruz

kktc-basbakani-eroglu1

KKTC Başbakanı sayın Eroğlu bizim Kıbrıstaki karındaşımızdır. Doğru bir söz etmiştir. Sayın Talat bundan ders almalıdır.

KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu, Ankara'ya Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'tan "daha yakın" hissettiğini söyledi.

KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu, Türk basınında kendisine yönelik olarak yer alan "Ankara'nın yaklaşımı Talat'tan ziyade bize yakın" ifadesinde yanlış yorum olduğunu belirterek, "Ankara'ya Talat'tan daha yakın hissederim manasında söylediğim bir sözdür, yoksa siyasal açıdan değil" dedi.KKTC Başbakanı Eroğlu, basında kendisi ile ilgili yer alan haberlere açıklık getirdi. Söylediklerinin yanlış yönlere kaydırıldığını ifade eden Eroğlu, Ankara'ya KKTC Cumhurbaşkanı Talat'tan daha yakın olması konusunda yaptığı açıklamanın çarpıtılmaya çalışıldığını dile getiren Eroğul, yıllardır başbakanlık yaptığını kaydederek "Anavatansız KKTC olamaz. Türkiye bizim anavatanımızdır. Türkiye hükümetleri ile ilişkileri en sıcak noktaya taşımak mecburiyetindeyiz ve ben şahsen bunu yapıyorum" ifadelerinin
yer aldığı açıklamasının doğru olduğunu vurgulayarak, "Ben kendimi Ankara'ya daha yakın hissederim" dedi.

Bu açıklamanın KKTC'nin görüşmelerdeki siyaseti doğrultusunda değerlendirilmiş olabileceğini belirten Eroğlu, "Siyasi açıdan yakın olmak meselesi değil, ben kendimi Ankara'ya Talat'tan daha yakın hissederim. Kıbrıs politikasını tabii ki Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri ile birlikte götüreceğiz. Bunu yıllardır savunanlardan biriyim. Bugün de Sayın Talat aynı şeyi söylemeye devam ediyor. Bu konuda biraz yanlış anlama olsa gerek."Kıbrıs müzakerelerinin devamından yana olduklarını yineleyen Eroğlu, "Tabii henüz ortaya bir anlaşma metni çıkmış değil ki 'ters düştük' şeklinde bir yorum yapabileyim. Şu anda görüşmeler devam ediyor, 6 başlık üzerinde çalışmalar henüz tamamlanmış değil. O başlıklar üzerindeki çalışmalar tamamlandıktan sonra tabii ki bir durum değerlendirmesi yapacağız. Ve hangi noktalarda diyalog ve bir ortak noktaya varma ihtiyacı vardır onları Sayın Cumhurbaşkanı ile birlikte değerlendireceğiz" dedi.

"Sayın Talat'la geçmişte değişik görüşlerdeydiniz" yönünde yöneltilen sorulara da karşılık veren Eroğlu, "Siyasi partilerin yarışı başkadır. Şu anda Sayın Talat Cumhurbaşkanıdır, görüşmecidir ve görüşme masasında kendisini desteklediğimizi de biliyor ama neticede her siyasi partinin Kıbrıs konusuyla ilgili görüşleri var. İşte burada ayrılıklar olursa, (Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Dimitris) Hristofyas'la bile anlaşmaya çalışıldığına göre, biz de kendi aramızda oturur, konuşur bir ortak nokta buluruz."Rumların hep istekte bulunduğunu ve bu isteklerin bitmediğini ifade eden Eroğlu, "İstekleri bitmediği sürece de anlaşmayı zorlaştırıyor" dedi.


Yorumları Oku (0) ...
 
Kıbrıs Rumlarla Birleşeceğine Türkiye ile Birleşsin
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfMükemmel 

turkbayraklari

Rum haberlerine KKTC'den tepki

KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs'ta taraflar arasında devam eden müzakerelerin hedefinin, Kıbrıs Türk ve Rum tarafının eşitliğine dayalı yeni bir ortaklık oluşturmak olduğunu vurguladı.

Bakan Özgürgün, "Kapsamlı müzakereler sürecinin sonunda kurulacak yeni devlet, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamı olacak" yönünde Rum basını kaynaklı haberler üzerine yazılı bir açıklama yaptı.Sözkonusu haberlerin asılsız olduğuna işaret ederek, Kıbrıs Türk tarafının müzakere masasına bu hedefle oturmadığını bir kez daha ilgili tüm taraflara duyurma ihtiyacı hissettiklerini belirten Özgürgün, taraflar arasında devam eden müzakerelerin hedefinin Kıbrıs Türk ve Rum tarafının eşitliğine dayalı yeni bir ortaklığın oluşturulması olduğunu, bunun Türk tarafınca birçok kez dile getirildiğini kaydetti.

Özgürgün, "Kıbrıs Türk tarafı ilk günden itibaren müzakere masasında hedeflediği nihai anlaşmanın temel ilkelerini ortaya koymuş ve kırmızı çizgilerini açıklamıştır" dedi.Dışişleri Bakanı Özgürgün, müzakerelerin hedefinin, sulandırılmamış iki kesimliliğe, iki halkın siyasi eşitliğine, Kıbrıs Türk Kurucu Devleti ile Kıbrıs Rum Kurucu Devletinin eşit statüsüne dayalı yeni bir ortaklığın kurulması ile Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin devam ettiği bir anlaşmaya varmak olduğunu belirtti.
Yeni kurulacak ortaklık devletinin uluslararası kuruluşlara üyeliğinin de bu bağlamda yeniden gözden geçirileceğini kaydeden Özgürgün, şöyle devam etti:
"Yeni ortaklık cumhuriyeti kesinlikle 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamı olmayacaktır. Kıbrıs Türk tarafının bu tür bir vizyon öngören kapsamlı bir anlaşmaya onay vermeyeceği açıktır. Kıbrıs Türk tarafının ne isim altında olursa olsun Rum hegomonyasının devam edeceği ve Kıbrıs Türk halkının azınlık statüsüne düşürüleceği bir düzenlemeyi kabul edeceğini düşünmek hayaldir."

Kıbrıs Rum liderliğinin, müzakerelerin hedefini açık ve net bir şekilde halkına açıklamakla yükümlü olduğunu da vurgulayan Özgürgün, Rum Yönetimi'nden halkını doğru bilgilendirmesini, asılsız yanlış bilgilerle kandırmamasını istedi. Özgürgün, açıklamasıan şöyle devam etti:"GKRY liderliğini bir kez daha uyarıyor, bu tür provokatif açıklamaların müzakereler sürecine hiçbir şekilde olumlu etkisinin olmadığı gerçeğini yineliyoruz. Kıbrıs Rum liderliğini, siyasi eşit ortağı Kıbrıs Türk tarafı ile yeni bir ortaklık anlaşmasına varmak için ciddiyetle ve iyi niyetle müzakere etmeye davet ediyor ve Kıbrıs meselesinin başka hiçbir şekilde çözümünün mümkün olmadığı gerçeğini bir kez daha hatırlatıyoruz."


Yorumları Oku (0) ...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 İleri > Son >>

Sayfa 1 - 2

Online Borsa