KIRGIZİSTAN ÜLKE PROFİLİ
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 

KIRGIZİSTAN
Temel Sosyal ve Ekonomik Göstergeler (2004)
Yüzölçümü 198 500 km²
Nüfus 5,09 milyon
Yönetim Biçimi Cumhuriyet
Başkent Bişkek (825 000)
Dil Kırgızca ve Rusça
GSYİH 2,2 milyar $
Kişi Başına Milli Gelir  432 $
Büyüme Oranı (%) 7,1
Enflasyon Oranı (%) 4,1
Cari İşlemler Dengesi  ¬101 milyon $
İhracat (milyon $) 733
İthalat (milyon $) 904
Para Birimi Sum 42,65: 1 ABD $

Doğal Kaynaklar Altın ve değerli metaller, kömür, petrol ve doğal gaz, cıva, kurşun
ve çinko, bizmunt ve nefelin Sanayi Ürünlerik

Makine, tekstil, gıda işleme, çimento, ayakkabı, buzdolabı, kereste, mobilya, elektrikli motorlar, altın ve değerli metaller

Tarım Ürünleri
Tütün, pamuk, patates, sebze, meyve, üzüm; koyun, keçi, sığır, yün
KDV Oranı %20
 
Kaynak: The Economist Intelligence Unit Kyrgyz Republic Country Report February 2006
CIA The World Fact Book

Doğal Kaynaklar
Yüksek  dağlarla  kaplı  olan  Kırgızistan  Cumhuriyeti’nde  karasal  iklim  hakimdir.  Kışlar
soğuk,  yüksek  kesimler  haricinde  yazlar  ise  genellikle  ılık  geçmektedir.  Birkaç  şehir
dışında ülke toprakları büyük ölçüde tarım için kullanılmaktadır. Ülkede önemli miktarda
altın,  antimon,  kalay,  uranyum,  polimetalik  cevherler  ve  sınırlı  miktarda  hidrokarbon
rezervleri bulunmaktadır.

Nüfus
2004 yılı sonu itibarı ile ülke nüfusu 5,09 milyondur. Bağımsızlık sonrasında çok sayıda
Alman ve Rus ülkeden göç etmiştir. Ülkedeki siyasal gelişmeler, ekonomideki kötüye gidiş
ve Kırgız olmayan kişilere sağlanan sınırlı olanaklar göçe sebep olmuştur. 1995 yılı itibarı
ile ülke dışına çıkan Alman ve Rus sayısının 500 000 olduğu tahmin edilmektedir. 1995
yılından  sonra  ülke  siyasetinde  yaşanan  olumlu  gelişmelerin  göçün  azalmasına  sebep
olmasına rağmen özellikle etnik Ruslar ekonomik koşullar ve güvenlik kaygıları nedeniyle
ülkeyi terk etmeye devam etmektedir. Nüfusun yaklaşık 2/3’si kırsal kesimde yaşamakta
olup, büyük çoğunluğu kentlerde yaşayan Rusların ülkeden göç etmesi nedeniyle bu oran
değişmektedir. Nüfusun %34,4’ü 0¬14 yaş arasında, %59,4’ü 15¬64 yaş arasında olup %
6,2’si ise 65 yaş ve üzeridir.

Ulaşım ve Haberleşme
Kırgızistan  Çin,  Kazakistan,  Tacikistan  ve  Özbekistan  ile  komşudur.  1995  yılı  itibarı  ile karayollarının  uzunluğu  18  500  km.dir.  Karayolları  ağı  özellikle  Bişkek  ve  Oş  kentlerini birbirine bağlayan kuzey¬ - güney otoyolunda gelişmektedir. Oş kentinden Çin sınırına kadar uzanan bir karayolu yapım çalışması devam etmektedir. Bu projenin finansmanının büyük bölümü Asya Kalkınma Bankasından sağlanmıştır. 2003 yılı Mayıs ayında Çin’in Sincan bölgesi  ve  Kırgızistan’ı  birbirine  bağlayacak  olan  yeni  bir  yol  yapım  projesi  iki  ülke  hükümetleri tarafından ilan edilmiştir.
Demiryollarının  uzunluğu  yaklaşık  370  km  olup,  demiryolları  hizmetlerindeki  gelişmeler 1999  yılında  devlet  desteğinin  kesilmesi  nedeniyle  durmuştur.  Ancak  ülkenin  komşu ülkelerin  demiryolu  sistemlerine  bağımlılığını  sona  erdirmek,  ülkenin  kuzey  ve  güney bölgelerini  birbirine  bağlamak  ve  ülkeyi  alternatif  bir  ulaşım  koridoru  yapmak  üzere demiryolu ulaşımını genişletmek hususunda bir ulusal plan bulunmaktadır. Bu plan, ülkeyi trans¬ Asya  demiryolu  trafiğinde  alternatif  bir  koridor  haline  getirmeyi  hedeflemektedir.
Bişkek, Oş ve Celalabad arasındaki yolcu taşımacılığının gelişmesi için Dünya Bankası
finansal  destek  sağlamıştır.  2003  yılı  Haziran  ayında  ilan  edilen  ve  Kazakistan  ve
Kırgızistan  arasındaki  yolcu  taşımacılığını  büyük  ölçüde  kolaylaştıracak  olan  projenin
2008’de  sona  ermesi  beklenmektedir.  Ülke  içi  uçuşlar  devlet  tarafından  önemli  ölçüde
sübvanse edilmekte olup, belli başlı şehirler arasında yapılmaktadır. Bişkek havaalanının
modernizasyonu çalışmalarında başta Japon yatırımcılar olmak üzere yabancı yatırımcılar
ağırlıklı rol oynamaktadır.
Telekomünikasyon  altyapısı  Avrupa  Kalkınma  ve  Yatırım  Bankası¬EBRD  ve  Dünya
Bankası desteğinde yeniden kurulmaktadır. 2000 yılı itibarı ile 100 kişi başına 7,7 telefon
hattı düşmektedir. Telefon hatları büyük ölçüde başkent Bişkek’te yoğunlaşmıştır. Batıda
bu oran ortalama olarak 100 kişi başına 50 hattır. Kişi başına düşen telefon hattı sayısı
Özbekistan’da olduğundan fazla olmakla birlikte, Kazakistan’da olduğundan azdır. Ülkede
iki mobil telefon operatörü bulunmaktadır. Mobil telefon abonelerinin sayısı halen düşük
düzeyde olup, 2002 başı itibarı ile 40 000 olarak kaydedilmiştir.
Telekom  sisteminin  modernleştirilmesi  internet  kullanımını  yaygınlaştırmıştır.  1999  yılı
sonunda  kullanıcı  sayısı  yalnızca  3  000  iken,  2002  yılı  nisan  ayı  itibarı  ile  20  000’e
ulaşmıştır.  Ülkede  10  adet  internet  sağlayıcısı  bulunmaktadır.  2002  yılı  mart  ayında
onaylanan ulusal bilgi ve iletişim teknolojileri stratejisi uyarınca devlet, internet kullanımını
daha da yaygınlaştırmayı ve e¬ticaretin geliştirilmesi gibi daha ileri alanlara da genişletmeyi
hedeflemektedir. Sözkonusu strateji bilgi teknolojileri sektörünün GSYİH’daki payını 2010
itibarı ile %5’e yükseltmeyi amaçlamaktadır.

Genel Ekonomik Durum
Kırgızistan  ekonomisinin  hizmetler  sektöründen  sonra  ikinci  önemli  sektörü  olan  tarım,
GSYİH’ya  yaklaşık  %35  oranında  katkıda  bulunmaktadır.  Ülkenin  denizden  oldukça
yüksek  seviyelerdeki  stepleri  hayvancılık  için  çok  elverişlidir.  Daha  alçak  vadilerde  ise
hububat  üretimi  yapılmaktadır.  Sanayi  sektörü  GSYİH’nın  yaklaşık  %22,3’ünü
oluşturmaktadır.  İmalat  sanayi  daha  çok  Bişkek  kenti  ve  Oş  bölgesinde  yoğunlaşmıştır.
Dağlık bölgelerde ise  önemli  altın  ve  antimon  cevherleri  bulunmaktadır.  Hizmet  sektörü
GSYİH  içinde  %40,6  paya  sahiptir.  1991  yılında  bağımsızlık  ilanının  ardından  ülkenin
başlıca  gündemini  Sovyetler  Birliği’nin  dağılmasını  izleyen  hızlı  küçülme  sürecini
durdurmak ve fiyatların serbestleştirilmesi neticesinde oluşan yüksek enflasyon düzeyini
dizginlemek oluşturmuştur.
Sektörler İtibarı ile GSYİH (2004, %)
Tarım 36,6
Madencilik, sanayi 17,5
İnşaat 3,3
Taşımacılık ve iletişim 7,1
Ticaret 20,1
Diğer 15,4
 
Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Kyrgyz Republic Country Profile 2005

Bağımsızlığı izleyen dönemde ülkenin GSYİH’sı yarı yarıya düşmüştür. 1996 yılında tarım
sektöründeki  gelişmeler  ve  Kumtor  altın  madeninin  inşaası  neticesinde  reel  GSYİH
büyüme  hızı  artış  göstermiştir.  1997  ve  1998  yıllarında  Kumtor’un  faaliyete  geçmesiyle birlikte  büyüme  hızı  artış  göstermeye  başlamış  ancak  Rusya  krizi  ile  birlikte  yeniden düşmüştür.  1999¬2001  döneminde  tarım  sektöründeki  büyüme  ve 
Kumtor  altın  madeni  üretimindeki artış neticesinde GSYİH artış hızı yeniden yükselmiş ve yıllık ortalama %4,6
olarak  gerçekleşmiştir.  Ancak  ekonominin  büyük  ölçüde  Kumtor  altın  madeni  üretimine
dayanması  yüzünden  2002  yılında  ülke  ekonomisi  olumsuz  yönde  etkilenmiştir.  2002
yılında madende meydana gelen bir kaza neticesinde üretim durmuş ve ülkenin GSYİH’sı
%0,5 oranında daralmıştır.
GSYİH’nın  büyük  ölçüde  tarım  sektörüne  bağımlı  olması  ülke  ekonomisinin  hava
koşullarına bağlı olarak değişiklik göstermesine sebep olmaktadır. Kumtor altın madeninin
1997 yılında faaliyete geçmesi ile tarım sektörüne bağımlılık azalmıştır. Tekstil ve giyim
sanayi sektörleri ve altın sanayi sektörleri dışında diğer sanayi sektörlerinde kayda değer
bir gelişme yoktur.
1998  yılı  itibariyle  hanehalklarının  %70’i  yoksulluk  sınırı  altında  yaşamaktadır.  Sumun
zayıflaması ve 1998 yılı ortalarından itibaren enflasyonun yükselmesi pek çok kişinin gelir
seviyesinin yoksulluk sınırının altına düşmesine neden olmuştur.
Sıkı  para  politikaları  neticesinde  1993  yılında  %700,  1994  yılında  %200  düzeyinde
gerçekleşen  enflasyon  1998  yılında  yaklaşık  %10  olmuştur.  Ancak  1998  yılı  ağustos
ayında Rusya Federasyonu’nda yaşanan finansal kriz fiyatlarda ani bir yükselişe neden
olmuştur. Bu sebeple yıllık enflasyon oranı 1999 yılı ekim ayında %50’ye çıkmış, ancak
2000  yılında  %18,7’ye  düşmüştür.  2001  ve  2002  yıllarında  enflasyon  oranları  sırası  ile
%6,9 ve %2,0 olmuştur. Kırgızistan Merkez Bankası’nın uygulamaya devam ettiği sıkı para
politikaları ve Sum’un ABD Doları karşısında bir miktar değer kazanması ile birlikte 2002
yılında enflasyon oranı bağımsızlıktan beri en düşük seviyesine ulaşarak %2,3 olmuştur.
Ancak  enflasyon  oranı  2003  yılında  yeniden  artış  göstermeye  başlamıştır.  2003  yılında
yıllık %3,5 seviyesine yükselen enflasyon, 2004 yılında %4.1 seviyesine gelmiştir.

SEKTÖRLER

Tarım
Tarım sektörü hem GSYİH’ya yaptığı yaklaşık %37 (2004 yılı itibarı ile) oranındaki katkı,
hem de imalat sanayi sektöründeki düşüş neticesinde işsiz kalan işgücünü istihdam etmesi
nedeni ile ekonomide çok önemli bir role sahiptir. Özel çiftlikler tarımsal üretimin %40’ını
gerçekleştirmektedir. Kamu sektörünün tarımsal üretime katkısı %5’tir. Ailelerin kendi özel
arazilerinde  gerçekleştirdikleri  üretim  ise  toplam  tarımsal  üretimin  geri  kalanını
oluşturmaktadır.
Hububat  üretimi,  özellikle  buğday  üretimi  tarımsal  üretimin  neredeyse  yarısını
oluşturmaktadır.  Saman,  süt  ürünleri,  patates,  sebzeler  ve  şeker  pancarı  diğer  önemli
tarım ürünleridir.
Yüksek  kesimlerde hayvancılık  üretimi  yapılmaktadır.  Toprağın  daha iyi  kalitede  olduğu
daha  alçak  vadilerde  ise  tahıl  üretimi  yoğunlaşmıştır.  Tahıl  üretimi  ve  özellikle  buğday
üretimi  toplam  tarımsal  üretimin  yaklaşık  yarısını  oluşturmaktadır.  Ülkenin  buğday
üretiminde  kendine  yetebilirliğinin  sağlanması  ve  bütçede  geniş  yer  alan  ithalat
sübvansiyonlarının azaltılması amacıyla bitkisel üretim için daha fazla toprak ayrılmıştır.
Ayrıca  tarımsal  gelirlerdeki  düşüş  pek  çok  çiftçinin  çiftlik  hayvanlarını  satmasına  neden olmuştur. Yukarıda sayılan bu iki nedenden ötürü son on yılda ülkedeki büyükbaş hayvan sayısında  ciddi  düşüş  meydana  gelmiştir.  1999¬2000  döneminde  ülke  1,6  milyon  ton
civarında tahıl hasadı gerçekleştirilmiştir. Bu  miktar, 2001 yılında 1,8 milyon tona, 2002
yılında  1,95  milyon  tona  çıkmıştır.  2004  yılında  ise  tahıl  hasadı  1,75  ton  seviyesine
gerilemiştir. 2004 yılı hasadının 1 milyon tonu buğdaydan oluşmuştur. Dünya fiyatlarının
dalgalanmasının  da  etkisi ile  üreticilerin  pamuk  ve  tütün  gibi ürünlerden başka  tarımsal
ürünlere  yönelmesi  beklenmektedir.  Bu  çerçevede,  2005  yılında  buğday  üretiminde
beklenen düşüşe rağmen, yıllık tahıl üretiminin on yıl içinde 2,5 milyon tona yükseleceği
tahmin edilmektedir. Saman, süt ve süt ürünleri, patates, sebze ve şeker kamışı tarımsal
üretime önemli katkıda bulunan diğer ürünlerdir.
SSCB’nin dağılması, Kırgızistan’ı önemli ölçüde gübre ve tarımsal makina yedek parçaları
yokluğuyla karşı karşıya bırakmıştır. Bu sebeple bağımsızlık sonrası dönemin ilk yıllarında
tarımsal gelirlerde ani düşüşler olmuştur. Bağımsızlık döneminde gübre, petrol ve yedek
parça gibi üretim girdileri Sovyet dönemine göre önemli miktarda pahalanmıştır. Finansal
kaynakların yetersizliği nedeniyle yeni tarımsal teknolojiye yeterli yatırım yapılamamıştır.
Bu sebeple tarımsal gelirler bağımsızlık öncesi dönemdeki seviyelerine yükselememiştir.
Ayrıca  tarımsal  üretim  verimliliğini  artırmak  ve  girdi  tahsisi  için  gerekli  pazar  yapısını
oluşturmak üzere daha fazla reforma ihtiyaç bulunmaktadır.

Madencilik
SSCB döneminde madencilik sektörüne altın, kömür, uranyum ve antimon üretimi hakim
olmuştur.  Bu  dönemde  ülkenin  tüm  madencilik  işlemlerini  Kırgızaltın isimli  devlet  şirketi yürütmüştür.  Kırgızaltın  hala  ülkedeki  tüm  madencilik  faaliyetlerini  kontrol  etmektedir.
Uranyum  üretimi  bağımsızlık  sonrası  dönemde  durmuştur.  Dünyanın  en  büyük  antimon
üreticisi olan Çin’in 1998 yılında dünya piyasalarına büyük miktarlarda antimon sürmesi ve
neticesinde  fiyatlardaki  düşüşün  devam  etmesi  Kırgızistan’ın  antimon  üretimini  olumsuz yönde etkilemiştir. Kömür üretiminde de bağımsızlık öncesi döneme göre önemli miktarda düşüş  mevcuttur.  Kırgızistan  ayrıca  civa,  kalay,  uranyum,  oksit  ve  polimetalik  cevher kaynaklarına da sahiptir. Kırgız hükümeti ülkenin enerji ithalatına bağımlılığını azaltmak ve ilave ihraç gelirleri yaratmak için kötü durumda olan kömür sanayiini geliştirmek amacında olduğunu  açıklamıştır.  Ancak,  altın  madenciliği  dışındaki  diğer  pek  çok  madencilik
faaliyetinde  olduğu  gibi  kömür  madenciliğinin  başlıca  sorunu  Sovyet  dönemi makineleri
yedek  parçalarının  bulunamaması  ve  yeni  yatırımların  olmamasıdır.  Çok  az  miktardaki
petrol ve gaz kaynakları ülke tüketimini karşılamakta yetersizdir.
Ülkede ticari öneme sahip 30’dan fazla altın madeni bulunmaktadır. Tien¬Şan dağlarındaki
Kumtor altın madeninin faaliyete geçmesi ile birlikte altının ekonomideki rolü artmıştır. Altın
madenciliği GSYİH’nın %7’sini oluşturmaktadır. Kumtor’daki 560 tonluk rezervin dünyadak
en  büyük  8  rezervden  biri  olduğu  düşünülmektedir.  Kırgız  hükümetinin  Kumtor’un
mülkiyetinin 2/3’sini elinde bulundurmasına rağmen, maden Kanada şirketi CAMECO’nun
bir  şubesi  olan  Kumtor  Operating  Company  isimli  işletme  tarafından  çalıştırılmaktadır.
2002 yılında Kumtor altın madeni, ülkenin 18,1 ton olan toplam altın üretiminin 16,5 tonunu
gerçekleştirmiştir. Ülkenin toplam altın üretimi düşüş göstermektedir. 2001 yılında 24,7 ton
üretim, 2002’de 18,1 tona düşmüştür. Üretimdeki düşüş eğilimi 2003’te de devam etmiş
olup, ilk beş ayda bir önceki yıla göre %12 olmuştur.
Jerui  ve  Taldy  Bulak  rezervlerinin  de  içinde  bulunduğu  yeni  altın  madenlerinin
oluşturulması süreci yavaş ilerlemektedir. Jerui ve Taldy Bulak rezervlerinin yaklaşık 75
ton altın bulundurduğu tahmin edilmektedir. İngiliz Oxus Madenciliğin sahibi olduğu Norox
Madencilik  Şirketi,  Jerui  madeninde  bir  fizibilite  çalışması  yapmıştır.  Norox,  Jerui
rezervlerinin  geliştirilmesi  yetkisine  sahip  olan  Talas  Altın  Madeni  Şirketinin  2/3’sine
sahiptir;  ancak  firma  2002  yılında  fizibilite  çalışmasını  zamanında  teslim  edememesi
nedeni ile lisansını geçici olarak kaybetmiştir. Firma, sözkonusu gecikmenin dünya altın
fiyatlarının düşük düzeyde seyretmesinden kaynaklandığını ileri sürmektedir. Lisansın geri
alınması  hususunda  görüşmeler  yürütülmekle  birlikte,  ülkenin  elverişsiz  vergi  ortamı
nedeni ile maden arsasının geliştirilmesi ertelenmiş bulunmaktadır.

Sanayi
Sanayi  sektörünün  GSYİH  içindeki  payı  bağımsızlık  döneminde  %38  iken,  bağımsızlık
sonrası  dönemde  %17’nin  altına  düşmüştür.  Bağımsızlık  sonrasında  sanayi  üretiminde
gözlenen  düşüş,  diğer  BDT  ülkelerine  kıyasla  aşırı  olmuştur.  Kumtor  altın  madenindeki faaliyetler neticesinde ekonomide meydana gelen düzelmeye rağmen sanayi sektörünün GSYİH’ya  katkısı  hala  düşük  düzeydedir.  Bağımsızlıktan  bu  yana  Kumtor’un  üretimi haricindeki sanayi üretimi, %70 oranında düşüş göstermiştir. Sanayi üretimindeki düşüşün başlıca  nedeni  eski  Sovyet  pazarlarının  kaybedilmesi  ve  girdi  maliyetlerinin  artmasıdır.
Sanayi üretimi son zamanlarda düzelme işaretleri vermeye başlamıştır. Sanayi sektöründe
yaşanan  üretim  daralmasının  başlıca  sebebi  düşük  düzeydeki  yatırımlar  ve  yeniden
yapılandırma eksikliğidir. Toplam sanayi üretiminin %10¬15’ini oluşturan gıda üretimi 2004
yılında  toplam  sanayi  üretiminin  %13’ünü  oluşturmuştur.  Toplam  üretimde  önemli  paya sahip  olan  diğer  bir  sektör  olan  elektrik  üretimi  de  düşen  ihracat  talebi  ve  hidroelektrik santrallerindeki düşük su seviyesi nedeni ile daralmıştır.
Sovyet  döneminde  makine  üretimi  sektörü  tarımsal  ekipman  üretimine  yönelmiştir.
Hükümetin tarımsal makine üretiminin tarımsal gelirlerin artışı açısından öneminin farkında
olmasına rağmen sanayi politikaları hafif sanayiye özellikle de ülkenin yün, pamuk ve ipek
üretiminde  sahip  olduğu  avantajı  da  değerlendirmek  üzere  giyim  ve  tekstil  sektörlerine
kaydırılmıştır. Bu çerçevede tekstil ve giyim sanayilerinde olumlu gelişmeler olmuş ancak
kayda  değer  bir  büyüme  sağlanmamıştır.  2004  yılında  ise  giyim  ve  tekstil  sektöründe
üretim azalmıştır.
Ülkedeki  en  büyük  işletmeler  tekstil  sektöründe  faaliyet  göstermektedir.  Bu  işletmelerin
büyük çoğunluğu pamuk işleme fabrikalarından oluşmaktadır. Pamuk işleme fabrikalarının
tamamı yabancı sermaye iştiraklidir. Ülkede yetişen pamuk miktarı 100 000 tondan fazla
olup, sözkonusu fabrikaların elyaf işleme kapasitesi 337 000 tondur. 70’den fazla işletme
kumaş  ve  pamuk¬yün  iplik,  ham  pamuk  lifleri,  ipek  kumaş,  halı,  örme  giyim  eşyası
üretiminde bulunmaktadır. 70’den fazla işletme ise giyim sanayi üretiminde bulunmaktadır.
Paltolar, ceketler, yağmurluklar, askeri üniformalar, şapkalar vb. giyim sanayinde üretilen
başlıca  ürünlerdir.  Deri  mamulleri  üretimi  hafif  sanayinin  %3,4’ünü  oluşturmaktadır.  Deri işleme  sanayinde  5  işletme  faaliyet  göstermektedir.  Sert  deri  ve  bavul,  çanta,  kemer,hediyelik eşya gibi deri eşyalar, büyükbaş hayvan derisi, deri giyim ve ayakkabı ülkede üretilen başlıca deri ürünleridir.

İnşaat
2000¬2002  döneminde  inşaat  sektörünün  GSYİH  içindeki  payı  %4’ün  altında  olmuştur.
1990’lı yıllarda Kumtor altın madeninin inşaası, sektörde büyümeye neden olmuştur. Bu
yıllarda inşaat sektörü GSYİH’ya %6 oranında katkıda bulunmuştur. 1997 yılında madenin
inşaatının tamamlanmasından sonra da 1998 yılındaki finansal krizden kaynaklanan geçici
duraksama haricinde sektörde büyüme kaydedilmiştir. 2001 ve 2002’de sektörde büyüme
hızı sırası ile %16 ve %8 olmuştur. Sektördeki büyüme altyapı projelerinden, kuzey¬güney
yolunun inşaasından ve Oş¬Kaşgar karayolunun yeniden inşaasından kaynaklanmaktadır.
2004  yılında  inşaat  sektöründe  üretim  %3.5  oranında  artış  gösterip  192  milyon  $
seviyesine gelmiştir. 2005 yılının ilk 4 ayında ise bu sektördeki üretim yıllık %14 oranında
artış göstermiştir.  Son yıllarda konut inşaatı sektöründe kamu tarafından finanse edilen
projeler  de  gerçekleştirilmiştir.  1995  yılında  konut  inşaatı  sektörünün  özel  sektöre
devredilmesi  ile  kamu,  iskan  bakımı  sorumluluğundan  kurtulmuştur.  Ancak  bu  durum,
mevcut  konutların  bakımsızlık  sorunu  ile  karşı  karşıya  kalması  sonucunu  doğurmuştur.

Finansal Hizmetler
Bağımsızlık  sonrası  dönemde,  ülkenin  bankacılık  sektörü  Kırgız  Cumhuriyeti  Ulusal
Bankası (National Bank of Kyrgyz Republic¬NBK) isimli Merkez Bankası ve 20 adet ticari
banka  ile  yeniden  yapılandırılmıştır.  Bütçe  içinde  büyük  bir  maliyet  unsuru  olmasına
rağmen hükümet tarafından iki aşamalı bir finansal reform uygulamaya konulmuştur. 1993¬
94  yıllarında  bankacılık otoriteleri  yeni  uygulamaya  konulan  asgari  sermaye  gerekliliğini yerine  getiremeyen  küçük  ve  rekabet  edebilirliği  zayıf  olan  bankaları  kapatma kararı almıştır. 1995-97 yıllarında bankacılık sektörünün denetimi sıkılaştırılmış ve güçlendirilmiş olup, yeni sistem ödeme güçlüğü çeken bankaların sektörden çekilmesine neden olmuştur. Uluslararası  Para  Fonu ¬IMF’e  göre  bankacılık  sisteminin  yeniden  yapılandırılma  süreci henüz tamamlanmamış olup bu süreç ancak bankaların yatırım finansmanında da merkezi rol  oynayabildikleri  zaman  tamamlanabilecektir.  Ancak  2001  yılında  sektörün  istikrara kavuşması  amacı  ile  bazı  borçlu  bankaların  kapatılmasına  rağmen  bankacılık  sektörü yatırım finansmanında merkezi rol oynamaktan hala uzaktır.
Sermaye  miktarının  artırılması,  tasarrufların  bankalara  çekilmesi,  uzmanlaşmanın
geliştirilmesi  ve  sektörü  düzenleyen  kanuni  çerçevenin  güçlendirilmesi  için  önemli
ilerlemelere  ihtiyaç  duyulmaktadır.  2002  bankaların  sermaye  miktarı  %15  artarak  38,4
milyon $’a ve aktif büyüklüğünün %56 artarak 7,8 milyar Sum’a ulaşması ile birlikte sektör
istikrara ulaşmıştır.
Son  altı  yılda  uluslararası  para  piyasası  faaliyetlerinde  de  önemli  ölçüde  büyüme
gerçekleşmiştir. Bankalararası para piyasası da 1994¬2001 yıllarında 10 kat büyümüştür.
1995  yılında ülkenin  Menkul  Kıymetler  Borsası  kurulmuştur.  Ancak  finansal  kaynakların tahsisinde küçük bir rol oynamaktadır.
Bankacılık  kanunları  yabancı  bankalar  ve  Kırgız  bankaları  arasında  ayırım
gözetmemektedir. Ülkede 18 ticari banka, 149 şube ile faaliyet göstermektedir. Demirbank,
Bank of Asia ve Pakistan Milli Bankası Kırgız Cumhuriyetinde kayıtlı yabancı bankalardır.
Bazı bankalar ise önemli miktarda yabancı ortaklık ile faaliyet göstermektedir. Bu bankalar,
Asia Universal Bank (%70 yabancı sermayeli), Reidan Bank (%30 yabancı sermayeli) ve
Aman Bank (%30 yabancı sermayeli) gibi bankaları içermektedir.
Kırgız Yatırım ve Kredi Bankası (The Kyrgyz Credit and Investment Bank¬KICB) 2001 yılı
ortalarında faaliyette bulunmaya başlamıştır. Sözkonusu banka ticari kredi sağlaması, batı
tarzı bankacılık uygulamalarını yerleştirme, bankacılık sistemine yeni bankaların girmesini
sağlama  gibi  hedeflerin  gerçekleştirilmesi  amacı  ile  kurulmuştur.  Bankanın  en  önemli
hissedarı  Ağa  Han  Fonu’dur.  Ağa  Han  Fonu,  bankada  %30  hisseye  sahiptir.  Diğer
hissedarlar ise her biri %20 paya sahip olan IFC, EBRD ve Alman Kalkınma ve Yeniden
Yapılandırma Bankası ve %10 paya sahip olan Kırgız Hükümetidir.
1999¬2001  yılları  arasında  İnsan  Bank,  Akıl  Invest  Bank,  Bişkek  Bank,  Maksat  Bank,
Kramds Bank, Mercury Bank ve Kurtuluş Bank iflas etmiş ve işlemlerini askıya almıştır.
Kramds Bank Merkez Bankası’nın özel yönetimi altına alınmış olup, Bankanın incelemesi
altındadır. İflas eden diğer bankalar ise kapatılmıştır.

Hizmetler
1998 yılından bu yana finansal hizmetlerin de dahil olduğu hizmet sektörünün GSYİH’ya
katkısı tarım sektöründen fazla olmaktadır. Sektörün GSYİH’ya katkısı 2002 yılında %40
iken,  2004  yılında  %42  olmuştur.  Hükümetin  liberalizasyon  politikası  çok  sayıda  aile
işletmesinin  neredeyse  tamamının  ticaret  ve  catering  sektöründe  faaliyet  göstermeye
başlamasını sağlamıştır.
Diğer  BDT  ülkelerinde  olduğu  gibi  turizm  altyapısının  yeterli  miktarda  yabancı  yatırım
çekememesi,  sektörün  büyümesi  önündeki  en  önemli  engel  olarak  ortaya  çıkmaktadır.
Bişkek’teki ilk beş yıldızlı otel 2001 yılında açılmıştır.
Ekonomide Liberalizasyon Çalışmaları Ve Özelleştirme
Ülkede uygulanan ekonomik reform programına pek çok kesimden muhalefet bulunmasına
rağmen  Kırgızistan  Cumhuriyeti’nin  uyguladığı  ekonomik  reform  programı  diğer  Merkezi Asya  Cumhuriyetleri’ne  göre  önemli  ölçüde  gelişme  göstermiştir.  Bağımsızlığı  izleyen yıllarda ekonomik reform niteliğinde bir dizi karar alınmıştır. Ülke, 1998 yılı ekim ayında DTÖ’ye üye olmuştur. 1993 yılında Sum, yeni para birimi olarak kabul edilmiştir. IMF ile 1994  yılında  imzalanan  yeniden  yapılanma  programı  çerçevesinde  bütçe  ve  enflasyon
hedefleri belirlenmiş olup, fiyat serbestisinin sağlanması ve sübvansiyonların kaldırılması
kararlaştırılmıştır.
Toprak  mülkiyeti  yabancılar  için  sözkonusu  değildir.  1998  yılı  ekim  ayında  yapılan
referandum  öncesinde  Kırgız  vatandaşları için  de  arsa satın  alma  hakkı  bulunmamakta
iken,  sözkonusu  referandum  sonrasında  Kırgız  vatandaşlarına  bu  hak  tanınmıştır.  Öte
yandan, yabancı kişilerin toprak, bina, konut ya da fabrika kiralaması üzerinde yasak ya da
kısıtlama bulunmamaktadır.
1995 yılında orta ölçekli işletmelerin özelleştirilmesi programı başlamış ancak özelleştirme
1997  yılında  yolsuzluk  suçlamaları  nedeniyle  yarım  kalmıştır.  Orta  ölçekli  firmaların
%60’ının  özelleştirmesi  tamamlanabilmiştir.  1998  yılında  hükümet  özelleştirme
programının üçüncü ve son aşamasını başlatmıştır. 1997 yılında ikinci aşamanın askıya
alınmasından  sonra  başlatılan  üçüncü  aşama,  yavaş  ilerlemekte  olup  tamamlanma
aşamasından henüz oldukça uzaktadır.
2002  yılında  hükümetin,  41  işletmenin  satışını  açıklamasına  rağmen,  stratejik  olarak
değerlendirilen işletmeler hala devlet elindedir. Özelleştirmesi tamamlanan 41 işletmenin
devlete sağladığı gelir yaklaşık 1,3 milyon ABD dolarıdır. 2002 yılı kasım ayında hükümet
dört stratejik işletmenin özelleştirilmesini onaylamıştır.Sözkonusu işletmeler Kırgıztelekom,
Kırgız Air, Kırgız Gaz ve Kırgız Enerji şirketine bağlı dört dağıtım şirketidir. Bu şirketlerin
satılamaması  ve  neticede  özelleştirme  programının  gecikmesi  özelleştirme  karşıtlarının
faaliyetlerinden ve dış yatırımcıların ilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır.
 
YABANCI YATIRIMLAR
Kırgızistan hükümetinin yabancı yatırımlar konusundaki hedefi ülkeyi merkezi Asya ülkeleri
içinde  yatırımlar  yönünden  cazibe  merkezi  haline  getirmektir.  Ülkenin  yatırım  ortamını
geliştirmek üzere ekonomik, yapısal ve kanuni reformları içeren bir program uygulamaya
konmuştur.  Ancak  Kırgızistan’ın  son  on  yıl  süresince  ülkeye  çektiği  doğrudan  yabancı
yatırımlar,  ürün  bakımından  çeşitli  olmayan  ihracat  ürün  profilini  ve  ekonomisinin  altın satışlarına  yüksek  düzeydeki  bağımlılığını  yansıtmaktadır.  Ülkenin  toplam  doğrudan yabancı  yatırım  stoğunun  büyük  çoğunluğu  1990’lı  yılların  ortalarından  itibaren
Kumtor altın madeninin geliştirilmesi amacı ile ülkeye giren yabancı yatırımlardan oluşmaktadır. Diğer  sektörler  yabancı  yatırımlarda  önemli  artış  kaydedememiştir.  1990’lı  yılların  ikinci yarısında ülkeye giren doğrudan yabancı yatırımların neredeyse tamamı altın sektörüne
olmuştur. Kumtor’daki inşaatın 1999 yılında sona ermesinden bu yana ülkeye çok sınırlı
miktarda doğrudan yabancı yatırım girişi olmuştur. 2000’li yıllarda Rusya ülkedeki varlığını
büyüten birkaç ülkeden biri olmuştur. Kırgızistan Başbakanının yaptığı bir açıklamaya göre
Rusya, 2002 yılı sonlarından bu yana ülkede iki adet büyük üretim tesisi satın almış olup,
aluminyum ve kalay üretimi alanında da yatırım olanaklarını araştırmaktadır.
1998 yılı Eylül ayı tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ülkenin Yabancı Yatırımlar ve
Ekonomik Kalkınma Komitesi kurulmuş olup bu çerçevede yapılan uygulamalar ile yabancı
yatırım mevzuatının kolaylaştırılması ve geliştirilmesi amaçlanmıştır.
Yabancı yatırımlar Kırgız Yabancı Yatırım Kanunu altında düzenlenmektedir. Ekonominin
tüm sektörleri yabancı yatırımlara açıktır. Ayrıca %100 yabancı sermayeli yatırımlara da
tüm  sektörlerde  izin  verilmektedir.  Başka  bir  deyişle  Kırgız  ekonomisinde  hiçbir  sektör
yabancı yatırımlara kapalı olmayıp, yatırımların mutlaka bir Kırgız partnerle ortak yatırıma
gitmek suretiyle yapılması gerekmemektedir.
Yabancı Yatırım Kanunu, yabancı yatırımcılara önemli haklar ve öncelikler tanımaktadır.
Buna  göre  yabancı  yatırımcılar  ulusal  yatırımcılarla  aynı  hak  ve  prosedürlere  tabidir.
Kırgız  Yabancı  Yatırım  Kanunu  yatırımcıların  sermaye,  hisse  ve  karlarını  ülke  dışına
çıkarmalarını  herhangi  bir  şekilde  engellememektedir.  Gelirlerin  dövize  dönüştürülmesi
üzerinde de herhangi bir engel bulunmamaktadır.Yatırımcıların gelirlerini döviz cinsinden
elde  etmeleri  serbest  olup,  Sum’a  dönüştürme  yükümlülükleri  bulunmamaktadır.
Kırgızistan DTÖ’ye üye olan tek merkezi Asya ülkesidir. 1997 yılında değiştirilen Yabancı
Yatırım Kanunu altındaki bazı hükümler DTÖ’nün sübvansiyonlar ve telafi edici vergiler ile
ilgili TRIMs Anlaşması hükümlerine uygun şekilde değiştirilmiştir. Yabancı Yatırım Kanunu
BDT ülkeleri için geliştirilen OECD modeli Yabancı Yatırım Kanununa dayanmakta olup
ülkenin  yabancı  yatırım  mevzuatını  halihazırdaki  uluslararası  yatırım  koruma
uygulamalarına uyumlu hale getirmektedir. Özel şirketler karları üzerinden göreceli olarak
düşük  bir  oran  olan  %30  oranında  vergi  ödemektedir.  Bu  uygulamalar  çerçevesinde
şirketler faaliyete geçtikleri ilk yılda vergilerden korunmaktadır. Ayrıca kurulacak fabrika ve
üretim için gerekli malzeme ve ekipmanlar KDV’den muaf bulunmaktadır. İhraç kaydıyla
üretilecek ürünlerin üretiminde kullanılan hammaddelerin temininde ödenen KDV’nin iadesi
mümkündür.
Ülkede  politik  istikrarın  sağlanmış  olması;  liberal  ticaret  rejimi;  ekonomik  reform
programının  başarı  ile  uygulanmaya  devam  etmesi;  ülkede  önemli  doğal  kaynakların
bulunması; eğitimli ve düşük maliyetli insan kaynağı, düşük üretim maliyetleri Kırgızistan’a
yatırımı  cazip  hale  getirmektedir.  Ülkede  çok  sayıda  çok  uluslu  finansal  örgütlerin
bulunması  yabancı  yatırımcılara  finansman  kolaylıkları  sağlamaktadır.  Ayrıca  ülkenin
Afganistan yardımı sayesinde ABD ile gelişen ilişkileri de yabancı yatırımlara olumlu etkide
bulunmuştur. DTÖ’ye üye olması Kırgızistan’ın ticaret rejimini liberalleştirmesini sağlamış
ve ticareti artırıcı etki doğurmuştur. Öte yandan işletmeler üzerindeki önemli vergi yükü,
yüksek  düzeydeki  bürokrasi,  ülke  ekonomisinin  ithalata  bağımlı  olması  Kırgızistan’ın
yabancı yatırımcıları ülkeye çekmesinde olumsuz etki yaratmaktadır.
Ülkeye  giren  yabancı  yatırımların  toplamı  2004  yılı  sonu  itibarı  ile  677  milyon  ABD
Dolarına ulaşmıştır. Yabancı yatırımların %55’i Bişkek’te, %28,5’i Oş bölgesinde, %10’u
Celalabad’da ve %1’i Issık¬Kul bölgesinde yoğunlaşmıştır.
Kırgızistan  İstatistik  Komitesi  rakamlarına  göre  2002  yılında  ülkeler  itibarı  ile  doğrudan yabancı yatırımlar şöyledir: Kanada, 25.7 milyon $; ABD, 39.1 milyon $; Türkiye 30 milyon $; Almanya 31.4 milyon $; Kore USD 11,7 milyon $; Çin 10 milyon $.

DIŞ TİCARET
 
Kırgızistan’ın  dış  ticaret  gelirleri  1990’lı  yılların  ortalarından  beri  düşüş  göstermektedir.
1997 yılı dış ticaret verileri ile karşılaştırıldığında ihracat gelirleri %20, ithalat harcamaları
%17  oranında  düşmüş  durumdadır.  İthalattaki  düşüşün  sebebi;  Kumtor  madeninin
inşaasının  sona  ermesine  bağlı  olarak  makina¬ekipman  ithalatındaki  azalma  (Madenin
inşaatı 1996¬97 yıllarında makina ve ekipman ithalatı harcamalarının iki katına çıkmasına
neden  olmuştur.)  ve  1998  yılında  yaşanan  bölgesel  ekonomik  kriz  ve  aynı  yıl  ülke
parasının devalüasyonu nedeni ile ithalat eğiliminin düşmesidir. İthalattaki düşüş trendinin
2002  yılında  sona  erdiği  gözlenmektedir.  2004  yılında  ise  ithalat  harcamaları  1988
yılındaki  harcama  düzeyin  üzerine  çıkmıştır.  2004  yılında  gerçekleşen  ithalat
harcamalarındaki bu hızlı artış, enerji fiyatlarındaki artışa yorulabilir. 1998 yılında yaşanan
bölgesel ekonomik kriz ve Sum’un devalüe edilmesi ülkenin altın dışı sanayi ihracatının
düzelmesi için kritik öneme sahip makina¬ekipman, inşaat malzemeleri, metaller ve yakıtlar
gibi ürünlerin satın alımını olumsuz yönde etkilemiştir.
Kırgızistan  Cumhuriyeti  Sovyet  dönemi  ticaret  politikalarını  liberalize  etme  yönündeki
çabaları ile Orta Asya ülkeleri içinde dikkat çekmektedir. Ülke, 1998 yılında Dünya Ticaret
Örgütü’ne üye olan ilk BDT ülkesi olmuştur. Ancak ülkenin ihraç mallarını çeşitlendirme
çalışmaları,  ticari  ortaklarını  çeşitlendirme  çalışmaları  kadar  kolay  olmamaktadır.  BDT
ülkelerinden  ithalatın  toplam  ithalat  içindeki  payı  kısmen  düşmüş  bulunmaktadır.  BDT
ülkelerinin toplam ithalattaki payı 1994¬97 yıllarında ortalama olarak %60 düzeyinde iken,
1998¬2002  döneminde  ortalama  %52  olmuştur.  2004  yılında  yakıt  fiyatlarındaki artış ile
BDT  ülkelerinden  yapılan  ithalatın  toplam  ithalat  maliyetine  oranı  %60  seviyesine
yükselmiştir. Ülkenin ithalatındaki daralma Rusya’dan ithalatını çok az etkilemiştir. 2004
yılında  Rusya’nın  ülkenin  toplam  ithalatındaki  payı  %30  olmuştur.  Kazakistan  ve
Özbekistan  da  ülkenin  ithalatında  önemli  tedarikçi  ülkelerdir.  Kazakistan’dan  yapılan
ithalatın  toplam ithalata oranı 2000 ve 2004 yılları arasında %10’dan %22’ye çıkmıştır. Bu
artış,  Kırgızistan’ın  Kazakistan’a  uyguladığı  gümrük  vergisinde  azalmaya  gitmesi    ile
ortaya  çıkmıştır.  Kırgızistan’ın  Özbekistan’dan  yaptığı  ithalatta  ise  hızlı  bir  düşüş
gözlemlenmektedir.  2002  yılında  Özbekistan’dan  yapılan  ithalatın  toplam  ithalata  oranı
%10 iken bu oran 2004 yılında %5.5’e gerilemiştir.
Kırgızistan  Cumhuriyeti  2004  yılında  733  milyon  $  ihracat,  933  milyon  $  ithalat
gerçekleştirmiştir. 2005 yılının ilk yarısında ihracatta bir önceki yıla göre gözlenen artış,
geleneksel  BDT  pazarlarına  olan  ihracattaki  %14  oranındaki  artış  sayesinde
gerçekleşmiştir.  Rusya’ya  satılan  pamuk  ipliği  sayesinde  tekstil  ve  dokuma  Kırgız
ihracatının  önemli  kalemlerinden  biridir.  2005  yılının  ilk  yarısında  pamuk  ipliği  ihracatı miktar  olarak    iki  katından  fazla  artış  göstermiştir.  Fakat  fiyatların  düşük  olması  bu ihracattan elde edilen kazancın %10’dan daha az bir artış göstermesine neden olmuştur.
Cam  sektöründe  de  benzer  bir  durum  gözlenmiştir.  Cam  ihracatında  miktar  olarak
%60’dan  fazla  bir  artış  olurken,  bu  ihracattan  elde  edilen  gelir  yarı  yarıya  artmıştır.
Almanların yatırımı ile cam sektörü Kırgızistan’da önemli bir sektör haline gelmiştir. Cam
ihracatının yaklaşık üçte ikisi Rusya ve Kazakistan’a yapılmaktadır.
 
1997 yılında Kumtor altın madeninin faaliyete başlaması ile birlikte ülke ihraç pazarlarını
çeşitlendirmeye başlamıştır. Ülkenin ihracatının çok önemli bir kısmı altına dayanmaktadır.
Kumtor’un üretime geçmesi ile birlikte 1994¬95 döneminde altın ihracatının yaklaşık %15
olan  payı,  1999¬2002  döneminde  %40¬50’ye  yükselmiştir.  Altın  ihracatının  yöneldiği
başlıca pazarlar batılı pazarlar olup, bu nedenle BDT ülkelerinin toplam ihracattaki payı da
giderek  düşüş  göstermektedir.  BDT  ülkelerinin  Kırgızistan’ın  toplam  ihracatındaki  payı
1990’lı yılların ortalarında ortalama %70’lerde iken, 2001¬02 döneminde ortalama %35’e
düşmüştür. 1998 yılında Almanya’nın ihracattaki payı %3’ten %37’ye yükselmiş, böylece
ülke, en önemli ihraç pazarı olmuştur. Ancak Almanya’ya ihracatın neredeyse tamamının
altından oluşması nedeni ile Kumtor’un üretiminde meydana gelen düşüş, ülkeye ihracatı
önemli miktarda azaltmıştır. Sonuç olarak Almanya’nın ihracattaki payı 2001 yılında %20
iken,  2002’de  %0,4’e  düşmüştür.  Kırgızistan’ın  ihracatta  geleneksel  pazarları  dışındaki
pazarlara da ihracatı sağlamasına rağmen, ülkenin BDT dışı pazarlara ihracatının %80’inin
altın ihracatından oluşması nedeni ile ihracat gelirlerinin inip çıkmasına neden olmaktadır.
Ayrıca,  altının  ihracat  gelirleri  içindeki  yeri  Kırgız  ekonomisinin  altın  fiyatlarında  ortaya
çıkan  dalgalanmalardan  kolaylıkla  etkilenebilir  hale  gelmesine  neden  olmaktadır.
Kırgızistan Cumhuriyeti 1998 yılında Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) üye olmuş ve örgüte
katılan  ilk  BDT  ülkesi  sıfatını  kazanmıştır.  DTÖ’ye  üyelik  ülke  ticaretinin  seyrini  önemli ölçüde  etkilemiş  olmakla  birlikte  Kırgızistan  üyeliği  sebebiyle  diğer  BDT  ülkelerinin eleştirilerine maruz kalmıştır. Cumhurbaşkanı Askar Akayev Kırgızistan’ın DTÖ’ye üyeliği sebebiyle  ülke  menşeli  ürünlere  başta  Kazakistan  olmak  üzere  diğer  BDT  ülkeleri tarafından  ayrımcılık  uygulandığını  sıklıkla  dile  getirmektedir.  Bu  gibi  anlaşmazlıkların ülkenin  DTÖ  üyeliğinin  Kırgızistan  Cumhuriyeti’nin  BDT  üyeliğinden  kaynaklanan  diğer  yükümlülükleri ile çatışması nedeniyle yakın gelecekte çözülmesi beklenmemektedir.
 
2001 yılı sonlarından itibaren ABD’nin ülkeye askeri varlığını getirmesi Kırgızistan’ın enerji
ürünlerine  bağımlılığını  artırmıştır.  Mineral  ürünlerin  toplam  ithalattaki  payı  bu  nedenle
yaklaşık 1/3’e ulaşmış olup, ithalatta en önemli paya sahip olan, petrol bakımından zengin
Kazakistan’ın ülkeye satışlarında da artış olmuştur. Kazakistan’dan ithalattaki artışta, gıda
alımlarındaki artışın (başta buğday ve şeker olmak üzere) da payı olmakla birlikte enerji
ithalatındaki artış başlıca rolü oynamaktadır. Kırgızistan’ın yakıt ithalatına yaptığı harcama
hızla  artmaktadır.  2005  yılının  ilk  yarısında  petrol  ithalatı  miktar  olarak  %3  oranında
azalmıştır. Buna karşılık petrol ithalatına yapılan harcama %28 oranında artmıştır. Mineral
ürünlerine  yapılan  toplam  harcama  ise  %17  oranında  artış  göstermiştir.  Bu  artışın
nedenlerinden  biri  doğal  gaz  kontratlarının  hemen  değiştirilememesidir.  Kırgızistan
Cumhuriyeti doğal gaz ithalat miktarını %13 azaltarak, doğal gaz harcamalarını 15 milyon
dolara çekmeyi başarmıştır.
Kırgızistan’ın  ihracatında  önemli  yere  sahip  olan  elektrik  ihracatı  2002  yılında  %50
oranında  düşüş  göstermiştir.  Ülkenin  komşuları  Kazakistan  ve  Özbekistan’a  ihracatının
yıllık yaklaşık 1,5¬2 milyar kw/saat düzeyinde devam etmesi beklenmektedir. Rusya 2003
yılında Kırgızistan ile 5 yıllık elektrik ithalatı anlaşması yaparak, Kırgız elektriğinin önemli
bir alıcısı durumuna geldi. Rusya 2004 yılında 1,8 milyar kw/saat Kırgız elektriği ithal etti,
bu rakamın 2005’de 1.1 milyar kw/saat olması bekleniyor. Kırgızistan Cumhuriyeti, çin’e ve
Kazakistan’a da elektrik ihraç etmektedir. Rusya ile ticaretin; Gazprom ile yapılan ve daha
fazla miktarda Rus gazının ülkeye ulaşmasına; ülkedeki gaz üretim ve ulaştırmasında Rus
payının  artmasına  yardımcı  olacak  bir  diğer  Anlaşma  neticesinde  daha  da  genişlemesi
beklenmektedir.  Ülke,  doğal  gaz  ithalatında  sıklıkla  yaşadığı  kesintilere  rağmen
Özbekistan’a bağımlı olmaya devam etmektedir. Rusya ile yapılan Anlaşmanın bu sorunu
ortadan kaldıracağı düşünülmektedir. Rusya ile Kırgızistan arasındaki ticaretin gelişimi iki
ülke  arasındaki  ticaretin  Kazakistan  üzerinden  geçmesi  nedeni  ile  sekteye
uğrayabilmektedir. Bölgesel ticaretin geliştirilmesine yönelik resmi taahhütler bulunmasına
rağmen, uygulamada Kırgız ticaret ve gümrük yetkilileri Kırgız mallarının transit ticaretine
yüksek  tarifeler  ve  diğer  tarife  dışı  engeller  koymak  sureti  ile  Kırgızistan’ın  Rusya  ile ticaretine önemli engeller getirmektedir.
Kırgızistan Cumhuriyeti’nin 15 Aralık 1990 tarihinde egemenliğini ilan etmesinin ardından
Türkiye  ve  Kırgızistan  arasında  iki  ülke  ticari  ve  ekonomik  ilişkilerinin  geliştirilmesine yönelik olarak 29 Mayıs 1991 tarihinde Ankara’da imzalanan “ekonomik ve Ticari İşbirliğine Dair Protokol” çerçevesinde iki ülke ticareti başlamıştır.
Türkiye’nin  Kırgızistan  Cumhuriyeti’ne  ihracatı  1995¬1997  yılları  arasında  artış  eğilimi
göstermiştir.  Ancak  bu  ülkeye  ihracatımızda  1998  yılında  Rusya  Federasyonu’nda
yaşanan ekonomik ve finansal krizin olumsuz etkileri sebebiyle 1998 yılından itibaren ciddi
daralma gözlenmiştir. 2002 yılından ihracat yeniden artış eğilimi göstermeye başlamıştır.
2005 yılında Kırgızistan’a ihracatımız bir önceki yıla göre %18,9 oranında artış göstererek
88,8 milyon $ seviyesine ulaşmıştır.
Türkiye’nin  Kırgızistan’dan  ithalatı  2005  yılında  %5,4  oranında  artarak  14,1  milyon  $
seviyesine  ulaşmıştır.  İthalatın  yaklaşık  %61’ini  yenilen  sebze  ve  meyveler
oluşturmaktadır.
Türkiye’nin Kırgızistan’a İhracatında Önem Arz Eden Ürünler Türkiye’nin  2005  yılında  Kırgızistan’a  ihracatında  ağırlıklı  olarak  inciler,  kıymetli  taş  ve metal mamulleri; halılar; örme giyim eşyası ve aksesuarları; plastik ve plastikten mamul
eşyalar; şeker ve şeker mamulleri; elektrikli makine ve cihazlar; örülmemiş giyim eşyası ve
aksesuarları; kazanlar, makina ve cihazlar; kakao ve kakao müstahzarları yer tutmaktadır.
Türkiye’nin Kırgızistan’dan İthalatında Önem Arz Eden Ürünler
Türkiye’nin  Kırgızistan’dan  2005  yılı  ithalatında  yenilen  sebzeler;  yenilen  meyveler,
kabuklu yemişler; ham postlar, deriler; örme giyim eşyası ve aksesuarları; yağlı tohum ve
meyvalar gibi ürün grupları önemli yere sahiptir.
 
Önemli Anlaşma ve Protokoller
Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması
24.10.1997  Ankara
¬
Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması  28.04.1992  Bişkek
12.02.1995¬22200
Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması
02.07.1999  Ankara
¬
Karma Ekonomik Komisyon Kurulmasına
Dair Anlaşma
16.08.1995  Bişkek
09.01.1996¬22518
Karma Ekonomik Komisyon I. Dönem
Protokolü
14.10.1997  Bişkek
29.11.1997¬23185
 
Kaynak: DTM

Müteahhitlik İlişkileri
Kırgızistan  Cumhuriyeti’nde  faaliyet  gösteren  müteahhitlerimizin  üstlendikleri  projelerin
değeri diğer Türk Cumhuriyetlerine oranla düşüktür. 2002 yılı aralık ayı itibarı ile 13 Türk
müteahhitlik  firması  329,1  milyon  ABD  Doları  tutarında  18  adet  projeyi  tamamlamış
bulunmaktadır.
Türk firmalarının gerçekleştirdiği en önemli projeler; Manas Uluslararası Havaalanı, Bişkek
Coca¬Cola fabrikası, Hotel Bişkek Pınara ve Bişkek¬Oş karayolu rehabilitasyon projesidir.
Yatırım İlişkileri
2003 yılı itibarı ile Türkiye’de 6 adet Kırgız firması faaliyet göstermektedir. Kırgızistan’ın
Türkiye’deki yatırımlarının tutarı toplam 393 milyar TL tutarındadır.
2002  yılında  Türkiye,  30  milyon  ABD  doları  tutarındaki  yatırımları  ile  ülkeye  en  fazla
doğrudan  yabancı  yatırımda  bulunan  üçüncü  ülke  olmuştur.  Türk  firmalarının  yatırımları
otelcilik,  gıda  ve  içecek  üretimi,  bankacılık,  mobilya,  çay  paketleme,  plastik,  eğitim  ve
inşaat malzemeleri üretimi alanlarda yoğunlaşmıştır.

İŞADAMLARININ PAZARDA DİKKAT ETMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Ulaşım
Ülkeye  havayolu  ulaşımını  yalnızca  iki  uluslararası  taşımacılık  şirketi  THY  ve  British
Airlines  gerçekleştirmektedir.  Bunun  dışında  Kırgız  Havayolları’nın  Hannover  ve
Frankfurt’a,  Yeni  Delhi,  Karaçi,  İstanbul  ve  başka  birkaç  şehre  daha  seferleri
bulunmaktadır.  Aeroflot  ve  Özbek  Havayolları’nın  da  Bişkek’e  seferleri  bulunmaktadır.
Ülkeye  Kazakistan  Almatı’dan  ulaşmak  da  mümkündür.  Bişkek  ve  Almatı  arasındaki
mesafe  karayolu  ile  3  saat  sürmektedir.  Ülke  içinde  Jajal¬Abad  ve  Karakol  gibi  büyük
şehirlere havayolu ile ulaşım mümkündür. Bişkek ve Oş arasında hergün düzenli seferler
bulunmaktadır.  Taksi  ile  de  ulaşım  mümkündür.  Manas  Uluslararası  Havaalanı’ndan
Bişkek’e taksi ile ulaşım 30 dk. olup, 15 ABD $’ı tutmaktadır. Bişkek içinde taksi bedeli 1
ABD $’ının altındadır. Tren ve otobüs yolculuğu tavsiye edilmemektedir. Araba kiralama
olanakları bulunmaktadır.

Vize
Türkiye Cumhuriyeti ve Kırgızistan Cumhuriyeti arasındaki bir Anlaşma uyarınca ülkeye bir
aylık süre için turistik amaçlı girişlerde vize uygulaması bulunmamaktadır. İş gezileri için
ülkeye  girişlerde  ise  vize  uygulaması  bulunmaktadır.  Vize  başvuruları  3¬5  gün
sürebilmektedir.  Üç  aylık  vizeler  ülkeden  davetiye  olduğu  taktirde  70  $,  davetiye
bulunmadığı taktirde 80 $’dır. T.C. vatandaşları vizelerini ülkeye girişten sonra Kırgızistan
Dışişleri  Bakanlığı  Konsolosluklar  Dairesi’ne  başvurmak  suretiyle  uzatabilirler.

Dil
Ülkede Kırgızca ve Rusça konuşulmaktadır. Bişkek ve bazı kuzey kentlerinde Kıgızcanın
öneminin  giderek  artmasına  rağmen  Rusça  halen  en  çok  konuşulan  dil  olma  özelliğini
korumaktadır. Kırsal kesimlerde ve güney bölgelerde Kırgızca yaygın olarak kullanılmakla
birlikte  Rusça  da  konuşulmaktadır.  Çok  az  sayıdaki  işadamı  ve  bürokrat  İngilizce
bilmektedir.  İngilizce  öğrenen  kişilerin  sayısı  günden  güne  artmaktadır.
İklim
Ülkede karasal iklim hakimdir.
Zaman
Kırgızistan’da yerel saat Türkiye saatinden 3 saat dilimi ileridir.
Resmi Tatiller
1 Ocak Yeni Yıl Tatili
7 Ocak Ortodoks Noeli
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
21 Mart Nevruz, Müslümanların Yeni Yıl Günü
Vernal Equinox Günü (Bahar Bayramı)
1 Mayıs İşçi Bayramı
5 Mayıs Anayasa Bayramı
9 Mayıs Zafer Günü
13 Haziran Kurban Ait (Anma Günü)
31 Ağustos Bağımsızlık Günü

İKİ ÜLKE ARASINDA TİCARETTE KARŞILAŞILAN SORUNLAR
Kırgızistan’da  yaşanan  sistem  değişikliğinden  ve  Sovyet  sisteminden  kaynaklanan
mevzuat  eksikliği,  bankacılık  sisteminin  yetersiz  olması,  gümrük  teşkilatının  düzensiz
olması,  firmaların  denetiminde  yetki  kargaşası  bulunması  gibi  hususlar  Türkiye’nin
Kırgızistan’a ihracatında önemli sorunların yaşanmasına neden olmaktadır.
Ülkede  faaliyet  gösteren  Türk  firmalarının  yaşadığı  sorunların  başında  alacakların
tahsilinde yaşanan gecikmeler gelmektedir.
Türkiye’nin 1.1.1996 tarihinde AB ile Gümrük Birliği’ne geçmesi ve bu çerçevede AB’nin
üçüncü ülkelere uyguladığı rejimi benimsemesiyle birlikte başlatılan gözetim uygulaması
Kırgızistan  tarafından  ülkenin  Türkiye’ye  ihracatında  bir  engelleme  unsuru  olarak  kabul edilmektedir. Ancak gözetim uygulamasına tabi olan tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin iki
ülke ticaretinde yalnızca yaklaşık %2,5 oranında payı bulunmaktadır.

DEĞERLENDİRME
SSCB’nin  dağılmasının  ardından  Kırgız  ekonomisi  üretim  kayıpları  nedeniyle  ciddi
sorunlarla  karşılaşmıştır.  Sanayi  sektörünün  ekonomideki  payı  büyük  ölçüde  savunma
sanayiine kaymış olup ülkede üretilen hammaddelerin işlenmesine yönelik sanayi sektörü
küçük üretim kapasitesi ile çalışan bir sanayi haline gelmiştir. Sanayi üretiminin en önemli
alt sektörü gıda işleme sanayiidir. Gıda işleme sektörü aynı zamanda en cazip yabancı
yatırım alanı olmuştur.
Ekonomide  son  yıllarda  yaşanan  olumlu  gelişmelere  rağmen  halen  bazı  sorunlar
bulunmaktadır. Bunların başında yeterli düzeyde mali gelir elde etmede yaşanan güçlükler
ve  yeterli  bir  sosyal  güvenlik  ağı  sağlayamama  gelmektedir.  Nüfusun  büyük  çoğunluğu
fakirlikle karşı karşıyadır.
Kırgızistan Cunhuriyeti merkezi Asya ülkeleri içinde DTÖ’ye üye olan tek ülkedir. DTÖ’ye
üyeliği Kırgızistan’ın dış ticaret ve yatırım konularında uluslararası standartları uygulamaya
başlamasını sağlamıştır.
Ülkenin  ulaştırma  altyapısı,  telekomünikasyon,  hidroelektrik  enerjisi,  petrol  ve  gaz,
mineraller, metaller ve kıymetli taş madenciliği, mikroelektronik, yün işleme ve tekstil, gıda
işleme, turizm sektörlerinde önemli yatırım olanakları bulunmaktadır.
Kırgızistan büyük ölçüde imalat sanayi ürünleri ithalatçısı bir ülkedir. İmalat sanayi ürünleri
ithalatı içinde inşaat makinaları, gıda sanayi, tıbbi araç ve gereçler, hafif sanayi ürünleri,
kimyasallar, demir dışı metaller önemli yer tutmaktadır.

 

Yorumlar

Göster/Gizle (Yorum Yazma) Lütfen YORUM Yazmak İçin Giriş Yapın. Üye değilseniz ücretsiz üye olabilirsiniz.
 

Online Borsa